TRT 1 Halka - Dizi Yorumları

MEnes

Moderatör
18 Ekim 2015
13,172
12,464
710
İstanbul
Halka 1. sezonu ile en iyi ilk sezon olma özelliğini Ezel ilk sezonundan almış bulunmaktadır. Ezel'in 34 bölümde anlattığı hikaye sayısının çok daha fazlasını 19 bölümde anlatmıştır. Her karakteri kendine has derinliğe sahip ve hikayeye bir şekilde etki eden çok farklı kafaların ürünü bir iştir. Yönetmenliğiyle, çılgın tempolu bol şaşırtan senaryosuyla, müthiş gizemiyle, bu gizemler çözüldükçe hikayenin açılmasıyla, artan temposunun getirdiği aksiyonuyla, polisiyesiyle, dramatik altyapısıyla, sağlam mizah temeli olan komedi sahneleriyle, samimiyetiyle, müzikleriyle, görüntü yönetmenliğiyle çok çok farklı ve üst düzey bir iş olduğunu kanıtlamıştır. Şu 19 bölümde o kadar fazla gelişme yaşandı ki saymaya ve detayına inip aydınlatmaya kalksak burada işin içinden çıkamayız. O yüzden önceki bölüme de yorum yapmadığım için son iki bölüm üzerinden konuşup gelecek sezona dair tahminler yürütmek istiyorum...

18. Bölüm

18. bölüm artık hikayenin gizemlerinin çözüldüğünün bize iyice yedirildiği bir bölümdü. Aslında elimizde yine bolca gizem var ama ana hikayede artık çok fazla gizem kalmamıştı. Yani Cihangir Kaan ekseninde seyircinin hakim olmadığı detaylar yoktu. İskender öldü mü ölmedi mi ekseninde biten 17. bölümden sonra (ki ben ölmeyeceğini biliyordum) ölmediğini ilk 1 saatte açıklayıp olayı sakız gibi uzatmadıkları için diziyi tekrar tebrik ediyorum. Halka'da olaylar hiç bir şekilde sakız gibi uzatılmıyor. Tüm hikayeler en kısa sürede aydınlanıyor ve üzerine yeni gizemler ekleniyor.

Cihangir Kaan ekseninde artık Altemur baskısının iyice hakim olduğunu bildikleri için tek çare gizli odayı bulmak ve yok etmek olacaktı. Bunda da Vekilharç önem arz ediyor. Vekilharç'ı hala çözemedim. Bu kadar şeyi nasıl biliyor, Halka'nın her şeyine neden bu kadar hakim, elimizde çok az bilgi var bu konu hakkında. Hümeyra ile dayanışması da ilginç. Cengiz Han'a bağlılığını biliyoruz o yönden bakınca belki kafasında bir mantık oturtup ona güveniyor olabilir. Ama Cengiz Han'dan dizide hiç bahsedilmediğini düşününce karşılıklı bir win to win durumu var orda. İkisi de birbirinden yararlanmaya çalışıyor bir şekilde. Yani önceki bölümlerden bu bölüme bu durum böyle geldi. Tabi sezon finalinde işler değişti ya ona sonra değiniriz...

Çağatay da zekasını ve mizah duygusunu her bölüm olduğu gibi bu bölümde de konuşturdu. Kaan'ı öğrenmesi ona karşı konuşmaları bölümün başında çok iyiydi. Sonra düşünüp taşındı Cihangir'in İskender'i vurmayacağını çözdü kafasının içinde. Müjde'yi yokladı önce. Ki güzel bir sahneydi. Gerçi Çağatay'ın herhangi bir kötü sahnesi yok ya neyse. Adam inanılmaz iyi yazılıyor, oynanıyor. Mehmet Yılmaz Ak gerçekten her bölüm şov yapıyor girdiğinden beri. Sonrasında Özcan'ın da katkılarıyla Doktor amcayı buldular ve İskender'i yakaladılar. Ki sezon finali için gerilimin tırmanacağını burada anladık.

