Bölümü izleyebildik sonunda.
Bölümü izlerken bir çok yere takıldım 1.si 'Dizinin hiç amacı yok' dedirttirdi. neyi anlatmaya çalışıyor. Dan diye bir mahallenin ortasına girip bir şeyler izliyormuşuz hissinden başka bir şeyler hissettirmiyor.
2.si Dizinin Suna'sı Murat'ı ve Nazlı'sının sanki olaylar onları takip ediyormuşcasına herşeyi naklen gözlemeleri.
Hadi Seyfi'yi geçtik o normal Hadi polis'de oldu diyelim ama Eşref'in bıçaklanmasınada şahit olması yeter artık bu 3'lünün tepkisini görmekten bıktık dedirtti.
Sonra Gülümser ve Halil'in olaylarının çok sıkıcı olmasıda cabası. Keşke Ayça olmasaydı. Sırf Ayça var diye başrol yapmışlar dedirttirdi.
Dizinin uzun bakışlara geçmesinden zaten bahsetmeye bile gerek yok.
Şimdi karakterlere geçeyim.
Fevzi: Bu çocuk bu bölüm ıkınmaktan, Sarılmaktan helak oldu. Bay senarist bey kaç kere sarılacak yeter yahu sıkıldım ben sarılma sahnelerinde uzun uzun bekletilemekten.
Seyfi: Bölümün Yıldızıydı yine. Geçen bölümde bu bölümde çok yerinde yazılmıştı Seyfi karakteri. Ekin Koç'ta çok dozunda oynuyor. İyi hakkını veriyor. Özellikle Nazlı ile olan sahnesi çok iyiydi ama bölümü uzatmak için yönetmen aynı kelimeyi 10 kez söylettirdi oda Ekin'in hatası değildi tabi.
Eşref: Son sahnede cidden döktürmüş Mete Horozoğlu. Adam tokatlama sahnesinde yıkıyordu resmen. 1 tokat at kaldır, 2. tokat at kaldır, 3. tokat at kaldır efaneydi yaa.

Sonra bıçağa korkusuzca gitmesi falan harikaydı ben baya sevdim.
Filmde o kadar çok akrakter varki yani 1 gördüğümü göremiyorum 2.sinde. Çok aşırılaşmışlar bu konuda. Bir kaçtane olsaydı iyi işllenseyde.
3. bölümü bekliyoruz.