tmm sözünde durmanı bekliyorum tabi bulabilirsen
al bak hande kazanovanın vatan gazetesindeki röpartajı. oyuncunun kendisi diyor. artık bunda da inanmazsan diyecek bişeyim yok
)))))
Hande Kazanova (Canan) ile Röportaj
* Diziye girişiniz nasıl oldu?
Bir arkadaşım ön ayak oldu bana... Beni senarist arkadaşlarla tanıştırdılar. 'Türkiye'de ilk kez böyle bir dizi yapılacak, seni de avukat olarak düşünebiliriz ister misin?' dediler. Bu görüşmeden 1 ay sonra 'Canan rolünü aldınız' diye aradılar. O sıra ben tam bir geçiş dönemindeydim çünkü hayatım boyunca televizyon programlarıyla dizileri bir arada götürdüm. O sıra televizyon programlarım da durmuştu, herhangi bir dizi de yoktu, bu proje bana ilaç gibi geldi.
* Sunuculuğa bilinçli bir tercihle mi ara verdiniz?
Evet. Çünkü çok müzik programı yaptım. Kendimi daha fazla geliştiren programlar yapmak istiyordum. En son atv'de Top 40'ı yaptık Şafak Karaman'la birlikte... Yine şarkıcılar, müzikler... Biraz ara vermenin iyi olacağını düşündüm ama piyasa öyle bir piyasa ki, gittiğin zaman geriye dönmen çok zor. Bakıyorum, hep yeni yüzler var. Gelen kızlar süper, erkekler de öyle... Aslında düşünüyorum keşke şu dönemde genç olsaydım. Bizim dönemimizde işler biraz daha kolay ama bazı açılardan da zormuş.
Oyunculuk ön planda
* Özlüyor musunuz sunuculuğu?
Televizyonu özlüyorum, sunuculuk bambaşka bir heyecan. Şu an oyunculuk yapmaktan da memnunum ama zaman zaman özlemiyor da değilim.
* Hande Kazanova bu diziyle birlikte adeta inzivaya çekildi. Dizideki karakterinizi zedelememek için mi böyle bir karar aldınız?
Bu biraz tercih meselesi. Onların hepsini yaptık, gezeceğim zaman gezdim. Göz önünde de bulundum ama ben eskisi gibi o kadar hareketli görmüyorum kendimi... Ev sohbetlerini, arkadaş toplantılarını seviyorum biraz yaşla alakalı da olabilir. Daha çok hafta içi, sakin olduğu zaman çıkıyorum dışarıya. Çok kalabalığı sevmiyorum. İnsanların bir araya gelip niye oralarda olduklarını biliyorum. Piyasa yapıyorlar çünkü. Ben ise yanımda sevdiğim insanlar olsun, kendimi müziğin ritmine bırakayım istiyorum. Bıraksanız sabaha kadar dans ederim ama maalesef Türkiye'de sabaha kadar dans etsen garipserler.
* Sokakta hayranlarınızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
O kadar güzel ki... Özel hayatımda makyajsız, kendime özenmeden dışarıya çıksam bile sesimden tanıyorlar. Gerçek hayatta beni avukat zanneden insanlar var. Özgü ile pazara gidiyoruz arkamızdan 'Polat Ali Candan biliyor musunuz?' diye bağırıyorlar. 'Bu bölüm ne olacağını söyleyin, size yüzde 50 indirim yapacağız' diyenler de var. Özgü Namal ve Begüm Kütük ile iyi arkadaşız... Evlerde buluşuyor, zaman zaman sinemaya gidiyoruz. Bazen bir araya gelip Akmerkez'e gidiyoruz. Genelde Özgü ile bana daha yakın davranıyorlar ama Begüm'e Baron'ın kızı olduğundan dolayı biraz daha ciddi bir tavırla yaklaşıyorlar. İnsanlar etkileniyorlar işte... Polat'a selam verirken ayrı, Özgü'ye selam yollarken ayrı parlıyor gözleri... Ama Polat'a daha saygılılar, onunla daha oturaklılar. Bunun analiz edilmesi lazım, çok ilginç... Polat'a selam gönderirken bile kelimeleri özenle seçiyorlar.
* Diziye gelen eleştirilerle ilgili tepkiler alıyor musunuz?
Bana direk olarak gelmiyor. Ama yapılanları saçma buluyorum. Bu dizinin karşısında durmalarını gerektirecek hiçbir neden yok. Ben biraz fazla üzerine gidildiğini düşünüyorum. Bu Türkiye'nin genel yapısında var. Hamamcılarla ilgili bir reklam çekiliyor, hamamcılar ayaklanıyor. Doktorlarla ilgili dizi yapılıyor, doktorla hemşire kırıştırınca ayaklanma çıkıyor. Özgür olmanız lazım. Yaratıcılığınız körleşiyor böyle olunca. Demokrasi diyoruz, Avrupa Birliği'nden bahsediyoruz. Kurtlar Vadisi gibi birçok dizi olması lazım ki, bunların içinde insanlara seçim hakkı doğsun.
* Canan karakteri fazla açılmadı dizide... Rolünüzün ağırlık kazanmasını arzu ediyor musunuz? Mesela bir aşkla?
