eTV Yedinci Hayat - 1. Bölüm | Yeni Dizi

Aserat

Co-Admin
24 Ağustos 2014
45,134
26,217
1,061
İstanbul
yedi-yedi-yedi.jpg


Bu dizi "What Happened to Monday" filminden uyarlanmış, yer ve kişi adları değiştirilmiştir.
[xtable=skin1|555x150]
{tbody}
{tr}
{td=149x@}

PAZARTESİ{/td}
{td=149x@}

SALI{/td}
{/tr}
{tr}
{td=149x@}

ÇARŞAMBA{/td}
{td=149x@}

PERŞEMBE{/td}
{/tr}
{tr}
{td=149x@}

CUMA{/td}
{td=149x@}

CUMARTESİ{/td}
{/tr}
{tr}
{td=149x@}

PAZAR{/td}
{td=149x@}
yedinci-hayat.jpg
{/td}
{/tr}
{/tbody}
[/xtable]

1. BÖLÜM
(Takvimler 2073'ü göstermektedir. Ardından aradan geçen 55 yıldan sonra dünyanın nüfusu ikiye katlanmış ve büyük sıkıntılar baş göstermiştir. Tüketilen besin ve su miktarı 3, fosil yakıt miktarı ise 4 katına çıkmıştır. Her gün ortalama 250 bin insan dünyaya gelirken ortaya çıkan çarpık kentleşme doğal afetleri tetiklemiş, can ve mal kayıplarına yol açmıştır.)

(Çevre kirlilikleri buzulların hızlıca erimesine ve mevsimlerin düzensiz hale gelmesine neden olmuştur. Ocak'ta havalar 30-40 dereceye çıkarken Temmuz'da şiddetli kar fırtınaları yaşanmaya başlanmıştır. Bu düzensizlik ve doğal afetler yüzünden toprağın dengesi bozulmuş ve tarım adeta çökmüştür.)

(Hasatlar yapılamamış, sağlıklı ürün sayısı düşüşe geçmiştir. Dünya nüfusu her geçen gün katlanmaya devam ederken besin sayısı azalmaya başlamıştır. Devlet yetkilileri durumun kötüye gittiğini anlayıp bilimi devreye sokmuştur.)

(Tohumların daha güçlü ve dirençli olması için kullanılan ilaçlar ilk başta olumlu etki verdiyse de uzun vadede daha büyük sıkıntıları doğurmuştur. Genetik bozuklukların yanı sıra çoklu doğumlar artmış; beşiz, altız, yediz, hatta onuz çocuklar dünyaya gelmeye başlamıştır.)

(İnsanlık tarihinin en büyük krizi dünyayı etkilerken daha önce bu alanda yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Çiğdem Sönmez, meclisle yaptığı görüşmelerle 'her aileye bir çocuk yasası'nın uygulamaya koyulmasını sağlamıştır.)

***
18 KASIM 2043
(Tek Çocuk Yasası resmen yürürlüğe konulurken Çiğdem Sönmez kürsünün başında halka seslenmektedir.)



Çiğdem: Artık bir umut var.. Bu yasa sayesinde bizden sonraki nesiller için daha iyi bir dünyanın kapılarını aralayacağız. Bugün bir tarih yazılacak!
Muhabir: Detaylardan biraz daha bahseder misiniz?
Çiğdem: Bugünden itibaren herkesin sadece bir çocuk dünyaya getirme imkanı olacak. Ülkenin tamamında devreye girecek olan kontrol noktaları ve Tek Çocuk Bürosu'nun ürettiği bileklikler sayesinde herkesin kimlik bilgilerini ve özellikle tek çocuk olup olmadıkları görebileceğiz. Yasadışı olarak doğmuş çocuklar ise büro tarafından uyutulacak.
Muhabir #2: Bu yöntemin zararları var mı?
Çiğdem: Hayır, kesinlikle yok. Tüm bunlar çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için, bana güvenebilirsiniz.

