İlk Dağ filmi çıktığında çok fazla gişesi olmadı ama Nefes: Vatan Sağolsun ile beraber ağızdan ağza dolaşarak büyük bir kitleye ulaşmayı başardı. Aradan 7 yıl geçtikten sonra devam filmi olarak karşımıza çıkan Dağ II, ilk filme göre çıtayı Allahuekber dağlarına çıkarmış desek yalan olmaz
Dağ 1'in konusu üstleri çatışmada şehit düşen iki uzun dönem askerin kurtulma mücadelesiydi. Filmde çok fazla geçmişe dönüş olması ve şimdiki zaman içerisinde olayların tekdüzeliği açıkçası seyirciye fazla bir derinlik sunmuyordu. Fakat Dağ 2'de olaylar fazlasıyla karmaşık ve geniş bir coğrafyada geçtiği için kendimizi bambaşka bir yerde bulabiliyoruz.
Filmde özetten anlaşılacağı üzere 7 MAK timi ekibi üyesinin IŞİD'in kaçırdığı bir Türk gazeteciyi kurtarma operasyonuna sahne oluyoruz. İlk bölümde Dağ 1'de ucu açık bırakılan yerler itina ile doldurulmuş. Özellikle Bekir'in aksayan ayağı ve Oğuz'un yaraları flashbackler ile detaylı bir şekilde anlatılmış. Yani ilk filmden geride kalanlar tamamen törpülenmiş.
İlk filmden ikinci filme yalnızca başroller Çağlar Ertuğrul ve Ufuk Bayraktar geçmiş. Zaten ilk filmde ikisinin dışında yalnızca Fırat Doğruloğlu ve Mesut Akusta vardı, Fırat Doğruloğlu'nu yine ilk filmden geçmiş görüntülerde görüyoruz. Murat Serezli Veysel komutan rolüne epey yakışmış, özellikle son yarım saatteki performansını gözlerim dolu izledim. Asker disiplini ile yetiştiği için otoriter, yaşadıkları için de sert bir karakterde Veysel, fakat devresi Yaşar komutanın emanetleri Oğuz ve Bekir'e daha ilk baştan sahip çıkıyor.
Ahu Türkpençe'yi en son Kaybedenler Kulübünde izlemiştim. 10 yıl önce gayet iyi potansiyeli varken neden pasif oyunculuğa geçti hala anlayabilmiş değilim. Oynadığı Ceyda karakteri bayağı hümanist bir karakter ama beğendiğimi söyleyebilirim.
Filmde Murat Serezli'den sonra en çok beğendiğim ikinci yardımcı başrol Sniper Arif rolüyle Murat Arkın oldu. Filmin bütününe yayarak okuduğu "Kahramanların Ölümü" şiiri duygulandırdı.
Yine filmde oynayan ve geri plana çekilen bir başka oyuncu Mustafa başçavuşu canlandıran Atılgan Gümüş. Kendisini Benden Baba Olmaz ve Papatyam dizilerinde izlemiştim ama bu sefer bambaşka bir rolde gördük. Normalde komedi filmlerinde oynayan oyuncuların aksiyon türünde başarısız olduğunu pek çok kez görmüşüzdür ama Atılgan Gümüş bu rolün üstesinden gelmiş.
Ahmet Pınar filmde neredeyse hiç diyaloğu olmayan başroldü, son bölümde resmen ağlattı. Filmin başındaki rakı sahnesindeki Müslüm Gürses'in Sebahat Abla şarkısı ile Eşref'in ölen eşi Sebahat'in bağlantısı hüzünlendirdi.
Emir Benderlioğlu konuk oyuncu olmasına rağmen filmde bayağı döktürmüş, eğer Dağ 3 çekilirse kendisini ana kadroda görmeyi isterim

Açelya Özcan (Nabat) ve Bedii Akın (Boran) da dikkat çeken oyuncular arasında.
Oyuncuları geçtikten sonra Alper Çağlar'ın performansına gelelim. Filmin senaristi, yapımcısı, yönetmeni hatta ve hatta kurgucusu olan Çağlar bu filmde bütün yeteneğini konuşturmuş. Çekim teknikleri ile hayran bırakan genç yönetmeni ilerleyen süreçte sık sık göreceğimizden eminim.
Dağ 2'nin tek eksik bulduğum yanı patlama efektlerinin biraz özensiz montajlanmış olmasıydı. Onun dışında çatışma sahnelerindeki ekipmanlar (Helikopterler ve obüsler dahil) TSK'dan temin edilmiş. Film bu yönden de bir ilk olmayı başarıyor çünkü çatışma sahneleri gerçek gibi değil bizzat gerçek.
İlk haftayı 223 bin izleyici ile kapatan Dağ 2'nin 1 milyon barajını geçeceğini düşünüyorum. Seyircinin desteğiyle umarım Dağ 3 de arayı çok açmadan çekilir.
Puan: 9/10