Hakan Boyavin Tv8 de ki programından
Türk televizyonlarının usta oyuncusu Hakan Boyav, önümüzdeki günlerde atv’de ‘Beyaz Karanfil’ dizisiyle evlere konuk olmaya hazırlanıyor. Kenan Çoban ve Ali Sürmeli’yle başrolde oynayan oyuncu yeni dizisinin heyecanını yaşarken diğer taraftan da eski eşiyle yeniden evlenmiş olmanın mutluluğunu yaşıyor. Oyuncuyla keyifli bir sohbetin kapılarını sizler için araladık.
Aslında 23 yıldır oyunculuk yapıyorsunuz ama ‘Kurtlar Vadisi Pusu’yla tanınır bir oyuncu oldunuz. Bir kırgınlık söz konusu mu?
Televizyon serüvenime Asmalı Konak dizisinde bir bölümlük rolle başladım. Hemen arkasından ‘Arap Saçı’, ‘Hırsız Polis’ ile ‘Hanımın Çiftliği’nde bulundum. Bu saydığım dizilerin tümü tanınmama neden oldu. 1987 senesinde girdiğim Devlet Tiyatroları’yla pek çok oyunda başrol oynamıştım fakat bu bir gerçek ki televizyonda oynadığım dizilerle tanınır oldum. Bütün bu popülaritenin üstüne, ‘Barda’, ‘Hayattan Korkma’, ‘Behzat Ç.’ gibi filmler de eklenince artık kariyerim şekillenmeye başlamıştı. Kırgınlık konusuna gelirsek, seyirciye hiçbir kırgınlığım olmadığı gibi teşekkür borçluyum.
n Hem beyazperde de hem tiyatro sahnesinde pek çok karakteri canlandırdınız. Tiyatro mu sinema mı? Ve neden?
Tiyatro mu sinema mı sorusu bence doğru bir soru değil ikisi çok farklıdır. Tiyatroda oynarsınız, bir etki verirsiniz karşılığını oyun bittiğinde alırsınız. Sinema ya da televizyonda ise seyircinin tepkisini görmek için yayın tarihinin ertesi gününü beklemek zorundasınız. Tiyatroda en arka sıranın görebilmesi için büyük ve abartılı oynarsınız ama sahnede o kocaman salladığınız elinizi kolunuzu kamera karşısında azaltmazsanız komik olursunuz. Dolayısıyla kamera oyunculuk dozu olarak da farklı bir teknik ve sempati ister. Ortak tarafları tiyatro sahnesi de kamera da kötü oyuncuyu kusar. Tiyatronun zor tarafı, televizyon ve sinemada yaptığınız hataları montaj masasında kurtarabilirler, tiyatroda ise seyircinin karşısında yaptığınız hataları kurtarabilecek bir montaj masası yoktur. Bana sorarsanız er meydanı tiyatrodur.
ERKEK DİZİSİ YAPMAK RİSKLİDİR
‘Beyaz Karanfil’ dizisine nasıl dahil oldunuz?
Kurtlar Vadisi ile yaptığımız 3.5 sezonluk yoğun ve başarılı çalışmamızı sonlandırdıktan sonra pek çok dizi teklifi aldım. Beyaz Karanfil dizisinin senaryosu bana çok farklı geldi. Cüneyt Aysan ve Bahadır Özdener’in imzasının olduğu bir senaryoydu.
Her ikisi de hayranlık duyduğum senaristlerdir. Bir dizinin başarılı olması senaryonun gücüne bağlı olduğu kadar yapılan cast’a ve oyuncu yönetmen kimyasının tutmasına çok bağlıdır, bu uyumun yakalanacağına inandıktan sonra karar vermem zor olmadı. Kısacası Beyaz Karanfil dizisinde rol almak istemem senaristinden oyuncusuna yönetmeninden yapımcısına kadar tüm ekibe inanmamdandır.
Ağırlıklı olarak kadınların dizi izlediği dönemde erkek dizisi yapmak riskli değil mi?
Riskli (gülüyor).
Sizce meşhur olmak iyi bir oyuncu olmak mıdır? Son dönemde oyuncu kalitesini nasıl buluyorsunuz?
Ben İzmir Devlet Konservatuvarı oyunculuk bölümünden 1987’de mezun oldum o yıllarda sadece tiyatro yapabilirdiniz. Tiyatroda da para yoktu, popülerlik yoktu. Biz oyunculuğu bir yaşam biçimi olarak seçtik zamanla televizyon dizileri ve filmlerle birlikte oyunculuk para getiren ve popüler bir mesleğe dönüştü, dolayısıyla pek çok kişi fakir ama bir varlık nedeni olarak oyuncu olmak yerine zengin ve popüler bir dünyaya ait olabilmek için oyuncu olmayı ister oldu. Benim için bir diziden aldığım paranın ve göreceğim magazinel popülerliğin zerre kadar önemi yoktur. Ben seçimlerimi sadece senaryonun ve projenin kalitesine göre yaparım. Para kazanmışım ya da popüler olmuşum duygusu iyi iş çıkartmışım duygusundan çok çok sonraları gelir.
Hiç oynadığınıza pişman olduğunuz bir proje oldu mu?
Beni takip eden bir seyirci kitlem olduğunu biliyorum, onları memnun etmeyeceğini tahmin ettiğim hiçbir projede oynamamaya çok büyük özen gösterdiğimin bilinmesini isterim.
Nasıl bir erkek olarak tanımlıyorsunuz kendinizi?
Ben kendimi dürüst, iyi bir insan olmaya çok gayret gösteren, işinde çok çalışkan, hayatın içinde olmayı seven, inançlı, vatansever biri olarak tanımlayabilirim.
ESKİ EŞİMLE YENİDEN EVLENDİM
Bir kadında katlanamayacağınız şeyler nelerdir
Benim şöyle bir oyuncu gözlemim var… Türk kadınlarının %99.9’u bir numara küçük terlik giymekteler, bunun nedenini ömrüm boyunca anlayamadım ve bu duruma katlanamıyorum… Şaka bir yana kadın olsun erkek olsun yalancılık, riyakarlık, sadakatsizlik, şımarıklık gibi temel fena huyların tümüne her insan gibi ben de katlanamıyorum.
Kadınlarda çekici bulduklarınız yaşla beraber değişiyor mu?
Kesinlikle değişiyor, gençken çok fazla önem verdiğim dış güzellik yaş aldıkça yerini karakter güzelliğine terk eder oldu. Çok basmakalıp gelecek ama bireyselliğini tamamlamış, güçlü ve etkin bir karakter artık bana 90-60-90 bir kadından daha çekici geliyor.
Ev işleriyle aranız nasıl? Neler yapıyorsunuz evde?
13 yıllık bir evlilik yaşadım, âşık olduğum kadındı daha sonra 8 yıllık bir ayrılık dönemimiz oldu, evli olduğum zamanlar ev işlerinden hiç anlamazdım, bu 8 yıllık mecburi bekarlığımda ev işlerini öğrendim ve uygular oldum. Artık yemekten bulaşığa temizlikten alışverişe kadar evimden sorumlu bir insan haline geldim. Bu yaz eski eşimle tekrar evlendik. Ona ev işlerinden anlayan bir koca olarak kendimi affettirmeye çalışıyorum.
@takas aga konusunu acarsin. Ha birde adam replikleri falan resimlerle cizip ezberliyormus nasil bir kafa varsa artik