eTV Yedinci Hayat - 2. Bölüm | Yeni Bölüm

Aserat

Co-Admin
24 Ağustos 2014
44,768
25,876
1,061
İstanbul


Bu dizi "What Happened to Monday" filminden uyarlanmış, yer ve kişi adları değiştirilmiştir.
[xtable=skin1|600x@]
{tbody}
{tr=@x148}
{td=294x148}

PAZARTESİ{/td}
{td=304x148}

SALI{/td}
{/tr}
{tr=@x153}
{td=294x153}

ÇARŞAMBA{/td}
{td=304x153}

PERŞEMBE{/td}
{/tr}
{tr}
{td=294x@}

CUMA{/td}
{td=304x@}

CUMARTESİ{/td}
{/tr}
{tr=@x144}
{td=294x144}

PAZAR{/td}
{td=304x144}
{/td}
{/tr}
{/tbody}
[/xtable]
2. BÖLÜM
(Buğra kapı deliğinden bakar ve hızlıca kilidi çevirip kapıyı açar. Gelen Perşembe'dir. Kaykaydan öyle bir düşmüştür ki hem sağ kolu kanlar içinde kalmış, hem de sağ elindeki işaret parmağı kopmuştur. Buğra onu sertçe tutup içeri atar.)

Buğra: Sen ne yaptığını zannediyorsun? Hepimizi tehlikeye attın!

(Perşembe kopan parmağını kendi çabalarıyla sarsa da başarılı olamamıştır. Buğra hemen ecza dolabını açıp müdahaleye başlar.)

Buğra:
Ya yakalansaydın, o zaman ne olacaktı? Tek bir hata hepimizin hayatına mal olur, bunu kaç defa söyledim!
Perşembe: Keşke hiç doğmasaydım! En azından böyle hapis hayatı yaşamazdım!
Buğra: Keyfimizden böyle yapmıyoruz herhalde. Sonsuza kadar uyutulmak ve bizi görememek mi istiyorsun? Ama bir daha uyanacağın bile garanti değilken! Seni anlayabiliyorum ama böyle bir durumda bencilliğin alemi yok.

(Buğra Perşembe'nin yarasını sardıktan sonra dolaptan et bıçağını çıkarıp ucunu ocakta ısıtır.)

Buğra:
Birinizin yaptığı hata herkesi etkiler.. (Pazartesi'nin parmağını masaya koyup tendürdiyot sürdükten sonra) Cesur olmanı istiyorum... Kardeşlerine örnek ol..
Pazartesi: Acıyacak mı?






(Buğra içinden 3'e kadar saydıktan sonra Pazartesi'nin parmağını keser. Küçük kız acı içinde inlerken diğerleri şoktan donakalmıştır.)

***
30 YIL SONRA | 6 Haziran 2073, Pazar


(Perşembe kesilmiş parmağına bakıp 30 yıl önce o gün yaşananları düşünürken Pazar da yorucu bir iş gününün ardından eve dönmüştür.)



Salı:
(tencereyi masaya koyarak) Yemek hazır.
Çarşamba: (çatalla bir dilim alarak) Oh be. Açlıktan geberiyorum resmen.
Cumartesi: Tok olduğun bir zaman hatırlamıyorum, karnında kurt var bence.
Çarşamba: (gülerek) Keşke olsaydı, yarın onu pişirirdik en azından.
Cumartesi: Bugün menüde ne var?
Salı: Fare kızartması ile hamam böceği çorbası.

(Dünyanın geldiği durum yüzünden insanlar artık mümkün olan her şeyi besin olarak değerlendirmeye başlamıştır.)

Cumartesi: Eskiden böyle pilavlar, kuru fasulyeler yiyormuş insanlar. Ama biz.. Iyy!!
Pazar: Bunu bulamayanlar da var, şükret.



(Tam o sırada Çarşamba'nın geyirmesi masada gülüşmelere yol açar.)



(Öte yandan Pazartesi'nin sıkkın hali de Salı'nın gözünden kaçmaz.)

Salı: Bugün durgunsun biraz, bir şey mi oldu?
Pazartesi: Yok ya, yarınki sunumu düşünüyorum.
Cumartesi: "Bizim" sunumumuz..
Pazar: Bence daha çok Cuma'nın sunumu. Terfiyi alırsak onun sayesinde.
Cuma: Yok canım, hepimizin emeği var. Biz bir takımız.