(Arkadaki ekranda yasa için hazırlanmış reklam filmi dönmektedir. Bir doktor ve kız çocuğunun yer aldığı reklamda çocuk kapsüle uzandıktan sonra sonra doktor, onun koluna özel bir iğne yapar. Kızın gözlerini kapatmasının ardından kapsül de kapanır. Herkes hayretle ekrana bakarken Çiğdem konuşmasına devam eder.)

Çiğdem: Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara bir zarar gelmeyeceğine dair size söz veriyoruz. Her şey kontrol altında. Önce ülkemiz, sonra tüm dünya refaha kavuşacak.

***
(Herkes Çiğdem'i coşkuyla alkışlarken kilometrelerce uzaktaki bir yeraltı hastanesinde, yaşlı bir adam ölen kızının dünyaya getirdiği yedi bebeğe bakmaktadır.)



Doktor: Gerçekten çok üzgünüm. Elimizden geleni yaptık.. Daha iyi ekipmanlarımız olsa başarabilirdik ama bu tür gizli doğumlarda başka çare yok.
Buğra: Kızım öleceğini biliyordu.. Sizin ihbar etmeyeceğinizi de.. Bu çocuklar bana onun emaneti..
Doktor: Bunu nasıl saklamayı düşünüyorsunuz?
Buğra: Hallederim.
Doktor: İsim düşündünüz mü?

(Buğra en soldan başlayarak aklındaki isimleri saymaya başlar.)

Buğra: Yedi taneler.. Pazartesi.. Salı.. Çarşamba.. Perşembe.. Cuma.. Cumartesi.. Pazar..
Doktor: (tebessüm ederek) Güzel fikirmiş doğrusu.

***


(Buğra kızından geriye kalan yegane parçaları en iyi şekilde büyütmek için çok çabalamıştır. Sokağa çıkamadıkları için ilk eğitimlerini bizzat kendisi vermiş, okuma-yazma ve 4 işlem öğretmiştir.)

Buğra: Ne olursa olsun, birlikte çalışmanızı istiyorum. Birlikte tek başına olduğunuzdan daha güçlü olursunuz. Yedi beyin tek beyinden üstündür...



(Kızlar huzurlu bir çocukluk geçirmiş olsalar da enselerindeki tehlike asla bitmemiştir. Buğra büro görevlilerinin ani baskınlarına karşı hazırlıklı olmak için her gün birkaç kez ufak tatbikatlar yapmaktadır. Buna göre kızlardan 6'sı evin salonundaki dolabın arkasında özel olarak hazırlanan gizli odaya saklanırken biri de onun yanında kalacaktır.)

Buğra: (düdük çalarak) Hadi! Hadi! Uyutulmak istemiyorsanız tabanları yağlayın!

(Kızlar etrafı temizledikten sonra gizli odaya saklanır. Buğra bu yolla hem kardeşlere arasındaki dayanışmayı arttırırken tehlikelere karşı atik olmalarını sağlamıştır.)

***


(Ancak yıllar geçmiş ve kızların okula başlama vakti gelmiştir. Bugüne kadar ev içinde sorunsuz işleyen bu sistemi dışarı taşımak gereklidir.)

Buğra: Yarın büyük gün, okula başlayacaksınız.
Salı: Ama sen bize bir sürü şey öğrettin, onlar yetmez mi?
Buğra: Maalesef hayır. Böyle bir dünyada bundan daha fazlasına ihtiyacınız olacak. Bu yüzden sistemimizi daha farklı bir aşamaya getirme vakti geldi..



(Kızlar onu dinlerken Buğra ne yapacaklarını anlatmaya başlar.)

