İlk iki bölümünü Kanal D sağolsun, tekrarlardan seyrettim. Gerçi bazı sahneleri kesmişlerdi, ama önemli sahneler değildi, ama içimde ukte kaldı işte...
Gerçekten de çok iyi olmuş dizi. İlk bölüm de iyiydi, ama ikinci bölümü her şeyin ortaya çıkması ve belirlenmesi nedeniyle daha fazla beğendim.
Konu iyiydi, o düğün sahnesi biraz canımı sıktı sadece. Ben de o kadar çabuk bir şekilde İstanbul'a geçileceğini sanmıyordum, ama Faruk Teber'in yönetmenliğini bunu unutturdu.
Türküler oldukça iyi, senarist kadrosunda Sinan Tuzcu ile birlikte Küçük Ağa ve Arka Sokaklar'ın iki senaristi olduğunu öğrenince kuşkulanmıştım, ama hiçbir sorun olmamış.
Bu arada ben cıvık bir komedi olacağını sanıyordum en başlarda, ama fragmanın gelmesiyle yanılmamız uzun sürmedi.
Oyunculuklar da gayet iyiydi. Bülent İnal ve Dolunay Soysert yine harikalardı. Settar Tanrıöğen ve Meral Çetinkaya'yı da özlemişiz. Bu arada Zekiye Nine'nin şivesine biraz daha çeki düzen gelmesi lazım, hiçbir şey anlaşılmıyor. Öykü Gürman biraz da sesi nedeniyle alınmış gibi durdu kadroya, ama ikinci bölümde daha iyi. Sadece genç kız için biraz büyük gösteriyordu sanki. Menderes Samancılar ve Mine Teber'i de yine beğeniyle izledim. Zuhal Olcay ise yüzündeki botoksların (tüm saklama çabalarına rağmen) açıkça görünmesine rağmen (lanet olsun şu estetiğe) oldukça iyiydi. Kardeşlerne Cahit Gök, Murat Güven Akpınar ve ömrü sadece bir bölüm süren Kadim Yaşar'ı da beğendim.
Senaryodaki birkaç boşluğa rağmen gayet iyi bir dizi olmuş. Hatta bu haftadan itibaren Urfalıyam Ezelden'i izlemeye karar verdim. Gönül İşleri de nete kaldı artık, üzgünüm. Yönetmenlik, senaryo, müzik, oyunculuklar, kurgu... Hepsi gayet iyiydi. Yolu açık olur inşallah...
- Bu arada Çetin karakterini ise hiç sevmedim, o da Tahtalıköy'ü boylasa iyi olur...