MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
Neyse yaklaştığına göre yavaş yavaş bu akşam izlemeye başlayayım ben... :A @Tolstoyevski Malum bölüm olan, çılgınlar çılgını 12. bölümü göreyim en azından...
 
  • Güldürdün
Reactions: Tolstoyevski

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
7 ve 8.Bölüm

Efsanenin ayak seslerinin duyulduğu bölümler nihayet başladı. İlk 6 bölüm tanıtım, giriş kısmı olduğu için temposu daha yavaştı ama giderek ateş almaya başladı ve nihayet nerelere geldik..

Öncelikle anime kültürüne ve bu efsaneye saygı niyetine gidip Şişli’den üç adet Dr.Pepper aldım ve hayatımda ilk defa tatmış oldum bu bölümleri izlerken. Dizinin çok önemli bir detayı olduğu için Dr.Pepper’e ayrı parantez açmak gerekiyor. İlk bakışta bildiğin kutu kolaya benziyor görünümü dolaysıyla. Benim imgemde ise oldum olası hep şalgam suyuna yakın bir tat kalmıştı ama öyle değilmiş. Kutuyu ilk açtığımda da normal kutu kola açılışı gibi o asit sesi çıktı, kesin Coca Cola gibi bir şey çıkacak diye biraz da hayal kırıklığı ile ilk yudumu aldıktan sonra hemen son kullanma tarihine baktım. Çünkü gerçekten hiç alışık olmadığımız tarzda, nasıl desem cıva gibi bir kola tadı söz konusuydu. Kola ama aroması çok değişik. İlk başta bozuk gibi geldi, meğer içindekilerden dolayı bu onun doğal ve karakteristik tadıymış... Yudumlar birbiri ardına devam edince, Steins Gate’i de bu içeceği izleyerek izlemek senelerdir istediğim büyük bir keyif olduğu için haliyle birkaç yuduma tadını fazlasıyla sevdim, alıştım.

8531E9A1-04B1-4351-85C1-582AD915F2FB.jpeg


Tipik Coca Cola’daki gibi boğaz yakan ve göz yaşartan asit yoktu. Biber tadı ve zencefil etkisi fazlasıyla hissediliyordu ama acı anlamda değil, damakta bıraktığı tat olarak... Sonuç olarak bir anime uğruna yollara düştük çünkü bu efsaneye yakışır bir detaydı...


7 ve 8.bölümlere gelirsek;

İlk defa zaman yolculuğu konusunda ciddi bir adım atıldı ve kafalarda bi dünya soru işareti oluştu. Acaba paralel evrenler, çizgiler gerçekten söz konusu mu yoksa daha Farklı bir olay mi var?

8.bölümde cinsiyet değişikliği olayı işe yaradı mi yaramadı mi tam belli değil. Ama mesaj ulaşmış olmalı milletin hafızası gittiğine göre...

8.7
 
  • Harika
Reactions: MEnes

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
9.Bölüm


Paralel evrenler, zaman yolculuğu ve nihayetinde kelebek etkisi... Bu bölümde, geçmişte hafızalarının silinmesine neden olan bir D-Mail’den sonra başka D-Mail gönderildiğinde o silinen olayı tekrar hatırladıkları görüldü ancak halen çok fazla soru işareti var; acaba hangi evrenler söz konusu, kaç tane paralel evren mevcut ve şayet Okaba paralel evrenler arası geçiş yapıyorsa, X’den Y’ye geçtiğinde X’deki haline ne oluyor yok mu oluyor yoksa ne? Yoksa aslında tek bir evren mi söz konusu...


Faristan’ın geçmişe gönderdiği mesaj ve birden bütün caddenin yapısının, dükkanların değişmesi... Bu bölüm bana Dark’ı da anımsattı ya da Dark oldum olası Steins Gate’i anımsatmıştır...

8.8
 
  • Beğendim
Reactions: MEnes

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
10.Bölüm


İlk başı çok komikti, Okarin'in malum yanlışlıkla sapıklık yapması ve düştüğü durum :A Demek ki annesine giden mesaj sayesinde işe yaramış cinsiyet olayı ama acaba sonraki bölümlerde gösterecekler mi bu olaya dair detaylar merak ediyorum...

Çırak kızın gizemli bir babası çıktı şimdi de... ilk başta izleyeli seneler geçtiği için gerçekten unutmuşum bu tarz detayları ama son sahneyle birlikte az çok elektrik devreleri yandı hafızada...


Çırak kızın asıl babasının Okarin olduğunu düşünmüşümtüm hep, meğer... Sapık bir hax0er...

