Belki derin mesajları olan bir film değildi ama bir aksiyon filmi olarak kendi türünün sınırlarını zorlayan bir filmdi. Yer yer duygusal yaklaşımı bir aksiyon filmi için fazlasıyla başarılı kaçtı, özellikle esas görevin soluna çıkıp çocukla duygusal bağ kurarak onu kollaması ve aralarında bağ oluşması hoş bir detaydı ya da Last of Us’tan sonra böyle şeyler hoşuma gider oldu.
Filmin en iyi sahnelerinden biri apartman arasındaki çatışmadna başlayıp uzun saçlı adama kamyonla çarptığı sahneye kadar ilerleyen o 12 dakikalık nefes kesici sahneydi. Gülşifte’nin çakma Escobar’ı öldürerek intikam aldığı sahne de çok hoştu.
Gelelim tartışmaların esas noktası olan son sahneye. Chris son kez vurulduktan sonra nehre kendini bıraktığında üzülmekle beraber, helal olsun dedim ilk defa bir aksiyon filminde kahramanın öldüğünü gördük. Sırf bu bile özgünlük puanına artı yazar. Tam film saygımı tamamen kazancakken son sahnede maalesef klişe bombasına maruz kaldık... Eğer o sahne olmasaydı filme puanım 8.5+ olurdu.
O sahneyi tartışmaya bile gerek yok. Bütün amaç para. “Eğer film fazla izlenir ve iyi para getirirse, nasılsa aksiyon filmidir diyerek 2.filmi çekeriz” kafasıyla açık kapı bırakılmış. Çekilmezse de soran oldu mu öldü dersin, kim bilecek?
Yönetmenin kendisi de açıklamış zaten. “Çoğu izleyici esas kahramanın hayatta kalmasını istemiştir ama bir kısmı da ölmesini. Bu yüzden filmin sonunda açık kapı bırakmak istedim; isteyen öldüğünü ve çocuğun sadece hayal gördüğünü düşünerek tatmin olacakken isteyense aslında ölmediğini, gerçekten de kurtulduğunu düşünerek tatmin olacak” anlamında bir şey demiş. Yani ister çocuk hayal gördü diyebilirmişiz, isterse de ölmediğini düşünebilirmişiz... Bak sen, ne düşünceli adam ama! Hikaye tabi ki, tek düşündüğü şey para olmamış olsa böyle edebiyatlara girmezdi. Tabi, parayı düşündüm de diyemeyeceğine göre iyi hikaye uydurmuş. Ama tuzağına düşüp de öldü mü kaldı mi diye hiç kafa yormaya gerek yok, çünkü bunu belirlemek imkansız şu durumda.
Keşke o havuz sahnesi olmasaydı, ne güzel çocuğun yatakta söylediği o özlü söze uygun vurucu bir son olmuş olurdu... Yine de filmdeki aksiyon kalitesi ve Gülşifte’nin gözleri sayesinde filmden pozitif bir etki aldım, yönetmene de o kadar kızamıyorum ne de olsa kendince haklı.