FK6 25th Hour / 25. Saat (2002) Film Bilgileri & Yorumları

gundix123

Konu Sahibi
Favori Üye
Katılım
14 Aralık 2011
Mesajlar
3,939
Reaksiyon puanı
3,284
Puanı
460
0307901.jpg


25. Saat - 25th Hour (2002)

Türü: Suç, Dram
Yönetmen: Spike Lee
Senaryo: David Benioff (novel), David Benioff (screenplay)


Oyuncular:
Edward Norton
Philip Seymour Hoffman
Barry Pepper
Rosario Dawson
Anna Paquin

IMDb Sayfası

Filmin Özeti
Montgomery Brogan (Edward Norton), uzun yıllar uyuşturucu satıcısı olarak hayatını devam ettirmiş ve her şeye sahipken, günün birinde polisin ani baskını sonucunda evinde yüklü miktarda uyuşturucu ile yakalanır ve 7 yıl hapise mahküm edilir.. Hapise girmeden önceki 24 saatini, en yakın dostları ve sevgilisiyle geçirmek istemektedir. Ama aklında bir çok soru işareti bulunmaktadır, kendisini ihbar eden kimdi? Hapiste ki ilk günü nasıl geçecek? Başına neler gelecek?
Korku ve nefretin birbirine karıştığı son gün ve beklenmedik olaylar...

Filmin Fragmanı


Fav10 Film Kulübünde 3. hafta filmi olarak seçilmiştir, hepiniz izlemeye davetlisiniz. :)

@Titanium, @Danger UA!, @Maskeli Fedai, @mrt-06, @Harunnn60, @Yiğitt, @crazymurat31, @-potterhead-, @Tolstoyevski, @Aserat, @OzaN, @Arslan Bey, @Çiğdem-, @sokak sanati, @Tzira, @sürgünüm
 
Spike Lee gibi ünlü bir yönetmenin izlediğim ilk filmi. Filmin orta kısımları bana biraz uzun ve gereksiz geldi ama son 30 dakikası çok iyiydi. Bir hayatın kaybolup gidişini, umutsuzluğu çok iyi anlatmış film. Edward Norton yine daha öncekilerinden farklı bir rolde ve yine müthiş. Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimler de çok başarılıydı. Ama Philip Seymour Hoffman'ın karakterinin öğrencisiyle olan ilişkisi filmle çok alakasız ve saçmaydı.

"Son 30 dakikada Monty'nin kendini arkadaşına dövdürdüğü sahne ve en sonda babasının ona kaçıp hayatını kurtarmasını söylediği ve ardından Monty'nin morarmış gözlerindeki umutsuzluğun ardından gelen kapanış mükemmeldi."]


7.5/10
 
25th Hour
Böyle bir film çıkacağını sezmiştim daha en başta. Filmin yapılış amacı bariz kötü bir durumda olanlara, tam tabiri değilde kötü bişiler yapıyor veya yapacak olaranları uyarmak amaçlı gibiydi, bende böyle bir şeyin içinde olmadığımdan hissiyatı alamadım ve bana uygun olmayan boş zaman filmi gibi geldi. Sırf vasat lafını kullanmıyorum çünkü sevdiğim oyuncular oldumu izlemekten sıkılmam.

Şimdi filmin bariz en güzel sahnesi ilk bölümde ki reyizin bela okuma sahnesiydi bayağı yüksek ve uzun bir sahneydi söve söve bitiremedi ve bence filmin en iyi sahnesiydi. Ve sonda onları iyi şekilleriyle hayaline getirmeside ayrıyeten yazılması gereken bir nokta.

Filmde ciddi şekilde boş sahnemi desek doldurma sahnesi mi desek garip garip sahneler vardı. Hoca rolünde ki geçtiğimiz sene kaybettiğimiz reyizin 17 yaşında ki kıza sulanması doldurmaydı heralde bir yere gitmedi hep bi kötüye yorma cabası sanki yönetmen etrafta gördüğü şeyleri bu filmede koyayım demesi gibiydi.

Genel olarak, keş, psikopatlık durumu yaşamadıysanız veya etrafta yaşayan bir arkadaşınız vs. olmadıysa tam boş zaman geçirmelik bir film olmuş diyebilirim.

6.5/10
 
Yoruma olumlu mu başlasam olumsuz mu başlasam bilemedim. Film seyir zevki açısından gayet iyiydi. Ana konu bence ilgi çekiciydi. Oyuncular iyiydi. (Ben en çok Phillip Seymour Hoffman'in performansını beğendim ama Edward Norton'u da izlemek her zaman güzel. :))

Edward Norton'un herkese saydırdığı sahne unutulmayacak. :)

Ayrıca sonda hapishaneye gitmeden önce çirkinleşmek için kendini dövdürdüğü sahne de .