8.6
 
  • Beğendim
Reactions: MEnes

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
7 ve 8.Bölüm

Efsanenin ayak seslerinin duyulduğu bölümler nihayet başladı. İlk 6 bölüm tanıtım, giriş kısmı olduğu için temposu daha yavaştı ama giderek ateş almaya başladı ve nihayet nerelere geldik..

Öncelikle anime kültürüne ve bu efsaneye saygı niyetine gidip Şişli’den üç adet Dr.Pepper aldım ve hayatımda ilk defa tatmış oldum bu bölümleri izlerken. Dizinin çok önemli bir detayı olduğu için Dr.Pepper’e ayrı parantez açmak gerekiyor. İlk bakışta bildiğin kutu kolaya benziyor görünümü dolaysıyla. Benim imgemde ise oldum olası hep şalgam suyuna yakın bir tat kalmıştı ama öyle değilmiş. Kutuyu ilk açtığımda da normal kutu kola açılışı gibi o asit sesi çıktı, kesin Coca Cola gibi bir şey çıkacak diye biraz da hayal kırıklığı ile ilk yudumu aldıktan sonra hemen son kullanma tarihine baktım. Çünkü gerçekten hiç alışık olmadığımız tarzda, nasıl desem cıva gibi bir kola tadı söz konusuydu. Kola ama aroması çok değişik. İlk başta bozuk gibi geldi, meğer içindekilerden dolayı bu onun doğal ve karakteristik tadıymış... Yudumlar birbiri ardına devam edince, Steins Gate’i de bu içeceği izleyerek izlemek senelerdir istediğim büyük bir keyif olduğu için haliyle birkaç yuduma tadını fazlasıyla sevdim, alıştım.

Ekli dosyayı görüntüle 95073

Tipik Coca Cola’daki gibi boğaz yakan ve göz yaşartan asit yoktu. Biber tadı ve zencefil etkisi fazlasıyla hissediliyordu ama acı anlamda değil, damakta bıraktığı tat olarak... Sonuç olarak bir anime uğruna yollara düştük çünkü bu efsaneye yakışır bir detaydı...


7 ve 8.bölümlere gelirsek;

İlk defa zaman yolculuğu konusunda ciddi bir adım atıldı ve kafalarda bi dünya soru işareti oluştu. Acaba paralel evrenler, çizgiler gerçekten söz konusu mu yoksa daha Farklı bir olay mi var?

8.bölümde cinsiyet değişikliği olayı işe yaradı mi yaramadı mi tam belli değil. Ama mesaj ulaşmış olmalı milletin hafızası gittiğine göre...

8.7
Nereye geldik böyle, 10. bölümü bile yorumlamış... O zaman bunun karşılığını verme sırası bana geldi sanırım... Yoldaşım benim bee gözlerim yaşardı... Hele Dr.Pepper eşliğinde izlemen... İşte OTAKU bu, işte destansı eserlere duyulan saygı bu...
 
  • Harika
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
9. Bölüm

Geri dönülemez şekilde ilerleyen bir yolculuk... Okabe'nin bölüm sonunda dediği gibi çoktan geri dönülmesi mümkün olmayan bir yola girmişler gibi duruyor... Bakalım bu yolda onları neler bekliyor.

Bölüm başında Makise ile Okabe'nin muhabbeti oldukça komikti. Okabe iyi eğlendi kendisiyle. Makise ise ağlıyordu, muhakkak bir sebebi vardır. İlerleyen bölümlerde öğreniriz zaten. Feyris'in de olaya dahil olduğu bir bölüm oldu. Zaman makinesi ile fiziksel yolculuk yapmaktan bahsedildi, her D-Mail'de geçmişin değiştiği ancak bazı değişen şeylerin de değişmediği ortaya çıktı bu bölüm. Kelebek Etkisi'nden bahsedilmemesi imkansızdı zaten. Sınırsız sayıda zaman çizgi ve paralel dünya... Düşüncesi bile korkutucu. Ama burada şuan sanırım geçmişe etki eden 4 veya 5 D-Mail yollandı bile. Rukaku'nun mailinin sonucunu da bu bölümde göremedik.

Feyris'in yolladığı mailden sonra da bir anda tüm Akiba'nın değiştiğini gördük. Okabe'nin yüzündeki korku birçok şeyi anlatıyor sanki... Maili göndermeden önceki Okabe Makise sahnesi ise bambaşka bir detay...

