TRT'den yeni diziler geliyor, kanal koordinatöründen önemli açıklamalar!
Geçtiğimiz sezon başlattığı 'Uyanış: Büyük Selçuklu', 'Masumlar Apartmanı', 'Bir Zamanlar Kıbrıs', 'Gönül Dağı' ve 'Teşkilat' dizileri ile yayınlandıkları gün zirveye oynayan TRT 1, yeni sezon için iddialı diziler hazırlamaya devam ediyor.
Geçtiğimiz gün Genel Müdür İbrahim Eren verdiği röportajında talebe göre dizi yaptıklarını ve akadamisyenlerden oluşan Yayın Strateji Merkezi’ni (YSM) kurduklarını açıklamıştı.
Bugünde kanal koordinatörü Cemil Yavuz, Dizi Doktoru Oya Doğan'a konuştu ve yeni diziler hazırladıklarını anlattı:
-Bu sene reyting demek TRT 1 demek haline geldi. Özel televizyonlara ciddi rakip oldunuz…
Öncelikle biz özel kanalların rakibi değiliz.
-Ama öyle görünüyor ve bu konuda çok eleştiri alıyorsunuz…
Ben bir yapımcı olarak herhangi bir özel kanala gitseydim ve “Selçuklu dönemiyle ilgili bir iş yapmak istiyorum, alır mısınız?” deseydim özel kanallar projeyi almayacaklardı. “Diriliş yapıldı, Kuruluş şu anda yayınlanıyor. Üçüncü bir işe ne gerek var. Pahalı iş girmeyin” diyeceklerdi. Biz yapılmayanı yaptık. Mesela Masumlar Apartmanı için yapımcısı Onur Güvenatam’a “Daha evvel başka kanallara götürdünüz mü?” diye sordum. Götürmüş ve kabul edilmemiş. Size bir hikaye geliyor siz almıyorsunuz. Daha sonra kamu kanalı alıp bu hikayeyi bir noktaya getiriyor. Sonra “Neden bizimle rekabet ediyor?” diyorsunuz. Bir Anadolu işi yapacağız, çok ünlü oyuncular olmayacak ve içinde kötüsü de olmayan bir iş yapacağız desek hangi özel kanal alırdı o projeyi? Teşkilat’ı da götürsek “Siz devlet güzellemesi yapacaksınız” derlerdi. TRT 1 bu projeleri yapıp başarılı oldu ama TRT 1 sadece bir proje yapayım, bundan da reyting alayım peşinde olamaz. Biz hem sektörü geliştirmeye, hem de hikayeyi derinleştirmeye yönelik işler yapıyoruz.
-Yayın Stratejiler Merkezi yeni sezon için neler önerdi?
Bu sezon öğretmen dizisi yapacağız. Polisiye yazarlarımızla çalıştığımız bir işimiz var. Bir süper kahraman işi geliyor; T World. Osmanlı döneminde geçen bir işimiz var, Kandil. Ayrıca kadın meselesine odaklanacağız. Aslında kadın meselesine pandemide odaklanmaya başladık. Gülseren Budayıcıoğlu’yla ilk televizyon programını yaptık. Genel müdürümüz İbrahim Eren, “Kadınlarımız bütün gün evde ve şimdi daha fazla bulaşık yıkamak, yemek yapmak, çocuğa bakmakla ilgileniyor. Pandemi şartları da yüklerini artırdı. Onların seslerini duyuracak bir program yapalım” dedi. Kadınlar anlatıyordu, Gülseren Budayıcıoğlu görüşlerini bildiriyordu. Aslında Kırmızı Oda’yı yapıyorduk.