Ben aşk filan olsun istemem ama 3 yıl süren bir dizide arada aksiyon yaşamak istiyorsun. Canan'ın da açılacağı noktalar var ama boşverin açılmasın. Hikayesi açılan diziden gidiyor. Zaten Canan Memati gibi biriyle olamaz dünyaları farklı... Nizamettin olabilir. Çünkü Canan kendisinden yaşça büyük erkeklerden hoşlanıyor. Belki büyük abilerden biri olabilir kimbilir?
Hayatımda biri var ama evlilik için erken
"Hayatımda özel biri var ama bizim çevreden değil. Çok güzel giden bir beraberliğimiz var. Özellikle saklanmıyoruz ama basının olduğu yerlere gitmiyoruz. Evlilik için ise erken. Şu aşamada olmaz. Oyunculuk yapan birini bankacı bir insanın anlaması zor. Ben anneme bile anlatamadım işimi, erkek arkadaşıma nasıl anlatayım? O yüzden bizim camiamızdaki insanların birbirini bulması daha mantıklı.. "
Allah'a şükür iyi kazanıyorum
"Maddi anlamda da iyi kazanıyoruz. Başrol oyuncusu olmamama rağmen tatmin edici bir ücret alıyorum. Uno arabam vardı. Son model her şeyi full olan bir Nissan Micra aldım. Şöyle bir durum da var, Haziran'a kadar çalışıyoruz. Eylül'e kadar 4 ay ara veriyoruz. Bu süre içinde de kredi kartı, ev geçimi, bir sürü masraflar var. Kazandığımın bir kısmını kenara koymaya çalışıyorum."
Herkes tanıdığıyla film çekiyor
"Bir sinema filminde rol almak en büyük hayalim. Nasıl bir performans göstereceğimi çok merak ediyorum. Sınırlarımın nereye kadar dayanacağını görmek istiyorum. Film çekiliyor ama hep aynı insanlarla... Bir Allah'ın kulu da demiyor ki, şu kız da şurada oynuyor, gelin keşfedelim. Böyle bir sistem yok yani... Herkes tanıdığına gidiyor. Sinan Çetin, Meltem Cumbul'u tanıyorsa onunla film çeviriyor. Ben şimdi çıkıp, onların takıldığı cafelere mi gideyim? Tanıdık mı arayayım? Bu konuda sistem oturmamış. Mesela başrol için esmer biri lazım, tanıyorsun diye hemen beni arama. Bütün esmerleri çağır, deneme çekimi yapılsın seçim adaletli olsun. Belki içlerinden mücevher çıkacak ama Türkiye'de böyle bir şey yok ve bu beni üzüyor.
Elif, Canan yüzünden mafyanın içinde
"Canan, Elif'in çok yakın arkadaşı. İkisi de idealist... Beraber Hukuk Fakültesi'nde okumuşlar, çocukluktan beri arkadaşlar. Kendilerine güzel bir yuva açmışlar, avukatlık yapıyorlar. Canan Elif'ten bir parça ayrılıyor. Daha oturaklı, daha olgun, hisleriyle hareket etmeyen, daha iyi gözlemleyen biri. Ama Elif de biraz daha hareketli, biraz daha agresif, isyankar... Bunların çoğunu Canan da görmüyoruz. Canan, Elif'i yatıştıran daha aklı başında davranmasına neden olan bir arkadaşı. Bir nevi Elif'in mafyanın içine girmesindeki rolü de Canan üstleniyor. Aslında hiç bunlara karışmak istemiyorlar ama bir şekilde bu işlerin içindeler. Canan'ın sapık sevgilisi Erdal yüzünden bir sürü olaylar başlıyor, böylelikle Elif de kendisini mafyanın içinde buluyor."
Silah fobim var
"Bir kere benim en büyük korkum silah. Bunu senarist arkadaşlar da biliyor. Silah gördüğüm de bayılacak gibi oluyorum. Erdal'ı öldürmek zorunda kaldığım da ciddi anlamda etkilendim. Silahı elime aldığım zaman içi boş olsa da çok fena oluyorum. Erdal'ı öldürdüğüm bölüm inanılmaz zordu benim için. Rengim attı, fenalaştım."
Biz şanslıyız çünkü senaryo çok iyi
"Erdal'ın bana tecavüz ettiği sahnede duvardaki aynayı aşağıya indirmem gerekiyordu. 'Öyle bir indir ki o aynayı, öyle bir bak ki o nefretin görünsün' dediler. Bir tane aynamız vardı tekrar yapma şansımız da yoktu. Kendimi öyle bir kaptırmışım ki, bir vurdum, aynanın yarısı yok ve alttaki geri kalanlarla çekim yapmak zorunda kaldılar. Elim ayağım titredi, herkes 'Kendine gel' diye çikolatalar getirdi. Arka arkaya, iç içe çekilen sahnelerde sabaha kadar uğraştık. Öyle olunca o andan çıkamıyorsunuz, o tedirginliği yaşıyorsunuz... Çekimler bitti. Osman Sınav ile Mustafa Şevki Doğan gelip 'Hande gerçekten süpersin, çok iyi rol yaptın tebrikler' dediler. Ben de 'Siz dalga mı geçiyorsunuz kalpten gidiyordum' dedim. Biz çok şanslıyız çok iyi bir senaryoyla çalışıyoruz. Ama bir yandan kötü, dizi bittince başka bir teklif geldiğinde herhalde çok zor beğeniriz."
Kaynak: Vatan Gazetesi