9/10
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
10. Bölüm

Bölüm part time savaşçı üzerinden ilerledi diyebiliriz. Kendisi ile ilgili sonu gelmeyen gizem devam etmekte. En son Feyris'in attığı D-Mail'in etkilerinden bahsederken oraya pek girilmedi henüz. Şehir değişti ama neden değişti. Feyris nasıl bir mail attı ve amacı neydi. Onu da büyük ihtimal ileride göreceğiz. Ayrıca Rukaku'nun mevzusu 2 bölüm önce olmuştu ancak öğrenememiştik sonucunu. Bu bölüm öğrendik... Hem de ne yolla öğrendik ama... Oldukça çılgın bir sahneydi... Okabe ile Makise arasındaki ilişki de mükemmel işleniyor her şeyiyle diyebilirim. Elektriklerin kesildiği sahnedeki diyalogları muazzamdı her manasıyla...


Amane Suzuha ile ilgili ise ilginç gelişmeler oldu. Babasından bahsetti ve ne olduğunu çözemedik. Diyalogları, Okarin'le olan ilişkisi çok garip. Makise'ye olan bir ön yargısı da var. Okabe ona özel bir parti hazırladı ancak gelmediğini gördük. Babasının peşinden gideceğini biliyoruz. Onun için bir D-Mail attı Okabe. Ve geçmiş yine yeniden değişti... 0,30'lu rakamlara geldik zaman çizgiside. Yani o rakamlar ne işe yarıyor bilmiyorum ama her geçmiş değiştikçe o rakamlar küçülüyor. Bir yerde işler çığırından çıkacak gibi, oraya kadar sakin kalmaya devam...


9/10
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
12.Bölüm

Tam Dr.Pepper eşliğinde keyif yapıyordum, ortalama bir bölüm geçiyor diyorduk ki birden aman aman nerelere geldik... Tüyler diken diken allahuakbar... İşte Steins Gate efsanesi şimdi başlıyor...

Şu bölüme kadar Sern olayları acaba Okabe’nin abartısı mi diyorduk ki son sahnede büyük şok olduk. Mayuri’nin şok eden ölümü. Öylesine büyük bir şok ki, çünkü ilk 11 bölüm itibariyle asla böylesine bir ölüm beklenmeyecek şekilde ilerliyordu olaylar..

Acaba neden o çırak kız kurtarmadı onları öyle kaçtı? Bakalım Okabe ne yapacak, elinde onlarda olmayan çok güçlü bir silah var ama karambole yakalandı... Gözlüklü kadın Allah belanı versin senin...

9.7+
 
  • Harika
Reactions: MEnes

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
13.Bölüm

Off off off... Tüyler diken diken... İşte bu bölümler sayesinde gelmiş geçmiş en unutulmaz yapımlardan biri haline geldi...

Bu bölümü anlatacak bir müzik olsaydı, şu 1.5 dakikalık şaheser olurdu. Unutulmaz başyapıt Dark'a selam olsun...



Mayuri'nin tekrar tekrar ölmesi, yazgının önüne geçilememesi Son Durak misali... Zamanda yolculuğun en dramatik en saf hali... Ah ulan ah... Yazacak bir şey bulamıyor insan o kadar hüzünlü bir olay ki...

10
 
  • Harika
Reactions: MEnes

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
11. Bölüm

Bölümün son kısmı çok gerilim doluydu. İlk kısmı ise Makise ile Okabe'nin tatlı atışmaları ile geçti. Makise'nin önceki bölümlerde böyle ara ara durgunlaşmasına sebep olan bir şey vardı, bu dikkat çekiyordu. Bu bölümde bunun sebebinin babası olduğunu öğrendik. Babası ile arasındaki ilişkiyi düşününce Makise'nin o tavırlarını anlayabiliyoruz diyebiliriz. Bölümün ana konusu ise hafızanın geçmişe aktralıma olayıydı. Böyle bir şey varsa zamanda yolculuk tam olarak istenildiği şekilde gerçekleşebilir demektir. Fiziksel olarak olmasa bile zihnin geçmişe aktarılması olayları çok başka bir noktaya taşıyacaktır.

Son kısmında Okabe'ye daha önce gelen gizemli mesajları takip eden bir mesaj daha gördük. Moeka'nın da bölümde ilginç tavırları vardı bunu söylemek gerekiyor. Mesajı aldıktan sonra Okabe tehlikeyi anlayıp direk lab'a koştu ve duş sahnesi güldürdü... Daru'nun da gelmesiyle olaylar bir nevi anlaşıldı. SERN ekibin farkında ve tehditler savuruyor... Neler olacağını göreceğiz...

