Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Filmi yakın zamanda @Tolstoyevski vesilesi ile izledim.
Aksiyon sahnelerinin, kan ve vahşetin bol olduğu bir filmdi. İlk başta @Tolstoyevski 'ye neden bukadar şiddet içeren film önerdin diye söylenmiştim ama bir yandanda heyecanla izledim ve öyle bir yerde bittiki bir an önce ikinci serisini izlemek istedim ve ikisinin toplamında çok beğendiğim bir film oldu. Güçlü karakterdeki kadinlari izlemek zevkli.
Bu film baya iyiydi ama 2. Filmini daha fazla beğendim Film daha ilk sahnede izleyiciyi kendine çekiyor. O siyahi kadın ile olan sahneler çok iyiydi ve dövüştüklerinde öldüreceği aklıma gelmedi. Birlikte hareket edeceklerini beklerken öyle bir durum olmadı.
Filmin en güzel sahneleri Kılıç eğitimi aldığı sahneler artı o japon kadın ile ve adamları ile dövüştüğü sahnelerdi.
Son kısımda ise öldü sandığı kızının ölmediğini öğreniyoruz.
Destansı bir intikam öyküsü, muhteşem bir epik yapı Efsanevi müzikleri ve ustalık eseri yönetmenliği sayesinde asla unutulmayacaktır; tekrar tekrar izlenilesi bir hikaye. Özellikle kan ve vahşet sahneleri muhteşemdi, o uçan kelleler, fışkıran kanlar, kesilen kollar... @Dosi başımın etini yese de daha sonradan o bile hayran kaldı kan ve vahşete...
Özellikle şu müziğin yeri bende ayrı, zaten daima listemde olan ve dinlediğim bir müzik. Özellikle 1.38’deki kısımda insan dünyadan soyutlanıyor...
Filmdeki anime sahnesi harikaydı, Japon kadının o epik hikayesi... Ve tabi ki Uma Thurman'ın Japonların mekanını bastığı ve kellelerin havada uçuştuğu o eğlence mekanı sahnesi... Net bir şekilde kendi alanında sinema tarihine geçti. Kar içindeki son düello sahnesi de çok iyiydi.. Şöyle bir geriye dönüp bakınca çoğu epik sahnede o Japon kadının izi vardı bu ilk filmde. Tabi ki Bill ve kardeşi, hemşire hatun bunlar da hikayenin dörtte üçlük parçası ve ikinci filmde destansı bir öyküye şahit olmuştuk.
Siyahi kadını öldürdükten sonra, küçük kıza ''büyüyünce intikamını alabilirsin'' cümlesinden dolayı Kill Bill 3'ün bir gün çıkma umudu hep oldu, arada söz konusu haberler çıktı ama hiç gerçekleşme aşamasına geçmedi... Tarantino sinemaya Kill Bill 3 ile veda etse, ama şanına yakışır bir film olsa gerçekten epik olurdu...
Destansı bir intikam öyküsü, muhteşem bir epik yapı Efsanevi müzikleri ve ustalık eseri yönetmenliği sayesinde asla unutulmayacaktır; tekrar tekrar izlenilesi bir hikaye. Özellikle kan ve vahşet sahneleri muhteşemdi, o uçan kelleler, fışkıran kanlar, kesilen kollar... @Dosi başımın etini yese de daha sonradan o bile hayran kaldı kan ve vahşete...
Özellikle şu müziğin yeri bende ayrı, zaten daima listemde olan ve dinlediğim bir müzik. Özellikle 1.38’deki kısımda insan dünyadan soyutlanıyor...
Filmdeki anime sahnesi harikaydı, Japon kadının o epik hikayesi... Ve tabi ki Uma Thurman'ın Japonların mekanını bastığı ve kellelerin havada uçuştuğu o eğlence mekanı sahnesi... Net bir şekilde kendi alanında sinema tarihine geçti. Kar içindeki son düello sahnesi de çok iyiydi.. Şöyle bir geriye dönüp bakınca çoğu epik sahnede o Japon kadının izi vardı bu ilk filmde. Tabi ki Bill ve kardeşi, hemşire hatun bunlar da hikayenin dörtte üçlük parçası ve ikinci filmde destansı bir öyküye şahit olmuştuk.