Terzi'nin olaya dahli Ruhi üzerinden oldu. Babasını öldürmek istiyor istiyor da nedenini deşmedik hala. Geçmişe giriş yapmadık ama yapacağız elbet. Ruhi Terzi sahnesi slow motionda pek şık olmamış ama yine de idare eder. Cihangir'in Terzi'yi vurmaması aslında Kaan'ın bölüm başında onu anlatmasıyla örtüşüyor. Cihangir gereksiz yere adam öldürmez. Ki bunun meyvesini sonraki bölümde alacağız zaten. Terzi'nin misyonu çok belirsiz. Şuan Çağatay'la birlikte hareket ediyor ama nerede ne yapacağını kestiremiyoruz adamın. Tamamen kendi çıkarı doğrultusunda hareket ediyor, kimsenin emrinde olmadığı çok bariz. Ruhi'nin Bahar tarafından yakalanma sahnesi de gerilim ve renklendirme açısından güzel bir sahneydi. Teknik olarak gerçekten dizi çok iyi çekiliyor. Ama aksiyon sanhelerine daha fazla özenilebilir. Yönetmen şu slow motion'u terk etmeli bana kalırsa.

Final kısmına gelince artık bombanın patladığını görüyoruz. 18. bölümde böyle bir gelişme yaşanacağını hiç mi hiç beklemiyordum. Cihangir Altemur'la randevusu iptal olunca Kaan'dan daha önce adresini aldığı Vekilharç görüşme yerine geldi. Dizinin mantıksız hiç bir şey yapmadığını yine anladık. Tabi Sandıkçı Hümeyra'dan Vekilharç'ın telefonunu alıp izlediği için o adrese ekibiyle baskınını yaptı. Kaan'ın orda olduğunu bilmemeleri de bir şekilde anlaşılabilir. Ateş açmaları ve olayın o noktaya gelmesi talihsizlik. Sahnedeki Kaan Yıldırım oyunculuğu müthiş. Cihangir'in her şeyi duyması ve tepsiki müthiş. Müzikler müthiş. Her şey ama her şey müthiş...

19. Bölüm...

Efsane sezon finaline geldik... Son sahnede artık olaylar aydınlandıktan sonra işler asla eskisi gibi olmayacak, tahminimiz bu yönde. Kaan atarını yapıp çıkıyor mekandan ama Cihangir'in direk yüzleşmesi çok iyi. Yine dizinin olayları uzatmadan çözüme kavuşturması. Her şey direk pat pat gerçekleşiyor. Kaan oradan çıkıyor ve bir sinirle yeşil evde evrak arıyor. Ne aradığını o da bilmiyor ama diğer köstebeğe dair bir şeyler olsa gerek. Malum zarfı buluyor ve sonrası destansı oyunculuk. Önü alınamaz mükemmel sahneler sürüsü. Bölüm boyunca göreceğimiz inanılmaz oyunculuklar ve dram ve trajedi. Sandıkçı trajedi sevmez ama Kaan haklı. Cihangir haklı. O ikisi sonuna kadar yaptıklarında haklı. Yine yüzleşmeler gerçekleşiyor tüm gerçekliğiyle. Kaan Bahar'a da atarını yapıyor ama son cümlesi çok vurucu. Bi de ne biliyor musun, ben sana aşık olmuştum... İçim cız etti izlerken...

Devam ediyoruz yüzleşmeler bitmedi. Kaan Hümeyra Karabulut'a gidiyor Kaan Erkmen olarak. O ne sahne öyle... Kaan'ın tepkileri, mimikleri, söyledikleri gerçekten parçalayan cinsten. Sandıkçı'nın Kaan'ı anlatışı ise sonuna kadar doğru. Kaan'ın anlık parladığını ve düşündükten sonra neyi nasıl yapacağını çözmesi anlaşılabilir. Bölümün ilerisinde görüyoruz zaten bu durumu.

