[h=2]
70. Bölüm Ömer Baba- Polat Diyaloğu[/h]
70. Bölüm Ömer Baba- Polat Diyaloğu[/h]
Oğlunun Ercüment'e dair gerçekleri paylaşarak akıl danışmak için kendisini ziyaret ettiği o akşamı takiben babasını toprağa veren gelininin, yaşadığı acı yitirişe yaktığı ağıdı dinleyen Ömer babanın aklı karışmıştır. Ercümentâ??in sonunu getiren bu ölüm oyununda Polat'ın payına düşen rolün ne olduğunu tam olarak öğrenmek için oğlunu ziyaret eder. İşittikleri karşısında her zamanki sükunetini koruyan baba; gerçeğin yok edici alevi oğlunun yuvasını tarumar etmesin diye Polat'dan bir istekte bulunur:
POLAT: Kazım arabayı çıkar çıkıyoruz...
POLAT: Hayırdır baba?
ÖMER: Çıkıyor muydun evladım?
POLAT: Acil bir yere gitmem lazım baba...
ÖMER: İki dakika konuşalım öyle git...
POLAT: Evde bir sıkıntı mı var baba?
ÖMER: Yok evladım... Şu işi bana bir anlat bakayım Ercüment nasıl öldü?
POLAT: Olmayacak bir iş oldu. Biz adamı emniyete götürürken pusuya düşürdüler Ercüment'i kaçırmak için... Müdahale ettik, başarılı olduk... Ercüment oradakilerden birinin silahını aldı, Abdülhey'e ateş etti, ıskaladı... Abdülhey karşılık verdi Ercüment'i vurdu...
ÖMER: Ebru'ya böylece anlattın mı?
POLAT: Yok baba...
ÖMER: Neden?
POLAT: Biraz acısı dinsin anlatacağım baba...
ÖMER: Evladım kızın babası ölmüş, acısı kolaylıkla diner mi?
POLAT: En azından hadisenin sıcaklığı geçsin diye düşündüm...
ÖMER: Aman evladım aranıza yalan sokma...
POLAT: Abdülhey de böyle söylüyor ama ebruyla nasıl konuşacağımı bilemedim baba...
ÖMER: Hakikat acıdır evladım. Hiç kimse hakikati işitmek istemez... Ama hakikat acıları daha çabuk dindirir... Abdülheyâ??in bu işte bir günahı var mı?
POLAT: Yok bana ne günahı olacak, adam gözümüzün önünde ateş etti Allah korudu Abdülhey'i
ÖMER: Sen Ebru'ya hakikati anlat ki başkasından duymasın... Başkasından duyarsa artık sana inanmaz... Hem karına hem kendine hem Abdülhey'e yazık etmiş olursun...
POLAT: Tamam anlatacağım...
ÖMER: Ne zaman anlatacaksın?
POLAT: Bu akşam anlatacağım...
POLAT: Kazım arabayı çıkar çıkıyoruz...
POLAT: Hayırdır baba?
ÖMER: Çıkıyor muydun evladım?
POLAT: Acil bir yere gitmem lazım baba...
ÖMER: İki dakika konuşalım öyle git...
POLAT: Evde bir sıkıntı mı var baba?
ÖMER: Yok evladım... Şu işi bana bir anlat bakayım Ercüment nasıl öldü?
POLAT: Olmayacak bir iş oldu. Biz adamı emniyete götürürken pusuya düşürdüler Ercüment'i kaçırmak için... Müdahale ettik, başarılı olduk... Ercüment oradakilerden birinin silahını aldı, Abdülhey'e ateş etti, ıskaladı... Abdülhey karşılık verdi Ercüment'i vurdu...
ÖMER: Ebru'ya böylece anlattın mı?
POLAT: Yok baba...
ÖMER: Neden?
POLAT: Biraz acısı dinsin anlatacağım baba...
ÖMER: Evladım kızın babası ölmüş, acısı kolaylıkla diner mi?
POLAT: En azından hadisenin sıcaklığı geçsin diye düşündüm...
ÖMER: Aman evladım aranıza yalan sokma...
POLAT: Abdülhey de böyle söylüyor ama ebruyla nasıl konuşacağımı bilemedim baba...
ÖMER: Hakikat acıdır evladım. Hiç kimse hakikati işitmek istemez... Ama hakikat acıları daha çabuk dindirir... Abdülheyâ??in bu işte bir günahı var mı?
POLAT: Yok bana ne günahı olacak, adam gözümüzün önünde ateş etti Allah korudu Abdülhey'i
ÖMER: Sen Ebru'ya hakikati anlat ki başkasından duymasın... Başkasından duyarsa artık sana inanmaz... Hem karına hem kendine hem Abdülhey'e yazık etmiş olursun...
POLAT: Tamam anlatacağım...
ÖMER: Ne zaman anlatacaksın?
POLAT: Bu akşam anlatacağım...