Siyahi kadını öldürdükten sonra, küçük kıza ''büyüyünce intikamını alabilirsin'' cümlesinden dolayı Kill Bill 3'ün bir gün çıkma umudu hep oldu, arada söz konusu haberler çıktı ama hiç gerçekleşme aşamasına geçmedi... Tarantino sinemaya Kill Bill 3 ile veda etse, ama şanına yakışır bir film olsa gerçekten epik olurdu...
Biraz daha uzun yorum yapıp, puan da verirsen etkinliğe dahil edebilirim seni de. Tabii en azından iki film için daha yorum yapıp, puan vermen gerekecek.
Filmi yakın zamanda @Tolstoyevski vesilesi ile izledim.
Aksiyon sahnelerinin, kan ve vahşetin bol olduğu bir filmdi. İlk başta @Tolstoyevski 'ye neden bukadar şiddet içeren film önerdin diye söylenmiştim ama bir yandanda heyecanla izledim ve öyle bir yerde bittiki bir an önce ikinci serisini izlemek istedim ve ikisinin toplamında çok beğendiğim bir film oldu. Güçlü karakterdeki kadinlari izlemek zevkli.
Yani bu yorumda iki filmdende yorum var ama sonra kontrol edip ilk filme göre toparlarım yorumumu. Şuan okumanıza gerek yok
Filmin şüphesiz en iyi sahnelerinden biri Uma Thurman'ın mezarlıktan çıktığı sahneydi. Film boyunca oyunculuğunu çok beğendim. Tüm kadın karakterler rolünün hakkını verdi. The Bride vurulmasına rağmen mezardan çıktıktan sonra rahat rahat yürümesine takılsamda filmden aldığım zevki pek etkilemedi. Gözü bantlı sarışın kadınla olan kapışmasıda harikaydı, hele o ikinci gözü alışı... irkildim orda
Ben ikinci filme kadar nedense Bill'in kardeşini Bill sanmıştım. Onun ölüm sahneside iyiydi. Sarışın kadın kılıcı almaya gelirken onu öldüreceğini tahmin etmiştim ama yılan detayı çok iyiydi.
Bir diğer hoşuma giden detay, Bill'in kızına annesini hep anlatmış olmasıydı. Bu vesileyle annesi ile karşılaştığimda yabancılık çekmedi.
Filmi yakın zamanda @Tolstoyevski vesilesi ile izledim.
Aksiyon sahnelerinin, kan ve vahşetin bol olduğu bir filmdi. İlk başta @Tolstoyevski 'ye neden bukadar şiddet içeren film önerdin diye söylenmiştim ama bir yandanda heyecanla izledim ve öyle bir yerde bittiki bir an önce ikinci serisini izlemek istedim ve ikisinin toplamında çok beğendiğim bir film oldu. Güçlü karakterdeki kadinlari izlemek zevkli.
Bu film baya iyiydi ama 2. Filmini daha fazla beğendim Film daha ilk sahnede izleyiciyi kendine çekiyor. O siyahi kadın ile olan sahneler çok iyiydi ve dövüştüklerinde öldüreceği aklıma gelmedi. Birlikte hareket edeceklerini beklerken öyle bir durum olmadı.
Filmin en güzel sahneleri Kılıç eğitimi aldığı sahneler artı o japon kadın ile ve adamları ile dövüştüğü sahnelerdi.
Son kısımda ise öldü sandığı kızının ölmediğini öğreniyoruz.
İzlediğim en iyi intikam hikayelerinden birisi diyebilirim. En iyisi bence OLDBOY ama bu filmin de ondan aşağı kalır yanı yok. Tabi ki tarzları ve psikolojik unsurları açısından bu film pek o şekilde ilerlemiyor. Daha bir uzak doğu havasında, aksiyon dolu ilerliyor. Muazzam müziklerle, mükemmel bir yönetmenlikle ilerliyor. Ama o Epik havayı sonuna kadar hissettiriyor izlerken...
Gerçekten ağır bir hikaye. Kadının yaşadıklarının ağırlığı ve o ağırlığın altında ezilen düşmanlar... Görüntü yönetmenliği de yılına göre gerçekten inanılmaz. Malum son yarım saat gerçekten inanılmaz. İzlerken hop oturup hop kalkıyorsunuz. İntikam hırsının saçtığı vahşeyi acımasızca suratımıza çarpıyor Tarantino. Bu kadar kanlı olmasının sebebi kesinlikle hikayenin ağırlığından kaynaklanıyor. Bu kadar abartmasının sebebi tamamen bilinçli ve bunu filmi izlerken hissediyorsunuz. Gerçekten çok başarılı çok iyi... Uma Thurman'ın harika oyunculuğu da cabası...