9/10
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
12. Bölüm

Steins Gate'in gerçek çılgınlığının başladığı bölüme hoşgeldiniz... Kemerlerimizi bağlayalım ve artık olacakları izleyelim...

Son kısımla birlikte çok çılgın bir bölümdü... Bölümler boyu olaylar ilerliyordu ilerliyordu, sürekli bir gizem ve sürekli bir gerilim havası veriliyordu. Özellikle zaman çizgileri değişip işler karıştığından beri bir şeylerden şüpheleniyordum. Keza Okabe de bu havayı vermişti bize. Moeka ise gizemli hareketleriyle çok şüpheli gözüküyordu. FB'den yine bahsetti. SERN'in olaylardan haberdar olduğunu da görmüş olduk. Okabe'nin gerilmesinin ve korkusunun ne denli haklı olduğunu da. Çok masumca ilerleyen gayet keyifli ve dozunda ilerleyen bölüm bir anda bambaşka bir yere evrildi... Mayuri vuruldu ve öldü... Ancak Okabe orada zamanda geriye nasıl gidecek veya sıçramayı kullanması gerekiyor bir şekilde. Mayuri'nin ölümünü kabul edecek değil sonuçta.

Amane Suzuha ile Makise arasındaki diyalog da ilginçti yine. Makise'nin kaderinden ve gelecekte yapacaklarından bahsetti. Fazla şüphe uyandıran diyaloglar... Ve sonra SERN'in bizimkiler tarafından zaten hacklendiğini duyduktan sonra bir anda lab'dan dışarı çıktı... Amacının ne olduğunu görürüz büyük ihtimal... Bölüm başındaki rüya mı ne olduğu belli olmayan sahne ise garip bir sahneydi...

9.5/10
 
Son düzenleme:
  • Harika
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
13. Bölüm

Offff offff bu nasıl bir şey böyle be... Trajedinin ekran bulmuş hali... Çok acayip bir şey çok...

Steins Gate'in karanlık havasını ilk bölümlerde pek hissetmiyorsunuz ama 12. bölümden sonra öyle bir hale geliyor ki o çaresizlik izleyeni de çıldırtıyor. Bu iş nasıl çözülecek diye merak içerisinde kalıyorsunuz ve bir an önce o çözümü görmek istiyorsunuz ama sizi öyle bir sürüklüyor ki bir süre sonra bunu düşünmeyi bile bırakıyorsunuz...

Mayuri öldü ancak Amane'nin neden orada kaçtığını anlamış olduk. Bir savaşçı olarak ekibi kurtardı ve zaman sıçramasını başarılı bir şekilde yapmış oldular. Ancak Okabe 3 saat önceye gidebildi... 3 saate bir şeyleri değiştirmesi çok zordu ancak bir şeyleri değiştirmesi önemli değildi... Zaman sıçraması yaptı yapmasına ama ne yaparsa yapsın Mayuri'yi kurtaramadı... Zaman sıçraması hafıza aktarımına yarıyor ama D-Mail gibi geçmişi komple değiştirip zaman çizgisini değiştirmiyor. Çünkü tek kişi üzerinden hafıza aktarılıyor ve Okabe hafızasını geçmişe aktardıktan sonra yaptığı şey olayların çizelgesine ve geleceğe şu aşamada etki etmiyor. Ya da normalde etmesi gerekiyor ancak şuan için bir şeyler bunu engelliyor... Ne yaparsa yapsın geleceği değiştiremiyor... Ve Okabe'nin trajedisi gerçek anlamda başlıyor... Çok vurucu be...

10/10
 
  • Harika
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
14. Bölüm

Okabe trajediyi öyle bir yaşıyor ki sinirlenmemek elde değil. Biz burada izlerken sinirleniyoruz karakter açısından düşünürsek en değer verdiği kişi Mayuri'nin sürekli ölümünü izlemek zorunda kalıyor. Bölüm başında tekrar zamanda sıçrayıp bu sefer Moeka ve ekibini değiştirmek istiyor ancak yine başarısız oluyor. Moeka FB için benim her şeyim diyor. Ekiplerine de Rounder adını vermişler. FB'nin kim olduğunu merak ettim doğrusu...