Devamında Halka'nın ve Altemur'un çılgınlıkları. Cihangir'in yalanları doğal olarak Çağatay sahnesinde ortaya çıkıyor İskender'i görünce. Sonrasında Çağatay üstüne Kaan'ı da açıklıyor. Bilinmez sır olarak hiç bir şey kalmıyor görünürde. Herkes her şeyi öğreniyor. Ve büyük tasfiye gerçekleşiyor. Resmi olarak küçük Halka tasfiye ediliyor. Tabi Altemur bunu yaptı ama 1 2 yerde söylediğine göre yukarılar var hesap vermesi gereken. Yani Yukarısı diye olaya dahil olan Altemur çok da Yukarısı değil gibi. Daha yukarısını önümüzdeki sezonda göreceğiz elbet. 3 Halka var sonuçta... Tasfiyeden sonra Altemur ortak operasyonla herkese saldırıyor ama Vekilharç kıyağını geçip bu bilgiyi daha önce verdiği için Hümeyra kurtarılıyor, İlhan kendini kurtarıyor. İskenderler de kendi başlarının çaresine bakıp bir şekilde kaçıyor.

Olaylar gerçekten fazla gergin ve karakterler diken üstünde ilerliyor. Hepsinin bir araya gelmesi tüm herşeyin konuşulması Müjde'nin de herşeyi öğrenmesi güzel hamleler. Dizide bilinmeyenin kalması gerçekten güzel. Yüzleşmeler, karakteler arası diyaloglar oyunculuk şovları. Gerçekten herkes şovunu yaptı bu bölümde. Müthiş oyunculuklar ve dramatik sahneler izledik müthiş. Vedalar yapılıyor artık karakterler her şeyin sonuna geldiklerini bildikleri için ona göre davranıyor. Kaan da Cihangir de aileleriyle o şekilde ayrılmak istemiyor. Çünkü çocukluktan bugüne onları büyütenleri sevmeme şansları yok. Gerçekleri öğrenmiş olasalar bile asıl gerçek yüzlerine vuruluyor İlhan tarafından. Burak Sergen'in müthiş oyunculuğuyla...

Ancak arada bir Terzi Bahar sahnesi var anlayamıyoruz. Sandıkçı Kaan'a ulaşamıyor kimseden bilgi alamıyor bu yüzden Çağatay'a sarıyor. Çağatay da mükemmelliğine devam ediyor tabi. Kaçışı oradaki tepkileri çok iyi. Sandıkçı aslında biliyor Cengiz'in cesedini bulamadığını ama mecbur babanı öldürdün üzerinden yürüyor Çağatay'a. Çağatay'ın babam küçükken öldü diyalogu çok komik. Çok kötü espriler yapıyorum muhabbeti de bölüm boyunca beni baya güldürdü. Hokus pokus falan... Sonrasında Özcan'ı alıyor Sandıkçı ama Özcan konuşmaz ki... Terzi Bahar sahnesi yaşanıyor tabi. Terzi babasının numarasını veriyor neden olduğunu çözemiyorum. Bu adamın yaptıklarını hala kimse anlayabilmiş değil. Özcan'dan ilk defa bilgi alıyorlar, Terzinin babasının kimliğini. Özcan'ın bu kimliği vermesi de mantıklı, çünkü Çağatay'a neler yaptığını biliyor adam sonuçta. Polisin Altemur'la uğraşması işlerine gelir.

Bundan sonrası belli gizli odaya gidilecek ve yok edilecek... Vekilharç yardım edecekti öyle olması gerekiyordu öyle de oldu. Gördüğümüz kadarıyla bir sorun yok, bizimkiler parmak izini alıyor ve yola çıkıyor. Kaan Cihangir buraya ortak olarak gitmeli yoksa harcanırlar. Yolda gidişteki geçmiş gelecek arasında Cihangir Eren değişim sahnesi gerçekten müthişti, etkileyici bir sahne olmuş. Gizli odaya gidiyorlar yine benim çok da sevmediğim bir slow motion sahne var. Tamam one shot çekim güzel ama niye slow motion kardeşim düzgün yapsanıza şu sahneleri. Sarı renk ve Terzi müziği hoş detaylar olmuş tabi. Odaya geliyorlar ama bir de kimi görelim Çağatay da orda. Halka'nın çocukları toplanmış ve sonlarına doğru mu ilerliyor...

