Dizilerden Vatan Kurtaranlara ‘Reaksiyon’ Şoku…
Bağımlılığa dönüştükçe insanları asosyalliğe yönlendirmesine karşın adına ‘sosyal medya’ denilen haşmetin sürekli sallanması alışkanlık yarattı. Her yeni dizi çıktığında beşik gibi sallanan sosyal medya, istenilen verim alınamayınca bu kez olumsuzlukların müjdecisine dönüşerek sallanmakta…
Olanı biteni şişirme meraklıları sayesinde sallanmayı, hatta titremeyi alışkanlık edinen ve bir dönem kafası kopartılmaya çalışılan mavi kuş, aynı reaksiyonu ‘Reaksiyon’ dizisi için de göstermişti. Bu reaksiyon durumu da çok menem bir şey canım… Dizilerden kurtarılan vatan halleri gibi, zincirleme tepkimelerle salınıyor gündeme.
Lakin çoğu kez istenen sonucu da veremiyor… Tıpkı Amerikan güreşindeki ‘el verme’ olayı misali; bir örgütten diğerine, devletten devlete kurtarmacılığa… Keza Saddam bitti Esad’a bulaşalım, Taliban kabak tadı verdi IŞİD yaratalım uyanıklığına… Silah lobilerinin türlü atraksiyonlarında olduğu gibi!
Küresel anlamda reaksiyonlar oluşur, ülke bazında maden faciaları ve yaşamsal olumsuzluklar yaşanırken bizim dizicilerin yeni tutkusu da, senaryolarla kahramanlık destanları yaratıp nifak tohumlarının ipliğini pazara çıkartmak oldu bilindiği üzere...
Yıllardır büyük izleyici kitlesini korumayı başaran ‘Kurtlar Vadisi’nin açtığı yoldan ilerleyenlerin ürünleri; ‘Kaçak’, ‘Beyaz Karanfil’, ‘Reaksiyon’… Hoş öyle kayda değer bir iplik-pazar durumu da yok içeriklerde ama… Mühim olan reaksiyon yaratmak ve dahi reytingleri kapmak. Gel gör ki, bu uğurda büyük umutlarla ekrana sürülenlerden ‘Reaksiyon’ bombası, değişken reytingleriyle bir anlamda elde patladı.
REAKSİYON HALKA İNEMEDİ
Çözüm sürecini, İmralı görüşmelerini işleyerek dizilerdeki vatan kurtarıcılığına katkıda bulunmayı sürdüren ‘Reaksiyon’, hakkında çıkartılan tüm spekülatif haberlere rağmen yoluna devam edeceğinin sinyallerini vermiş bulunmakta.
İyi hoş. Dizilerin kalkmasından yana değiliz zaten. Ancak onca emek verilerek ortaya çıkartılan bir işin hak ettiği ilgiyi görmesini engelleyen yönlerini de vurgulamak boynumuzun borcu. Nasıl ki, konusundan çekim kalitesine başarıya layık ‘Reaksiyon’un gümlemesine içimiz el vermiyorsa. Hem diğer dizilere fark atan tanıtım, yüksel düzeyli destek bir işe yarasın değil mi? Yoksa boşa çaba olur.
Bu saptamayı yaptıktan sonra geniş kadrolu, yüksek maliyetli, Behzat Ç. kertikli ‘Reaksiyon’un başarısızlığındaki etkenlere geçecek olursak…
Aksiyonunu; Erdal Beşikçioğlu, İbrahim Çelikkol, Yurdaer Okur, İsmail Demirci gibi isimler üstüne kurarak bu tür karanlık içerikli yapımların rutini olan ‘kadın dolgusu’nu da Nehir Erdoğan ve Selen Soyder gibi taraftar toplama kapasitesine sahip isimlerle yapan ‘Reaksiyon’un en büyük eksiği, derin devleti anlatmaya soyunurken halkın ilgisini çekecek bir akıcılığa ve inandırıcılığa inemeyişi!
‘Kurtlar Vadisi’nin yumuşatılmış versiyonu gibi duran yapımda ne çözülen sırların bir çekiciliği var, ne de yerlerinden oynayan taşların merak uyandırıcılığı… Her şey talimatlara uygun hazırlanmış robot misali yürümekte!
Nasihat verircesine işlenen akıştaki anlatım dilinin yavanlığı ve karmaşıklığı izleyicinin izleme hevesini düşürürken bayan oyuncular başta olmak üzere performans donukluğu da ‘Reaksiyon’un etkisinin algılanmamasına katkıda bulunmakta.
‘Reaksiyon’da yaşananlarla izleyicinin bütünleşememe durumunun baş sebebi, oyuncuların çoğunun canlandırdıkları karakterlerle bütünleşememeleri. Sanki kendilerine biçilen rolleri hiç benimsememişler gibi. Oysa hepsinin neler yapabileceklerini başka dizilerde kısa süre önce gördük. Misal; Yurdaer Okur’un ‘Karadayı’ya can veren Savcı Turgut halleri nerede?
Öte yandan derin devletle çapraz bağlantılı derin aşk hallerine de sahne olan dizideki kadın karakterlerin eğretiliği külliyen sırıtmakta.
Selen Soyder’in canlandırdığı ve Serdar’ın hainliğini öğrenerek mesleğiyle duyguları arasında kalan Doktor Zeynep’in, intikamcılık çelişkisini ekran başındakilere aktardığını kim iddia edebilir? Ya da Nehir Erdoğan’ın Duygu karakterinde, Zeynep’e âşık olan Oğuz’a karşı duyulan aşkın gücünü veya bulunduğu görev konumunun etkinliğini yeterince görebiliyor muyuz? Ne gezer. Olay, onca erkeğin arasında boy göstermekten ibaret.
Sonuçta; gerçek olaylara dayanma iddiasıyla ortaya çıkıp sırtını popüler isimlerden oluşan kadrosuna ve tabii ki arka plandaki destekçilere dayamayı seçen ‘Reaksiyon’, derininden sığına, paralelinden daireseline cümle konuların üstüne giderken ekran başındakilerde gerçek bir reaksiyon yaratmak istiyorsa öncelikle kendi iç dinamiklerine çeki düzen vermeli!
Fazlaca yapay ve sıkıcı bir dille aktarılan teknik detayların bolluğundan, ortamların ve konuşmaların soğukluğundan arınmadığı sürece bu ‘Reaksiyon’dan hiçbir cacık olmaz. Yapılan işe, anlatılan konuya bizzat yapanların inancı olmazsa ‘Reaksiyon’ yaratmak mümkün mü? Mümkün değil. Hal böyleyken dizilerden vatan kurtaranları da ‘Reaksiyon’ şoku çarpar.