Okabe tekrar başarısız olduktan sonra artık çaresizlik içinde boğulurken tabi ki yardımına Makise koşuyor... Okabe ona ilk defa Kurisu diyor... Yaşadıklarını anlattıktan sonra sıçrayarak sıçrama makinesinin ilk yapıldığı ana gidiyoruz. Önlerinde daha fazla zaman var ancak onları dinleyen biri de var. O da Amane Suzuha... Suzuha'nın kim olduğunu bu bölümde tam olarak öğrenmiş olduk... Aslında ilk girdiği andan itibaren çok farklı davranışları ve şüpheli davranışları olduğunu belli etmişlerdi. Ancak 2036 yılından gelen bir zaman yolcusu olması ve John Titor olması çok iyi işlenmiş bir kurgunun eseri... Okabe'nin de zaman çizgilerini ve divergence sayısını gösteren bir alet yaptığını söylüyor.

D-Mail'lerle değişen zaman çizgisinin sayısını önceki bölümlerde aralarda gösteriyorlardı. O 0.33 küsür olan sayının 1 ve üzerine çıkması gerekiyor. Alfa ve Beta evrenlerinden bahsedildi. D-Mail ile geçmişi değiştirsen bile bu evrenler arasında geçiş yapmanın mümkün olmadığını söylüyor Amane. Ancak 1. bölümde zaman makinesinin ilk çalıştığı anda evrenler arası geçişin olduğunu görmüştük tabi. Tarihte de bu geçişin olduğu belli başlı olaylardan bahsetti Amane. Son sahnede de büyük ihtimal Okabe'nin gelecekte yaptığı zaman makinesini görmüş olduk... İşler çok ilginç bir hale geldi...

9.4/10
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
@Tolstoyevski yoldaşım artık hızlansak ve bu destanı bir an önce bitirsek mi ne yapsak... Niye biliyor musun... Çünkü... Çünkü... Çünkü sadece ve sadece 9 gün sonra SNK Final Season geliyor...
 
  • Güldürdün
Reactions: Tolstoyevski

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
@Tolstoyevski yoldaşım artık hızlansak ve bu destanı bir an önce bitirsek mi ne yapsak... Niye biliyor musun... Çünkü... Çünkü... Çünkü sadece ve sadece 9 gün sonra SNK Final Season geliyor...
Bir haftaya rahat bitiririz ama SNK nasılsa haftada bir bölüm yayınlanmayacak mi? :A Felaket yoğun bir döneme gireceğim bir hafta sonra Aralık’ın ortasına dek... Steins Gate’i bu yüzden önümüzdeki günlerde seriye bağlarız. 15’i izledim zaten yorumu da aradan çıkarırım...
 
  • Güldürdün
Reactions: MEnes

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
14,355
Reaksiyon puanı
13,945
Puanı
710
Konum
İstanbul
Bir haftaya rahat bitiririz ama SNK nasılsa haftada bir bölüm yayınlanmayacak mi? :A Felaket yoğun bir döneme gireceğim bir hafta sonra Aralık’ın ortasına dek... Steins Gate’i bu yüzden önümüzdeki günlerde seriye bağlarız. 15’i izledim zaten yorumu da aradan çıkarırım...
1 haftaya biter gibi doğru, gerçi SNK'nın haftada sadece 20 dakika yayınlanacağı da doğru... :A Tabi sen öğrenci adamsın vizelerin falan geliyordur... O dönem gelmeden Steins Gate'i bitirmek makul gibi duruyor... Ki zaten son 7 8 bölümü Cumartesi veya Pazar gününe rastlarsa tek oturuşta bile bitirebilirim... Aaah ah ne bölümlerdi be...
 
  • Güldürdün
Reactions: Tolstoyevski

Tolstoyevski

Moderatör
Konu Sahibi
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
14,385
Reaksiyon puanı
23,010
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
16.Bölüm

Duygu dolu muhteşem bir bölümdü. Başından sonuna kadar dolu doluydu.

Mayuri, Amane’nin babasının Daru olduğunu basit bir akıl yürütme mantığıyla buldu ve ondan sonrasında tam bir duygu dolu dram izledik. Baba kız arasındaki o buluşma oldukça duyguluydu ama asıl olay daha sonra patlak verdi. 1975’e gitmesine rağmen bir şeyler yolunda gitmemişti çünkü yaşlı halini göremedik ve en nihayetinde asıl olayı öğrendik. Amane meğer 10 sene önce ölmüş, hem de intihar... O mektubu.. Defalarca başaramadım yazışı...

Neyse ki daha sonra Okabe bir şeyler yaptı ve bu kez geleceğin değiştiği görüldü. Ama en çok da Daru ve diğerlerinin hafızasının gitmesine üzüldüm, Daru şimdilik bilmiyor kızını halen..

10
 
  • Harika
Reactions: MEnes