(Pazar sofraya oturup bilekliğindeki birkaç tuşa bastıktan sonra herkes kaydedilen görüntüleri izlemeye başlar. Bir kadın görevliler tarafından götürülmek üzere olan çocuğunu kurtarmaya çalışırken isyan eden bir adam da tekme tokat dövülmektedir.)

Pazar: Zavallı çocuk...
Cuma: Çiğdem Sönmez milletvekilliğine adaylığını koymuş, bu yüzden güvenlik de en üst seviyede.
Çarşamba: Bu kadından o kadar nefret ediyorum ki.
Perşembe: Belki de uyku fikri o kadar kötü sayılmaz. Yani dünyanın hali ortada. Teslim olsak, dondurulsak...
Pazar: Uyandığında sevdiğin herkes gitmiş olacak, düşüncesi bile korkunç.
Perşembe: Biz de birlikte uyur, birlikte uyanırız. Bu tek çocuk saçmalığı tarih olduğunda hayatlarımızı özgürce yaşarız.
Pazartesi: Bu muhabbet artık kabak tadı verdi. Biz senin aileniz, yapacak bir şey yok.
Perşembe: Böyle aile olmaz. Burası ev değil, hapishane. Bize ait olmayan bir kimlikle bir gün çıkıp geri kalan 6 gün burada tıkılıp kalıyoruz.
Pazartesi: Bunu kimse istemezdi. Ben de istemedim. Ama hayatlarımızı Zeynep Şahin üzerine kurduk.
Perşembe: Sana göre hava hoş tabii. Her hafta önünle gelenle yatan ben değilim. Sefasını sen, cefasını biz çekiyoruz!
Pazartesi: Senin yüzünden parmaklarımızdan olduğumuz o günü hatırlatmayayım istersen. Hiçbirimizi umursamıyorsun sen!
Çarşamba: Of, susun artık! Böyle sızlanmanın faydası yok!
Perşembe: Bizim hayatımız da böyle işte. Ağzımı açsak hemen susturuluyoruz. Dört duvar arasında çürüyüp gideceğiz!

(Perşembe hışımla odasına çıkarken bakışları tekrar ölene kadar izini taşıyacakları o kesik parmağa döner.)

***
ERTESİ GÜN | 7 Haziran 2073, Pazartesi
(Pazartesi yediği yemekten dolayı klozete kusarken Pazar da başında beklemektedir.)

Pazar: İyi değilsen günleri değiştirebiliriz.
Pazartesi: İyiyim, merak etme.



(Bir süre sonra kendine gelen Pazartesi makyaj için aynanın başına geçer. Bu elektronik ayna yüzü tarayıp sorunlu kısımları göstermektedir.)



(Pazartesi makyajını tamamlayıp evden çıkar ve kontrol noktasına gelerek bilekliğini gösterir. O sırada ajan Deniz'in ona tebessüm ettiğini fark eder.)



Deniz: (kısık sesle) Pazartesi günlerinden nefret ediyorum, ama seni görmek her şeye değiyor.



Pazartesi: Bakıyorum da fazla cesursun bugün.

(Pazartesi, uzun zamandır gizli bir ilişki yaşadığı ajanı geride bırakıp şirkete varırken asansörde iş arkadaşı Atacan'la karşılaşır.)



Pazartesi: Günaydın.
Atacan: Sen neymişsin be tatlım? Geceler boyu burada robot gibi çalıştın, ama beni kandıramadın. Yazık.
Pazartesi: Ne demek istiyorsun ya?
Atacan: Bence sen gayet iyi anladın..Gözüm üzerinde Zeynep Şahin.

(Asansör 3. katta durur, Pazartesi odasına gitmek için inerken aklı Atacan'ın söylediklerindedir.)

***
ERTESİ GÜN | 8 Haziran 2073, Salı
(Saat 12'yi geçmiştir. Kardeşleri hala eve dönmeyen Pazartesi'yi beklemektedir.)



Çarşamba: Hangi cehennemde kaldı bu kız?
Perşembe: Yine bulmuştur birini, ne olacak..
Salı: İşi uzasa illa haber verirdi. Yok yok, kesin bir şey oldu.



(Cuma bilgisayarda Pazartesi'nin bilekliğinin izini sürer, ancak sinyal yoktur.)