Altemur'un planlarını izliyoruz bundan sonrasında. İlk defa güzel bir kurgu ve plan yaptı ve acımasız bir adam olduğunu biliyoruz zaten. Bunu da sonuna kadar gösteriyor. Vekilharç'ı ve durumunu çözdüğü için bunu çıkarına kullanıyor. Odayı hazırlıyor ve herkesin olduğu orman evine baskına gidiyor. Final kısmı aksiyon sahneleri falan derken orada 2 önemli kısım var. Birincisi açıkladığı çok büyük gerçek. Cengiz Han'ın Altemur korkusu yüzünden çocukları değiştirmesi, Çağatay'ı yurt dışına göndermesi... Gerçekten bu kadarını hiç mi hiç beklemiyordum. İkincisi sahneler ilerledikten sonra Kaan'ın önceki bölümde Eren'in sahip olduğu ve Hümeyra'ya geçen anahtarla odayı açmasına Altemur'un verdiği tepki. Gerilimli aksiyonlar sonucu Hümeyra'nın vurulması, Kaan'ın tepsiki... Çağatay'ın oradaki çatışmada vurulması ve tüm sahneler boyunca verdiği tepkiler. Kaan'la yüzleşmesi ve küs gitmeyelim sözleri. Hepsi ama hepsi muazzam... Polisin gelmesi Müjde'nin silaha doğrulması ve ateş sesi duymamız, Vekilharç'ın oradan kaçması, Terzi'nin uzaktan olayları seyredişi. Çok çılgın bir son. Odayı ateşe verip kendilerini kapalı odada Halka'yı ve sırlarını yok etmek uğruna ölüme terk eden Halka'nın çocukları...

Burada bu anahtardan kaç kişide var sorusu devreye giriyor. Eren'in bu anahtarı nasıl ele geçirdiği sorusu önem kazanıyor. Ya da Altemur'un tabiriyle yukarılara çok çıkmak isteyen Eren ne yaptı da bu anahtarı aldı. Gerçekten hak mı etti ya da çaldı mı. Eğer çaldıysa neden anahtar değiştirilmedi. Halka'nın gizli odası sonuçta bu. Kimsenin ulaşamaması lazım buraya. Buradan çalmadığı sonucuna varırsak Eren yukarılara gerçekten çıktı mı, ya da ölmemiş olabilir mi... Dedik ya gizemler bitti diye aslında bitmedi. Ölüp ölmeme durumlarının gizemde bırakılması çok hoş olmamakla birlikte bu duruma çok da kızamıyorum sonuçta silahlar çekilmiş. Halka'da silahlar boşa çekilmez olaylar gerçekten çok ciddileştiği için bu çatışmalar oldu yani. Hümeyra, Adem, Doktor amca, Çağatay net vurulanlar, Altemur veya Müjde belirsiz. Terzi orada devreye girmiş de olabilir babasını vurmuş olabilir. Polisin gelmesiyle oranın karışacak olduğu gerçeği var.

Son sahnede asıl bomba ise Cengiz Han. Bizimkiler orayı ateşe verdiklerinde bir resim gözüktü. Çağatay'la Cengiz'in resmi. Resim yanarken Cengiz yanmadan sahneyi değiştirdiler... Cengiz Han sezon finalinde gelir diyordum ama bu sahneden sonra kesinlikle 2. sezonda gelecek diyorum. Senaryoyu 2. sezona bolca gizem bırakacak şekilde bıraktılar. Bu odanın yanmasına asla müsaade edilmeyecektir. Ya Cengiz Han onları oradan kurtarıp evrakları bir kısmı yanmış şekilde kurtaracak. Ya da daha da Yukarısı olaya dahil olacak. Ki onların zaten 2. sezonda olaya dahil olacakları kesin gibi. Halka'nın kuruluşu daha detaylı işlenecektir. Geçmişte yaşananlar, Hümeyra'nın babası, Terzi'nin babasıyla yaşadıkları, Bahar'ın babasının bu olaydaki yeri ve bir ihtimal Terzi'yle ilişkisi, küçük Halka kısmı işlendiği için sıra büyük Halka'da. Eren'in bu anahtarı nasıl ele geçirdiği mevzusu da var. 2. sezon için yine müthiş bir senaryo kurgusu yapacaklarına eminim.

