- Katılım
- 20 Mart 2011
- Mesajlar
- 10,212
- Reaksiyon puanı
- 1,373
- Puanı
- 535
Merhaba ben Cafer size bugün Miskinler Tekkesine nasıl katıldığımı anlatıcam.İlerleyen bölümlerde daha farklı konulara değinicem.
Öncelikle kendimi tanıtayım.Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldim.Aslen Elazığ'ın gakkoşlarındanımdır.4 tane bacım var.Hepside birbirinden güzel.Babam sürekli erkek olsun diye denemelerde bulunmuş.4 defa karavana atmanın sinirinden olacak ki sonunda 12'den vurmuşta ben olmuşum.İlkokul hayatım çok zordu.Okuma yazmayı bir türlü öğrenemedim.Yanımdaki kızın kokulu silgisiyle çilekli kalemi vardı.Bizimde vardı elbet ama onunkileri öğretmen vermişti.Biz kendi paramızlan aldık.Beleş malın tatlı olduğunu ilk o zaman anladım.Liseye gitmedim.Babam hafızlığa verdi beni.Okuma yazma öğrenemedin bari gitte hafız ol dedi.Şimdi bunun bana tercümesi şöyle oluyor: "Daha 29 harfi yanyana koyup anlamlı kelimeler oluşturup okuyamayan adamsın bari gitte 600 küsür sayfalık Kuranı ezberle." Neyse bu beni Sivas'ta Miskinler Tekkesi diye bir yere verdi.Benim boyda uzundur 1.90 varımdır.Tekkenin girişine ufacık kapı yapmışlar.Eğilerek girdim.Yanımdaki abiye sordum: "Yav abi bu kapıları niye böyle ufak yapıyonuz insan geçecek burdan." Şöyle baktı baktı bana sonra : "Buradan eğilerek geçesin ki nefsin terbiye olsun." Dedi. İçimden ulan boyumuz ufak demiyonuzda edebiyat yapıyonuz anasını satıyım dedim.İçeri girdik.Baya uzun bir holden geçtik.Bu holün sonu büyük bir salona çıktı.Salonda kafasında takkesi,elinde tesbihi bir adam oturuyordu.Yanımdaki abi hemen diz çöktü, benide omzumdan bastırarak aşağı indirdi.Diz üstünde emekliyerek adamın ayaklarının yanına kadar gitti.Elini öptü,eteğini öptü.Adam cebinden 3 tane badem şekeri çıkarıp abiye verdi.Abi hemen hepsini ağzına attı.Sıra bana gelmişti.İnşallah bana badem şekeri vermezdi çünkü nefret ederdim badem şekerinden.Diz üstünde emekliyerek ayak ucuna gittim elini,eteğini öptüm 3'er defa.Elini sol cebine attı ve çıkardı.Elinle nah yapıyordu bana.Ulan noluyor demeye kalmadan annemin sesini duymaya başladım.Annemin tekkede ne işi var derken birden yağmur yağmaya başladı.Hoca havalanıp uçmaya başladı.Sağ odadan mini etekli bir kız çıktı ve hocanın bacağından yakalayıp onu aşağıya çekti.Arkama döndüm bizim abi badem şekerine dönüşmüştü.En son kocaman bir el bana doğru geliyordu ondan sonrasını hatırlamıyorum çünkü uyanmıştım.
Evet bu benim bir rüyamdı.Bunun sabahında trenle Istanbul'a bir cemaatin evine gidecektim gerçekten.Orada hafızlık dersleri alacaktım.Onunda hikayesi gelecek bölüm.Haydi eyvallah.
Öncelikle kendimi tanıtayım.Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldim.Aslen Elazığ'ın gakkoşlarındanımdır.4 tane bacım var.Hepside birbirinden güzel.Babam sürekli erkek olsun diye denemelerde bulunmuş.4 defa karavana atmanın sinirinden olacak ki sonunda 12'den vurmuşta ben olmuşum.İlkokul hayatım çok zordu.Okuma yazmayı bir türlü öğrenemedim.Yanımdaki kızın kokulu silgisiyle çilekli kalemi vardı.Bizimde vardı elbet ama onunkileri öğretmen vermişti.Biz kendi paramızlan aldık.Beleş malın tatlı olduğunu ilk o zaman anladım.Liseye gitmedim.Babam hafızlığa verdi beni.Okuma yazma öğrenemedin bari gitte hafız ol dedi.Şimdi bunun bana tercümesi şöyle oluyor: "Daha 29 harfi yanyana koyup anlamlı kelimeler oluşturup okuyamayan adamsın bari gitte 600 küsür sayfalık Kuranı ezberle." Neyse bu beni Sivas'ta Miskinler Tekkesi diye bir yere verdi.Benim boyda uzundur 1.90 varımdır.Tekkenin girişine ufacık kapı yapmışlar.Eğilerek girdim.Yanımdaki abiye sordum: "Yav abi bu kapıları niye böyle ufak yapıyonuz insan geçecek burdan." Şöyle baktı baktı bana sonra : "Buradan eğilerek geçesin ki nefsin terbiye olsun." Dedi. İçimden ulan boyumuz ufak demiyonuzda edebiyat yapıyonuz anasını satıyım dedim.İçeri girdik.Baya uzun bir holden geçtik.Bu holün sonu büyük bir salona çıktı.Salonda kafasında takkesi,elinde tesbihi bir adam oturuyordu.Yanımdaki abi hemen diz çöktü, benide omzumdan bastırarak aşağı indirdi.Diz üstünde emekliyerek adamın ayaklarının yanına kadar gitti.Elini öptü,eteğini öptü.Adam cebinden 3 tane badem şekeri çıkarıp abiye verdi.Abi hemen hepsini ağzına attı.Sıra bana gelmişti.İnşallah bana badem şekeri vermezdi çünkü nefret ederdim badem şekerinden.Diz üstünde emekliyerek ayak ucuna gittim elini,eteğini öptüm 3'er defa.Elini sol cebine attı ve çıkardı.Elinle nah yapıyordu bana.Ulan noluyor demeye kalmadan annemin sesini duymaya başladım.Annemin tekkede ne işi var derken birden yağmur yağmaya başladı.Hoca havalanıp uçmaya başladı.Sağ odadan mini etekli bir kız çıktı ve hocanın bacağından yakalayıp onu aşağıya çekti.Arkama döndüm bizim abi badem şekerine dönüşmüştü.En son kocaman bir el bana doğru geliyordu ondan sonrasını hatırlamıyorum çünkü uyanmıştım.
Evet bu benim bir rüyamdı.Bunun sabahında trenle Istanbul'a bir cemaatin evine gidecektim gerçekten.Orada hafızlık dersleri alacaktım.Onunda hikayesi gelecek bölüm.Haydi eyvallah.