Ekli dosyayı görüntüle 28847
Bu şekilde başlamaları doğrusu beni daha bir başka sevdirdi diziyi. Diziye neden bu isme koyduklarını da açıklamış oldular böylece ve akıldaki soru işaretleri de giderilmiş oldu.
Murad Altay haksızlığa gelemeyen ve gerekirse haksızlık karşısında herkesin önünde durabilecek biri. Onun peşinde de Şeker Ahmet. Devriye bırakır mı onları, bırakır. Bırakmaları sayesinde kahraman oldular. Sınırdan gelenler var, baktılar devriyeye doğru ilerliyorlar, hemen de atladılar plan yapıp önlerine. 2 kişi, 200 kişiye kafa tuttu. Onu geçtim de, efektleri beğenmedim. O kadar kurşun yağıyor, adamların vurulma anları çok yapmacık duruyor. Oraya sağlam efekt yapsalardı, daha gerçekçi olurdu. Bir de ilk sahneler çok yavaştı ve biraz sıktı doğrusu. Şeker Ahmet'in boş konuşması ve Murad'ın da sürekli ikaz etmesi sahneleri uzattı. O sahneler geçti, "Ülken için yaşa, aşkın için öl" demesi ile Murad, Meryem de eski hatıraları canlandırdı. Gündüz Göktürk ile büyük bir alakası var. Murad, Meryem'in oğlu bile olabilir. Senaryo bu yöne doğru gidiyor gibi de gözüküyor. Araba patlama sahnesinde insanın içi gidiyor doğrusu. Mükemmel bir araba patlıyor. Ahmet Kırımlı sonradan iyice esmeye basacak ama şimdilik çevirdikleriyle yetiniyor. E tabi uzun süre sonra tekrar dönünce, normâl yani. Murad Altay, Ahmet Kırımlı'nın sınavlarından başarıyla da geçti gitti. Zeynep Gevher'i sonlara doğru gördük ve daha uzun bir şekilde göreceğiz ama bu bölümlük kısa oldu. Murad Altay, Ahmet Kırımlı ile birlikte, Zeynep Gevher'i kurtarmak için takasa giriştiler ve orada da gelişti olaylar. Sonda yine patlayacak araba ve bir bölümde iki defa araba patlamış olacak. Son sahnede sanki Murad arabada gibi duruyor ama o arada atlamıştır bir yerlere ve uyanık dediğin böyle olur yani. Ters tarafa atlamıştır ve bu çok işe yarayacak. Düşman namluyu dayıyor Ahmet Kırımlı'nın kafasına ve öyle de bitiyor. İnceden mesaj veriyor aslında "iyi bir bölüm siz değerli seyircileri bekliyor" diye. Ters tarafa atlayan Murad, düşman tarafın işini bitirecek ve yine kahraman bir şekilde yoluna devam edecek.
Furkan Palalı olmuş doğrusu ve Osman Sınav ile yeniden doğmuş gibi olacak. Osman Sınav, Sakarya Fırat zamanında Tayanç Ayaydın'ı da bu şekilde yeniden doğmasını sağlamıştı. Furkan Palalı iyi bir tercih yaptı ve bu dizide hem oyunculuğunu daha da geliştirir, daha da kendini sevdirir ve daha da tanınır. Pelin Akil'i çok fazla izleyemedik ama izlediğimiz kadarıyla da başarılıydı. Baktığımızda genel olarak hareketli de bir oyuncu, bu da karakterine yansırsa, çok daha başarılı olur. Zeynep Eronat'ı çok farklı bir rolde görüyoruz. Kendisini daha çok ev hanımı rolleriyle seyrettik ama bu sert rolüyle de başarılıydı. Ses tonunu da iyi kullandı ve ani hareketleriyle de karakterine ayrı bir anlam kazandırdı. Erdal Cindoruk'u başlarda gelgitler yaşayan biri olarak görmek rahatsız ediciydi ama sonradan toparladı durumu.
Yaşanan olaylar iyiydi, yani senaryo ama efekt anlamında beğenmedim, biraz yapmacıklık vardı. Olayların bir anda gelişmesi ve sahnelerin uzun olması rahatsız edici durumlardandı. Müzik olarak daha çok dombra ve dombranın farklı versiyonları kullanıldı. Dombranın kullanılması diziyi daha farklı yaptı. Yönetmenin ve Yapımcının Osman Sınav olması dizi için ve oyuncular için çok büyük bir artı.
İlk bölüm için daha çok pozitif şeyler düşünüyorum ve ilerleyen bölümlerde daha iyi şeyler olacağını da düşünüyorum. Dizi aslında kendi kitlesini hemen hemen oluşturdu. Daha önce Sakarya Fırat'ın kitlesinin birçoğu bu diziyi de izleyecektir. Bu dizinin farklı yanları da var ama Kurtlar Vadisi ve Sakarya Fırat'a benzeyen tarafları da var. Asker tarafı Sakarya Fırat'ı, MİT tarafı da Kurtlar Vadisi'ne benziyor. Benzer tarafları olan birçok dizi var zaten. Her iki dizinin de Osman Sınav yönü de var. O yüzden benzerlik olsa da, pek birşey ifade etmiyor. Şu an için dizinin nerelere gideceği tam bir muamma.