Öğrenci - öğretmen ilişkisi gerçekten filmin genelinden çok kopuk kalmış. Fakat ben o sahnelerden keyif aldım hatta normal konudan bile daha çok ilgimi çekti, muhtemelen Anna Paquin'e hayran kalmamdan dolayı. :D (Rahmetli Hoffman'ın iyi performansını da eklemeli.)

Ama arkadaş filmde baya süre ayrılan bir konuyu hiçbir yere bağlamadan da bitiremezsin ki. Bari yapmışken 15 dakika daha uzatsaydınız ve o olay nereye bağlanıyor öğrenseydik.

Filmi genel olarak baya sevdim ama işte ciddi sorunları olan biraz kafası karışık, ne anlatmak istediğini tam bilmeyen ya da anlatamayan bir film. Ben yine de puanımı bol vereceğim. 7 ile 7.5 arasında kalarak:

7.5/10
 
İyi bir filmdi, konusu da ilgi çekiciydi. Reji ve senaryosu da genel anlamda başarılıydı, ama alakasız ve amaca hizmet etmeyen anlar da vardı, mesela öğretmen-öğrenci ilişkisi. İlişkinin bir yere bağlanmaması da ciddi bir eksiklik olmuş.

Özellikle Edward Norton çok başarılı bir performans sergilemişti yine. Philip Seymour hoffman, Anna Paquin ve Barry Pepper de iyi oyunculuklarıyla dikkat çektiler.

Filmde genel olarak eleştirilecek bir şey bulamıyorum. Ama senaryonun kimi anlarda dağınıklaşması nedeniyle biraz puan kırıyor, yine de izlemenizi öneriyorum.

7,5/10
 
@OzaN Sonu gayet açık değil miydi?

"Tüm o düşünceleri aklına getiriyor ama mecburen hapishaneye gidiyor işte."]
 
Harika bir film. Etkinliğin şuana kadar izlediğim en iyi 2.filmi diyebilirim rahatlıkla. Zaman su gibi akıp geçti, çok akıcı çok kaliteli.

Filmin önüne geçen en önemli şey müzikleri. Resmen ruhum doydu bu destansı müziklere. Yönetmenlik ve senaryoyu de bir o kadar beğendim. Ve tabi ki Edward Norton...

Böyle bağımsız Amerikan filmlerinin yeri ayrıdır her zaman. Klasik Hollywood betimlemelerinden çok uzaktı bence.

Ayrıca hiçbir detayın gereksiz olduğunu sanmıyorum

Film suçtan ziyade ceza çekme psikoloji üzerine kuruluydu. Suçu işlemenin yarattığı gerilim ve ceza çekme tehlikesine karşın o vicdan azabı, tedirginlik. Gözlüklü adamla öğrencisi olayı da bu konudan bir kesit.

O bela okuma sahnesi bence de müthişti. Hatta hiç abartmıyorum sinema tarihine geçmiş olabilir o sahne. İzlediğim en manyakça sahnelerden biri. Orada çevirmen "Canları cehenneme" diye çevirmiş, keşke dublaj gibi yapmasaydı da orijinale sadık kalsaydı. :) Yine de o çeviriye rağmen bile harikaydı. Ara ara o sırf o sahneyi izlemek için filmi açacağım, belki youtube'dan altyazılı bulabilirim o sahneyi. :)


Filmin sonu da alışılmışın dışındaydı. O öyküleyici hayal sahnesinin sanatsal değeri görmezden gelinemeyecek kadar kaliteli. Harikaydı! :)

Adaylıklarım:

En İyi Film
En İyi Erkek Oyuncu
En İyi Müzik
En iyi Ses Miksajı
En iyi Sanat Yönetimi
En İyi Senaryo
En İyi Kurgu
En İyi Yönetmen
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu


  • 8.5/10
 
Son düzenleme:
Daha hareketli hızlı bir film zannetmiştim aslında ama yine de ders çıkartılacak iyi bir filmdi. İnsanı gerçekten düşündürüyor 24 saat sonra hapse girecek olsam neler yapardım. Çıktığımda kaç yaşında olacağım gibi. İnsanın özgürlüğünün elinden gitmesini ve bu psikolojiyi çok başarılı bir şekilde yansıtmışlar.

Edward Norton çok iyi bir performans sergiliyor. Ayna karşısındaki sahneden bahsetmeme gerek bile yok sanırım. Philip Seymour Hoffman ve Barry Pepper'ın performansları da çok iyiydi.

Son sahneleri filmin özellikle çok dramatikti. Babanın konuşması beni derinden etkiledi.

Arabada giderken babasının anlattıklarından sonra asıl gerçeği görünce tüm hayallerim suya düştü. Monty'nin kendini arkadaşına dövdürdüğü sahne de çok etkileyiciydi.

Filmin müzikleri de çok hoşuma gitti. Sonuç olarak kusursuz değil ama güzel bir film.

8/10