Buğra: Yarından itibaren hepiniz kendi adlarınızı taşıyan günlerde dışarı çıkacaksınız. Mesela Pazartesi pazartesi günü, Salı salı günü... Bu evin içinde kendiniz gibi davranabilirsiniz, ama dışarı çıktığımızda annenizin adını alacaksınız; Zeynep Şahin..
Perşembe: Peki dışarıda oynayabilir miyiz?
Buğra: Elbette. Ama sadece kendi günlerinizde. Aynı anda dışarı çıkamazsınız.. Aynı anda arkadaşlarınızla vakit geçiremezsiniz. Ve en önemlisi, kardeşiniz olduğunuzdan kesinlikle kimseye bahsedemezsin.
Pazartesi: Ama birbirimizin dışarıda ne yapacağını bilemeyiz ki.
Buğra: Onu da düşündüm..

(Buğra kendisinin icat ettiği elektronik bilekliği Pazartesi'ye takar.)

Buğra: Bunları kullanarak dışarda gördüklerinizi kaydedeceksiniz. Gün sonunda da çekilenleri birbirinize göstereceksiniz. Böylece yaşananlardan haberdar olur ve açık vermezsiniz. Bu toplantılar çok önemli, bir şeyi bile unutursanız her şey biter...

***
ERTESİ GÜN | PAZARTESİ
(Büyük gün sonunda gelir, Buğra Pazartesi'yi okula götürmek için yola koyulurken karşısındaki insan kalabalığı, daha önce hiç dışarı çıkmamış olan kızı şaşırtır.)



(Biraz sonra geldikleri kontrol noktasında Pazartesi'nin bilekliği denetlenir ve ZEYNEP ŞAHİN / TEK ÇOCUK yazısı görünür.)

Görevli: Buyrun, geçebilirsiniz.

(Buğra ve Pazartesi kontrol noktasının yakınındaki okulun önüne gelmiştir.)

Buğra: Sakın unutma, burada Zeynep Şahin'sin...
Pazartesi: Ya başaramazsam?
Buğra: Sen çok güçlü bir annenin çok güçlü kızısın. Kardeşlerin arasında en büyüğüsün, en dirayetlisisin. Sana güveniyorum..



(Dede-torun sarılıp vedalaştıktan sonra Pazartesi o her şeyi değiştirecek ilk adımı atar.)

***
BİRKAÇ HAFTA SONRA | CUMARTESİ
(Kardeşler okula çabuk alışmış, Zeynep Şahin başarılarıyla okulun en başarılı öğrencilerinden biri haline gelmiştir. Sistem şimdilik sorunsuz bir şekilde işlerken Buğra Cumartesi'yi dans resitaline bırakmak için evden çıkar.)

Buğra: Birbirinize göz kulak olmayı unutmayın, birkaç saate döneriz.

(Ancak bu süreç boyunca Perşembe kardeşlerinin kaydettiği görüntüleri büyük bir iştahla izlemiş, dışarı çıktığı bir gün asla ona yetmemiştir. Dedesinin katı kurallarından sıkılan küçük kız, yaptığı riskli planı devreye sokar.)

Pazartesi: Nereye gidiyorsun, dedemi duymadın mı?
Perşembe: O gelmeden dönerim. Ama lütfen bir şey çaktırma, koru beni.

(Küçük kız elinde kaykayıyla pencereden çıkarak yandaki merdivenden sokağa iner ve insan kalabalığının arasına karışır.)

BİRKAÇ SAAT SONRA
(Eve geldiğinde Perşembe'yi bulamayan Buğra öfkeden deliye dönmüştür.)

Buğra: En son ne zaman gördünüz onu?
Pazartesi: Siz çıkarken. Elinde kaykayı vardı ama nasıl kaçtığını görmedim.
Buğra: Çıkarken görmediniz ve nerede olduğunu bilmiyorsunuz... Size birbirinize göz kulak olmanız lazım dedim bin defa!



(Buğra kızların korku dolu gözlerine bakıp onlara kızmanın bir faydası olmayacağını fark ederken kapı çalar.)

Buğra: Çabuk saklanın!