Filmin son sahnesi ve kaldığı yeri düşününce ve filmleri 1'er yıl arayla çıkardığını düşününce Tarantino'nun aslında her şeyi çok bilinçli ve çılgın bir şekilde kurguladığını görüyorsunuz. Ve direk ikinci filmi açmak istiyorsunuz. Hem daha 3 düşman yaşıyor, hem o 5'linin neden bunu yaptığını merak ettirecek şekilde bırakıyor, üstüne bir de çocuğunun ölmediğini öğreniyorsunuz. Gerçekten çılgın bir yerde bitirmiş...
OTAKU kültürüne hayran biri olarak filmdeki anime sahnelerinden bambaşka bir tat aldım... Ren Shii'nin hikayesi gerçekten vurucu bir hikaye. Belki de daha derinlemesine işlense ve karakterin neden o hale geldiği aktarılsa çok daha muazzam olabilirmiş. Ama filmin yine de anime sahneleri sayesinde bambaşka bir etkileyiciliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. 2. filmde büyük ihtimal çok daha fazlasını göreceğiz soru işaretlerini olan kısımlar hakkında...
İzlediğim en iyi intikam hikayelerinden birisi diyebilirim. En iyisi bence OLDBOY ama bu filmin de ondan aşağı kalır yanı yok. Tabi ki tarzları ve psikolojik unsurları açısından bu film pek o şekilde ilerlemiyor. Daha bir uzak doğu havasında, aksiyon dolu ilerliyor. Muazzam müziklerle, mükemmel bir yönetmenlikle ilerliyor. Ama o Epik havayı sonuna kadar hissettiriyor izlerken...
Gerçekten ağır bir hikaye. Kadının yaşadıklarının ağırlığı ve o ağırlığın altında ezilen düşmanlar... Görüntü yönetmenliği de yılına göre gerçekten inanılmaz. Malum son yarım saat gerçekten inanılmaz. İzlerken hop oturup hop kalkıyorsunuz. İntikam hırsının saçtığı vahşeyi acımasızca suratımıza çarpıyor Tarantino. Bu kadar kanlı olmasının sebebi kesinlikle hikayenin ağırlığından kaynaklanıyor. Bu kadar abartmasının sebebi tamamen bilinçli ve bunu filmi izlerken hissediyorsunuz. Gerçekten çok başarılı çok iyi... Uma Thurman'ın harika oyunculuğu da cabası...
Filmin son sahnesi ve kaldığı yeri düşününce ve filmleri 1'er yıl arayla çıkardığını düşününce Tarantino'nun aslında her şeyi çok bilinçli ve çılgın bir şekilde kurguladığını görüyorsunuz. Ve direk ikinci filmi açmak istiyorsunuz. Hem daha 3 düşman yaşıyor, hem o 5'linin neden bunu yaptığını merak ettirecek şekilde bırakıyor, üstüne bir de çocuğunun ölmediğini öğreniyorsunuz. Gerçekten çılgın bir yerde bitirmiş...
OTAKU kültürüne hayran biri olarak filmdeki anime sahnelerinden bambaşka bir tat aldım... Ren Shii'nin hikayesi gerçekten vurucu bir hikaye. Belki de daha derinlemesine işlense ve karakterin neden o hale geldiği aktarılsa çok daha muazzam olabilirmiş. Ama filmin yine de anime sahneleri sayesinde bambaşka bir etkileyiciliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. 2. filmde büyük ihtimal çok daha fazlasını göreceğiz soru işaretlerini olan kısımlar hakkında...
Ben bu filmi VCD de izledim. Halen VCD var mı acaba
Uma Thuruman efsanesi yaratmış; müziği ile heryerde yer edinmiş.
Aksiyon,intikam...Ben çok beğenerek izledim sanırım tekrardan izlemem gerekiyor.