Bizde hiçbir şey tesadüf değil! İbrahim Bey geldiğinden beri hep bu amaçlarla proje üretiyoruz. Reyting alacak diye proje üretmiyoruz. Önümüze çok güzel reyting alacak projeler geliyor ama kamu kanalı bunu yapmıyor. TRT bu sene bazı işlerini birbirinin türevi olmaktan çıkardı ve başarı elde etti. Aslında TRT’den bir dip dalga geliyordu. Eskiden Hakkari’de çekim yapamayacak belgesel ekipleri senelerdir dünyanın dört bir yanında çekim yapıyor. TRT Belgesel dünyaya açıldı. Uzun zamandır kapalı olan TRT 2 açıldı. İnanılmaz güzel tepkiler alıyor. TRT’nin desteklediği filmler iki senedir Oscar adayı. Geçen sene 200 festivalden davet aldık. Sinemada Rafadan Tayfa Türk tarihinin en fazla izlenen animasyon işi oldu. Şimdi Eren Bülbül’ü yapıyoruz, Sadık Ahmet geliyor. TRT kendisini uluslararası sektöre de açtı. TRT 1 aslında bu kervana katılmakta geç kaldı. Sonunda TRT 1 başarılı olunca tepki gelmeye başladı.
-Şimdi Barbaros, Alpaslan, Mevlana geliyor…
Heyecanlıyız çünkü bu projeler sektörün endüstrileşmesine katkı sağlayacak. Biz şimdi uluslararası film stüdyoları kuruyoruz. Yani havuzlar kuruyoruz. Bugün biz çekiyoruz, yarın başkası çekecek bu stüdyolarda. Kültür Bakanlığı yurtdışı ortaklı Türkiye’de çekilen filmlere geri iade veriyor artık. Onun da katkısıyla Türkiye’ye gelecekler ve stüdyolarımızda çekebilecekler. Aslında 360 derece düşünülmüş projeler yapıyoruz. Bir yenilik daha yapacağız. Mevlana 60 dakika yayınlanacak.
-İbrahim Eren uluslararası bir dijital platform açılacağını açıkladı. Bu 60 dakikalık dizileri oraya mı yapacaksınız?
Öncelikle şu anda kabul ettiğimiz projeleri hem platform için, hem de Türkiye’deki alıcı için yapıyoruz. Genel müdürümüz İbrahim Eren, TRT’nin stratejik hedeflerini çıkardı. Hedeflerden bir tanesi yenilikçi olması. Bu sadece içerik olarak değil, format olarak da yenilikçi olmak anlamına geliyor. 60 dakikalık formatları deneyelim istedik. Ya İstiklal Ya Ölüm’le denedik aslında. İstanbul’un işgaliyle meclisin açılması arasında 6 hafta vardı. 6 haftayı anlatan bir dizi yaptık. Kıbrıs’ı 60 dakika olarak çektik. Birleştirerek 120 dakika yayınladık.
-Mevlana’yı 60 dakika mı yayınlayacaksınız yoksa yine birleştirerek 120 dakika mı?
60 dakika yayınlamayı düşünüyoruz. Nihayetinde yayın zamanında dönemin şartları, izleme alışkanlıkları devreye giriyor ister istemez. Bunu kamu daha rahat yapabilir. Çünkü 60 dakika dediğiniz diziyi de 6 günde çekiyorsunuz, 160 dakikayı da… 60 dakikanın bütçesi de düşük olmuyor. Finalinde TRT’de yayınlandığında ertesi gün izleme oranları önemli oluyor. Ama biz TRT olarak Mevlana’yla bunu deneyeceğiz. Dönem şartları iyi giderse haftada 2 günümüzü 60 dakikalık dizilerimize ayırarak başlamayı planlıyoruz.
-Uyanış Büyük Selçuklu aslında iyi reytinglerle devam ediyordu. Ne oldu da bir anda Alpaslan dönemine geçme kararı aldınız?
Hikaye finale doğru geldiğimizde tıkanmaya başladı. Bundan sonra ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Yapım Alpaslan önerisinde bulundu. Biz de hikayeye zaten Alpaslan’la başlamıştık. Hikayenin istediğimiz gibi gitmediğini görünce onay verdik. Ben kanal koordinatörü olarak Uyanış Büyük Selçuklu’da rol alan tüm oyuncularımızın yetenekleri, karakterleri, işe verdikleri emek, duruşları, kanala kattıklarından son derece memnunum. İsterlerse her projemde çalışırım.