(Salı, Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar gizli odaya saklanırken Pazartesi de masa başındaki yerini alır. Buğra kasasından aldığı silahla yavaşça kapıya doğru yürürken kapı bir kez daha çalınır. Kapıyı açmasıyla Buğra yeni bir şok daha yaşar.)

1. BÖLÜM SONU

// YENİ BÖLÜM | 6 Ağustos Pazartesi 23.00 //
 

Ekli dosyalar

serhatt

Favori Üye
10 Aralık 2014
30,433
4,700
910
Ekli dosyayı görüntüle 60572

Bu dizi "What Happened to Monday" filminden uyarlanmış, yer ve kişi adları değiştirilmiştir.
[xtable=skin1|555x150]
{tbody}
{tr}
{td=149x@}

PAZARTESİ{/td}
{td=149x@}

SALI{/td}
{/tr}
{tr}
{td=149x@}

ÇARŞAMBA{/td}
{td=149x@}

PERŞEMBE{/td}
{/tr}
{tr}
{td=149x@}

CUMA{/td}
{td=149x@}

CUMARTESİ{/td}
{/tr}
{tr}
{td=149x@}

PAZAR{/td}
{td=149x@}Ekli dosyayı görüntüle 60637{/td}
{/tr}
{/tbody}
[/xtable]

1. BÖLÜM
(Takvimler 2073'ü göstermektedir. Ardından aradan geçen 55 yıldan sonra dünyanın nüfusu ikiye katlanmış ve büyük sıkıntılar baş göstermiştir. Tüketilen besin ve su miktarı 3, fosil yakıt miktarı ise 4 katına çıkmıştır. Her gün ortalama 250 bin insan dünyaya gelirken ortaya çıkan çarpık kentleşme doğal afetleri tetiklemiş, can ve mal kayıplarına yol açmıştır.)

(Çevre kirlilikleri buzulların hızlıca erimesine ve mevsimlerin düzensiz hale gelmesine neden olmuştur. Ocak'ta havalar 30-40 dereceye çıkarken Temmuz'da şiddetli kar fırtınaları yaşanmaya başlanmıştır. Bu düzensizlik ve doğal afetler yüzünden toprağın dengesi bozulmuş ve tarım adeta çökmüştür.)

(Hasatlar yapılamamış, sağlıklı ürün sayısı düşüşe geçmiştir. Dünya nüfusu her geçen gün katlanmaya devam ederken besin sayısı azalmaya başlamıştır. Devlet yetkilileri durumun kötüye gittiğini anlayıp bilimi devreye sokmuştur.)

(Tohumların daha güçlü ve dirençli olması için kullanılan ilaçlar ilk başta olumlu etki verdiyse de uzun vadede daha büyük sıkıntıları doğurmuştur. Genetik bozuklukların yanı sıra çoklu doğumlar artmış; beşiz, altız, yediz, hatta onuz çocuklar dünyaya gelmeye başlamıştır.)

(İnsanlık tarihinin en büyük krizi dünyayı etkilerken daha önce bu alanda yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Çiğdem Sönmez, meclisle yaptığı görüşmelerle 'her aileye bir çocuk yasası'nın uygulamaya koyulmasını sağlamıştır.)

***
18 KASIM 2043, CUMA
(Tek Çocuk Yasası resmen yürürlüğe konulurken Çiğdem Sönmez kürsünün başında halka seslenmektedir.)



Çiğdem: Artık bir umut var.. Bu yasa sayesinde bizden sonraki nesiller için daha iyi bir dünyanın kapılarını aralayacağız. Bugün bir tarih yazılacak!
Muhabir: Detaylardan biraz daha bahseder misiniz?
Çiğdem: Bugünden itibaren herkesin sadece bir çocuk dünyaya getirme imkanı olacak. Ülkenin tamamında devreye girecek olan kontrol noktaları ve Tek Çocuk Bürosu'nun ürettiği bileklikler sayesinde herkesin kimlik bilgilerini ve özellikle tek çocuk olup olmadıkları görebileceğiz. Yasadışı olarak doğmuş çocuklar ise büro tarafından uyutulacak.
Muhabir #2: Bu yöntemin zararları var mı?
Çiğdem: Hayır, kesinlikle yok. Tüm bunlar çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için, bana güvenebilirsiniz.