Tabi bölüm sayısı da çok önemli burada. Eğer dijital ortamda 13 bölüm olursa 1 saatlik bölümlere burada 19 bölümde anlattıkları kadar hikaye sıkıştıramazlar. İşlerin boyutu değişir ve bizim sabırsızlığımız artar. Muhakkak 13 bölüme göre çok iyi ayar çekerler ve daha özgür olurlar. Kalite zaten tavandayken bu minvalde tavanın da üstüne çıkar, bu da bizi memnun eder ancak. Kafamızda kalan soru işaretleriyle 3 aylık bekleyişimiz başlasın. Umarım bütçesi daha büyük bir dijital platformda dönerler. Teknik açıdan zaten çok iyi ama daha iyisi de olabilir. Aksiyon sahneleri daha iyi olabilirdi. Senaryoda sıkıntı yok, oyunculuklar keza öyle, müzikler müthiş. Dizide aslında çok da kusur görmüyorum ama çok ince eleyip sık dokuduğumuzda ufak tefek şeyler bulmamız olasıdır.

Daha önce diziye hiç puan vermedim bölümlere özel. Ama sezona genel olarak bir puan vermeyi uygun görüyorum artık. Vereceğim puan ve yapacağım ufak yorumlar tamamen şahsi sanat bakış açısı üzerinden olacak. İlk 13 bölüm tam anlamıyla kusursuz 10/10 diyebilirim. Yine arasak elbet ufak tefek şeyler belki buluruz ama bunu genele yorunca bana göre kusursuz...

Son 6 bölümde yine çok çok iyi ama tamamen kusursuz diyemiyorum. Bazı problemlerin olduğu görülüyor. Senaryo açısından değil ama yönetmenlik açısından hoşuma gitmeyen sahneler oldu bazı bölümlerde. Biraz da aksiyon dozu arttığı için ve aksiyon sahneleri de eldeki bütçe düşünülünce bir yere kadar iyi çekildiği için tadımızı kaçıran sahneler oldu. Yine de onları senaryoyla çok güzel idare ettiler. Bu minvalde son 6 bölüm de 9.8/10 diyebilirim. Bunda sezon finalinin ve 18. bölümün etkisi büyük tabi. O iki bölüm olmasaydı son 6 bölüm 9.5 falan olurdu. Bu efsanevi sezona genel olarak puanım da aşağıda yer alıyor...

9.9/10
 
Son düzenleme:
  • Beğendim
Reactions: Turkuazz

Tolstoyevski

Moderatör
Güncel sezona gelir miyim yoksa yarıda bırakır mıyım bilmiyorum ama bölümler 45-50 dakika olacaksa çok iyi olmuş, yok yine 2 saat olacaksa değişen bir şey olmaz. Ama en azından sansür ortadan kalkacaktır, sigara, küfür ve pek sanmıyorum ama cinsellik içeren sahneler olabilir dizide bunlar da gerçekçiliği arttırır.

Blutv yerine Netflix’te olsaydı keşke.
 

batuhankaralar

Favori Üye
11 Ağustos 2012
18,780
13,591
861
Güncel sezona gelir miyim yoksa yarıda bırakır mıyım bilmiyorum ama bölümler 45-50 dakika olacaksa çok iyi olmuş, yok yine 2 saat olacaksa değişen bir şey olmaz. Ama en azından sansür ortadan kalkacaktır, sigara, küfür ve pek sanmıyorum ama cinsellik içeren sahneler olabilir dizide bunlar da gerçekçiliği arttırır.