Sinemaya ilk başladığımda izlediğim filmlerden biriydi. İzlediğim ilk Tarantino filmi bile olabilir, emin değilim. Filmi bu kadar merak etmemin iki sebebi vardı. Zamanında Kanal D'de sürekli alt yazıda "BILL yaz XXXX'e gönder Kill Bill filminin efsane ıslık melodisi cebine gelsin" tarzında reklamlar çıkardı. İkincisi ise internette ilk tanıştığım yıllarda büyük bir forumda moderatörlük yaparken benimle aynı bölümde bir moderatör abi vardı. Nicki "kill bill" idi ve sürekli filmle ilgili avatarlar koyardı.
10 yılı aşkın bir sürenin ardından ikinci izleyişimde de filmle ilgili genel görüşlerim pek değişmedi. Pek benlik bir film değil...
Tarantino'nun uzakdoğu filmlerine olan merakını biliyoruz. Bu film Tarantino'nun gerçeklik sınırlarını aşıp tamamen kendi hayalini kurduğu sinema gereklerini çok rahat yerine getirebildiği bir film. Müzikleri efsane, çok güzel çekilmiş sahneleri var. Fakat senaryo yok gibi bir şey. Bu anlamda Tarantino'nun en zayıf filmlerinden biri kesinlikle. Daha önce ikinci filmi izleme gereği duymamıştım bu kez onu da bir izleyeceğim inşallah.
İzlemekten en çok keyif aldığım, en sevdiğim film olabilir. O yüzden değerlendirmem ve sonda vereceğim puan, normalde olduğundan bir tık daha fazla öznel olabilir. Bunu belirterek giriş yapmış olayım...
Benim için filmin herhangi bir eksiği yok, hatta fazlası var... Yönetmenliği, müzikleri, başta Uma Thurman olmak üzere oyunculuk performanslarının tamamı ve fazlası olarak araya serpiştirilmiş anime sahneleri... Tüm bu faktörlerden ötürü, Tarantino'nun da üzerinde en çok düşündüğü, kafasındakileri tam anlamıyla ifade ettiği filmi olabilir. Evet, filmin kanlılık dozunun inanılmaz yüksek olmasından bahsediyorum...
Uma Thurman, yani The Bride intikam aldıkça, insanları kestikçe, mekanları bastıkça ben keyif aldım... İnanılmaz bir intikam hikayesi, film ve dizi tarihinin zirvesinde olabilir alınan intikamın vahşet dozunu düşündüğümüz zaman...
Aslında Kill Bill'i ele alırken, iki filmi bir arada değerlendirmemek olmaz ama benim için ikinci filmin bir tık üzerinde yer alıyor bu film. Bittiği nokta da çok başarılı bu arada, filmi çıktığı zaman sinemada izlemiş olsam o bir yıl geçmek bilmezdi muhtemelen. Bu açıdan da filmin tam olarak olması gerektiği noktada bittiğini söyleyebiliriz...
Başta da söylediğim gibi Uma Thurman muhteşem oynuyor. Karakter-oyuncu uyumunun zirve noktalarından birisi, başkasının bu karakteri oynadığını hayal dahi edemiyorum...
Ben de şu şarkısını bırakayım filmin ve puanımı vereyim...
Tarantino'nun beğenmediğim tek filmi. Pulp Fiction seviyesinde bir film beklentisiyle izlemiştim ama karşılaştığım film beni şok etti. Özellikle ikinci yarısındaki Samuray çizgi filmleri tarzındaki sahneleri hiç sevmemiştim. Uzun uzadıya yorum yapmaya gerek yok, bana hitap etmeyen bir filmdi. Ortalamasını çok düşürmek istemediğim için normalde vereceğimdem biraz daha yüksek puan veriyorum. 6/10
Tarantino'nun beğenmediğim tek filmi. Pulp Fiction seviyesinde bir film beklentisiyle izlemiştim ama karşılaştığım film beni şok etti. Özellikle ikinci yarısındaki Samuray çizgi filmleri tarzındaki sahneleri hiç sevmemiştim. Uzun uzadıya yorum yapmaya gerek yok, bana hitap etmeyen bir filmdi. Ortalamasını çok düşürmek istemediğim için normalde vereceğimdem biraz daha yüksek puan veriyorum. 6/10
Bu site, içeriği kişiselleştirmek, deneyiminize uyarlamak ve kayıt olmanız durumunda giriş yapmanızı sağlamak için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanır.
Bu siteyi kullanmaya devam ederek, çerez kullanımına izin veriyorsunuz.