(Arkadaki ekranda yasa için hazırlanmış reklam filmi dönmektedir. Bir doktor ve kız çocuğunun yer aldığı reklamda çocuk kapsüle uzandıktan sonra sonra doktor, onun koluna özel bir iğne yapar. Kızın gözlerini kapatmasının ardından kapsül de kapanır. Herkes hayretle ekrana bakarken Çiğdem konuşmasına devam eder.)

Çiğdem: Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara bir zarar gelmeyeceğine dair size söz veriyoruz. Her şey kontrol altında. Önce ülkemiz, sonra tüm dünya refaha kavuşacak.

***
(Herkes Çiğdem'i coşkuyla alkışlarken kilometrelerce uzaktaki bir yeraltı hastanesinde, yaşlı bir adam ölen kızının dünyaya getirdiği yedi bebeğe bakmaktadır.)



Doktor: Gerçekten çok üzgünüm. Elimizden geleni yaptık.. Daha iyi ekipmanlarımız olsa başarabilirdik ama bu tür gizli doğumlarda başka çare yok.
Buğra: Kızım öleceğini biliyordu.. Sizin ihbar etmeyeceğinizi de.. Bu çocuklar bana onun emaneti..
Doktor: Bunu nasıl saklamayı düşünüyorsunuz?
Buğra: Hallederim.
Doktor: İsim düşündünüz mü?

(Buğra en soldan başlayarak aklındaki isimleri saymaya başlar.)

Buğra: Yedi taneler.. Pazartesi.. Salı.. Çarşamba.. Perşembe.. Cuma.. Cumartesi.. Pazar..
Doktor: (tebessüm ederek) Güzel fikirmiş doğrusu.

***


(Buğra kızından geriye kalan yegane parçaları en iyi şekilde büyütmek için çok çabalamıştır. Sokağa çıkamadıkları için ilk eğitimlerini bizzat kendisi vermiş, okuma-yazma ve 4 işlem öğretmiştir.)

Buğra: Ne olursa olsun, birlikte çalışmanızı istiyorum. Birlikte tek başına olduğunuzdan daha güçlü olursunuz. Yedi beyin tek beyinden üstündür...



(Kızlar huzurlu bir çocukluk geçirmiş olsalar da enselerindeki tehlike asla bitmemiştir. Buğra büro görevlilerinin ani baskınlarına karşı hazırlıklı olmak için her gün birkaç kez ufak tatbikatlar yapmaktadır. Buna göre kızlardan 6'sı evin salonundaki dolabın arkasında özel olarak hazırlanan gizli odaya saklanırken biri de onun yanında kalacaktır.)

Buğra: (düdük çalarak) Hadi! Hadi! Uyutulmak istemiyorsanız tabanları yağlayın!

(Kızlar etrafı temizledikten sonra gizli odaya saklanır. Buğra bu yolla hem kardeşlere arasındaki dayanışmayı arttırırken tehlikelere karşı atik olmalarını sağlamıştır.)

***


(Ancak yıllar geçmiş ve kızların okula başlama vakti gelmiştir. Bugüne kadar ev içinde sorunsuz işleyen bu sistemi dışarı taşımak gereklidir.)

Buğra: Yarın büyük gün, okula başlayacaksınız.
Salı: Ama sen bize bir sürü şey öğrettin, onlar yetmez mi?
Buğra: Maalesef hayır. Böyle bir dünyada bundan daha fazlasına ihtiyacınız olacak. Bu yüzden sistemimizi daha farklı bir aşamaya getirme vakti geldi..