Blutv yerine Netflix’te olsaydı keşke.
60 dakika olur ama bütün sezonu 10-12 bölüme sığdırmaları imkansız. Umarım süresi düşer ve 30 bölüm kadar sürer :)
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

Sherlock

Süper Mod.
7 Eylül 2016
22,537
28,610
1,060
İstanbul
Sen diyorsan yaşanmaz bu. :A

Güncele çok uzağım, bundan sonra da gelirim gibi gözükmüyor. Bölümler iki saatten uzun ve söylediğiniz gibi aman aman dolu olduğunu da düşünmüyorum dizinin bölümlerinin. O yüzden tamamlamam ve dijitale geçerse başlamam zor. Bu arada dizinin yapımcısından ötürü küfür, sigara ve cinsellik gibi dizileri gerçekliğe yaklaştıran şeyler yine olmayacaktır. Bu yüzden dizide soğuk ve bir tık yapay hava var olmaya devam edecektir. Bunların hepsini üst üste koyunca devam edesim gelmiyor, her biri iki saatten uzun bölümleri izleyerek...
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

Sherlock

Süper Mod.
7 Eylül 2016
22,537
28,610
1,060
İstanbul
Güncel sezona gelir miyim yoksa yarıda bırakır mıyım bilmiyorum ama bölümler 45-50 dakika olacaksa çok iyi olmuş, yok yine 2 saat olacaksa değişen bir şey olmaz. Ama en azından sansür ortadan kalkacaktır, sigara, küfür ve pek sanmıyorum ama cinsellik içeren sahneler olabilir dizide bunlar da gerçekçiliği arttırır.

Blutv yerine Netflix’te olsaydı keşke.
Sansürlük bir şey yok ki dizide. :A
 
  • Güldürdün
Reactions: Tolstoyevski

Tolstoyevski

Moderatör
Sansürlük bir şey yok ki dizide. :A
TRT dizisi olduğu için doğaldır, Netflix alsaydı paşa paşa eklemek zorunda kalırlardı o tür şeyleri :A Bir bölümdü kısık sesli şu sarışın karısına esip gürleyen adamın bardağa viski doldurduğunu görür gibi olmuştum. Ama TRT söz konusu olduğu için o bardağı bile sansürlemişlerdi sanki. :D
 
  • Beğendim
Reactions: Sherlock

Sherlock

Süper Mod.
7 Eylül 2016
22,537
28,610
1,060
İstanbul
TRT dizisi olduğu için doğaldır, Netflix alsaydı paşa paşa eklemek zorunda kalırlardı o tür şeyleri :A Bir bölümdü kısık sesli şu sarışın karısına esip gürleyen adamın bardağa viski doldurduğunu görür gibi olmuştum. Ama TRT söz konusu olduğu için o bardağı bile sansürlemişlerdi sanki. :D
Direkt ilk bölüm olması lazım, sansürlüydü diye hatırlıyorum. Zaten ikinci bölümle birlikte o adam bir anda içki içmeyi bırakıyor ve sürekli portakal suyu ve kahve içmeye başlıyor. Malum yerlerden uyarı gelmiştir muhtemelen. Böyle şeyler olunca da dizi doğallığını kaybediyor zaten. Düşünsene içerisinde mafya barındıran, yer altı dünyasını kısmen de olsa anlatan dizi yapıyorsun küfür eden yok, sigara içen yok, cinsellik sıfır. :A
 
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

MEnes

Moderatör
18 Ekim 2015
13,172
12,464
710
İstanbul
Blu Tv pek tatmin edici olmaz gibi duruyor. Netflix isterük... Bölüm süreleri 1 saat olur 13 bölüm olur, bir şekilde senaryoyu ona göre ayarlarlar zaten, bence sıkıntı olmaz. Sadece izlediğimiz olay içeriği 38 saat değil 13 saat olmuş olur. Bu da bizim sabırsızlığımızı arttırır o kadar. :D Bütçede sıkıntı olmazsa kalite düşmezse yine bu epiklikte devam edecektir, kuşkum yok.
 

Emre Ozansoy

Konu Editörü
26 Ağustos 2017
25,646
15,329
1,050
Dizinin ilk iki bölümü izledim, güzel ve kaliteli bir iş ama izlediğimden hiç bir şey anlamadım diyebilirim... :A Devam edip, etmeme konusunda kararsızım. :F

Nazan Kesal, Serkan, Kaan ve Ahmet Mümtaz harika oynamışlar yine. :Z
 
  • Beğendim
Reactions: emrecnn