(Kızlar onu dinlerken Buğra ne yapacaklarını anlatmaya başlar.)

Buğra: Yarından itibaren hepiniz kendi adlarınızı taşıyan günlerde dışarı çıkacaksınız. Mesela Pazartesi pazartesi günü, Salı salı günü... Bu evin içinde kendiniz gibi davranabilirsiniz, ama dışarı çıktığımızda annenizin adını alacaksınız; Zeynep Şahin..
Perşembe: Peki dışarıda oynayabilir miyiz?
Buğra: Elbette. Ama sadece kendi günlerinizde. Aynı anda dışarı çıkamazsınız.. Aynı anda arkadaşlarınızla vakit geçiremezsiniz. Ve en önemlisi, kardeşiniz olduğunuzdan kesinlikle kimseye bahsedemezsin.
Pazartesi: Ama birbirimizin dışarıda ne yapacağını bilemeyiz ki.
Buğra: Onu da düşündüm..

(Buğra kendisinin icat ettiği elektronik bilekliği Pazartesi'ye takar.)

Buğra: Bunları kullanarak dışarda gördüklerinizi kaydedeceksiniz. Gün sonunda da çekilenleri birbirinize göstereceksiniz. Böylece yaşananlardan haberdar olur ve açık vermezsiniz. Bu toplantılar çok önemli, bir şeyi bile unutursanız her şey biter...

***
ERTESİ GÜN, PAZARTESİ
(Büyük gün sonunda gelir, Buğra Pazartesi'yi okula götürmek için yola koyulurken karşısındaki insan kalabalığı, daha önce hiç dışarı çıkmamış olan kızı şaşırtır.)



(Biraz sonra geldikleri kontrol noktasında Pazartesi'nin bilekliği denetlenir ve ZEYNEP ŞAHİN / TEK ÇOCUK yazısı görünür.)

Görevli: Buyrun, geçebilirsiniz.

(Buğra ve Pazartesi kontrol noktasının yakınındaki okulun önüne gelmiştir.)

Buğra: Sakın unutma, burada Zeynep Şahin'sin...
Pazartesi: Ya başaramazsam?
Buğra: Sen çok güçlü bir annenin çok güçlü kızısın. Kardeşlerin arasında en büyüğüsün, en dirayetlisisin. Sana güveniyorum..



(Dede-torun sarılıp vedalaştıktan sonra Pazartesi o her şeyi değiştirecek ilk adımı atar.)

***
BİRKAÇ HAFTA SONRA, CUMARTESİ
(Kardeşler okula çabuk alışmış, Zeynep Şahin başarılarıyla okulun en başarılı öğrencilerinden biri haline gelmiştir. Sistem şimdilik sorunsuz bir şekilde işlerken Buğra Cumartesi'yi dans resitaline bırakmak için evden çıkar.)

Buğra: Birbirinize göz kulak olmayı unutmayın, birkaç saate döneriz.

(Ancak bu süreç boyunca Perşembe kardeşlerinin kaydettiği görüntüleri büyük bir iştahla izlemiş, dışarı çıktığı bir gün asla ona yetmemiştir. Dedesinin katı kurallarından sıkılan küçük kız, yaptığı riskli planı devreye sokar.)

Pazartesi: Nereye gidiyorsun, dedemi duymadın mı?
Perşembe: O gelmeden dönerim. Ama lütfen bir şey çaktırma, koru beni.

(Küçük kız elinde kaykayıyla pencereden çıkarak yandaki merdivenden sokağa iner ve insan kalabalığının arasına karışır.)

BİRKAÇ SAAT SONRA
(Eve geldiğinde Perşembe'yi bulamayan Buğra öfkeden deliye dönmüştür.)

Buğra: En son ne zaman gördünüz onu?
Pazartesi: Siz çıkarken. Elinde kaykayı vardı ama nasıl kaçtığını görmedim.
Buğra: Çıkarken görmediniz ve nerede olduğunu bilmiyorsunuz... Size birbirinize göz kulak olmanız lazım dedim bin defa!



(Buğra kızların korku dolu gözlerine bakıp onlara kızmanın bir faydası olmayacağını fark ederken kapı çalar.)

Buğra: Çabuk saklanın!

(Salı, Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar gizli odaya saklanırken Pazartesi de masa başındaki yerini alır. Buğra kasasından aldığı silahla yavaşça kapıya doğru yürürken kapı bir kez daha çalınır. Kapıyı açmasıyla Buğra yeni bir şok daha yaşar.)

1. BÖLÜM SONU

// YENİ BÖLÜM | 2 Ağustos Perşembe 23.00 //
Çok farklı bi hikaye olmuş,merak uyandırıcı,zaten kızlardan biri çıkıntılık yapmasa olmazdı :A

Neyse gelecek bölümü bekliyorum,emeğine sağlık :D
 

mrt-06

Emekli
5 Ocak 2013
87,969
48,003
1,061
Ankara
Konusu bayağı güzelmiş, uzun olmasına rağmen keyifle okudum. Çocukların her biri farklı gün adları var ve o gün dışarı çıkıyorlar aslında akılda kalıcı bir plan. :F Takip edeceğim hoşuma gitti emeğine sağlık. :D @Aserat
 

Aserat

Co-Admin
24 Ağustos 2014
45,134
26,217
1,061
İstanbul
Kaç saat ilk bölüm Elimi Bırakma'yı geçmişsin gibi. :A @Aserat
Gif ve resimlerden uzun gibi görünüyor olabilir ama o kadar abartılacak bir şey yok. :A
Konusu bayağı güzelmiş, uzun olmasına rağmen keyifle okudum. Çocukların her biri farklı gün adları var ve o gün dışarı çıkıyorlar aslında akılda kalıcı bir plan. :F Takip edeceğim hoşuma gitti emeğine sağlık. :D @Aserat
Teşekkürler erken okudun bu sefer. :A Sonuçlar açıklanmadan önce oyalanayım diye zaar. :A
 

turkuazz

Favori Üye
4 Eylül 2015
14,189
9,630
710
Dünyadan
Çok iyi konu çok dikkat çekici bir yapıt..ilk bölümde iyi bir başlangıç..
BUĞRA kızlarının adlarını gün isimleri yapmış bu bakımdan çok değişik bir düşünce..Ayrıca hepsinin haftada bir gün hakkı bulunuyor..kızları bakalım bir hata yapacak mı..bölüm sonunda kapıyı çalan kızı mı yada başka biri mı buda bilinmiyor..
Emeğine sağlık @Aserat iyi bir başlangıç ilk bölüm açısından:)
 

Aserat

Co-Admin
24 Ağustos 2014
45,134
26,217
1,061
İstanbul
Bu geceden sonra ben eskisi gibi olmayabilirim. Belli olmaz yani. :A
Hele bir belli olsun da. :A
Çok iyi konu çok dikkat çekici bir yapıt..ilk bölümde iyi bir başlangıç..
BUĞRA kızlarının adlarını gün isimleri yapmış bu bakımdan çok değişik bir düşünce..Ayrıca hepsinin haftada bir gün hakkı bulunuyor..kızları bakalım bir hata yapacak mı..bölüm sonunda kapıyı çalan kızı mı yada başka biri mı buda bilinmiyor..
Emeğine sağlık @Aserat iyi bir başlangıç ilk bölüm açısından:)
Teşekkürler beğenmene sevindim. :D
 

kerem

Favori Üye
♪♪ MusicSurvivor Şampiyonu ♪♪
30 Ekim 2017
10,444
1,459
375
Bremen
Yarın okuyup bol bol eleştireceğim, hatta yerden yere vuracağım. :Z