Cuma: Çok tuhaf.. GPS'i kapalı, yerini saptayamıyorum.
Salı: Bilekliğini hiç kapatmazdı. Yoksa kaza mı geçirdi?
Perşembe: Hastane ve karakol kayıtlarına bir bak Cuma.
Salı: Ya öldüyse? Ya da görevliler yakaladıysa? O zaman biz de tehlikedeyiz demektir.
Cumartesi: Amma büyüttünüz ha, alt tarafı birkaç dakika gecikti.
Çarşamba: Kızım sen de mahalle yanarken saçını tarayan gibisin ha.
Pazar: Gün sonu toplantılarını asla kaçırmazdı.. Ara sıra geç kalırdı ama hiç böyle olmamıştı..
Cuma: Tüm kayıtları taradım, hiçbirinde Zeynep Şahin yok.

(Kardeşlerin endişeli bekleyişi her dakika yerini korkuya bırakırken vakit daralmaktadır.)

***
BİRKAÇ SAAT SONRA
(Sabah olmuştur, ancak Pazartesi'den hala bir iz yoktur. Kardeşlerin gözüne bir damla bile uyku girmemiştir.)



(Cumartesi, Salı'nın peruğunu takıp makyajını yapmasına yardım ederken Salı'nın dün yaşananlar hakkında bilgisi olmaması herkesi büyük bir tehlikeye sokmaktadır.)



Perşembe: Pazartesi'nin nerede olduğunu ve ne yaptığını bulmak zorundasın.
Salı: Senin günün değil tabii, söylemesi kolay.. Tek bir şey bile bilmiyoruz! Ya kara listeye alındıysak?
Perşembe: Öyle olsaydı şu an Büro gelip hepimizi katlederdi. Asıl böyle pimpirikli davranırsan sonumuz gelir.
Salı: Yapamayacağım galiba..

(Salı cebinden bir kutu sakinleştirici hap çıkarır. Perşembe bunu fark eder etmez kutuyu alıp çöpe atar.)

Perşembe: Yıllardır bu bağımlılık yüzünden kendini mahvettin. Ne zaman zor bir durum yaşasak hemen bunlara sarıldın. Ama içindeki korkuyu yenemediğin sürece hiçbir şey değişmeyecek. Şimdi bir an önce toparlan.

(Salı kardeşleriyle vedalaştıktan sonra kontrol noktasına gider. Her yerde güvenlik hat safhadayken yanlış yapma lüksü yoktur.)




(Bilekliğini gösterip sorunsuz bir şekilde geçen Salı, şirkete gelir gelmez cebinden çıkardığı küçük kulaklığı takarak kardeşleriyle iletişimi sağlar.)

Çalışan: Yeni görevinizde başarılar Zeynep Hanım. Gerçi dün tebrik etmiştim ama görmüşken bir daha söyleyeyim dedim.

(Salı yerini önceden bildiği için soluğu hemen genel müdür odasında alır.)

Salı: Vay be, terfiyi almışız.
Perşembe: Odaklan Salı. Bilgisayarı ve ipucu bulabileceğin her şeyi incele.



(Salı bilgisayarı incelemeye başlarken sekreter Esra içeri girer.)

Esra: Tebrik ederim. Herkesin hayalini kurduğu pozisyonu siz kaptınız, bayağı mutluluk verici olmalı. Zaten dün akşam kutlama için de erken çıkmıştınız.

(Dün akşamla ilgili yeni bir bilgi öğrenen Salı, Esra'nın ağzından biraz daha laf almaya çalışır.)

Salı: Nereye gitmiştim, hatırlıyor musun?
Esra: Kuyu Bar'a. Niye sordunuz?
Salı: (gülerek) Açıkçası kafam hala biraz güzel.

(Salı vakit kaybetmeden odadan çıkarken Atacan'ın kendisine bakıp gülümsediğini fark eder.)

***
(Salı bara gidip dün gece hakkında bilgi toplamaya çalışır.)



Salı: Dün gece kaçta ayrıldığımı hatırlıyor musun?
Barmen: 12'ye doğruydu sanırım. Bir içki aldın ama dokunmadın. İş arkadaşınla biraz tartıştın. Hani şu uzun boylu, sarışın adam.

(Salı tarif edilenin Atacan olduğunu anlamıştır.)

Salı: Pazartesi ve Atacan dün gece bardan çıkarken tartışmış.
Çarşamba: O pislik herif ya gerçekten bir şeyler biliyor, ya da çok sağlam blöf yapıyor.
Perşembe: Onunla konuşman lazım, Pazartesi'yi son gören o olabilir.
Salı: Delirdiniz mi siz?
Perşembe: Mecbursun, tek ipucumuz o.

(Salı görüşmeyi sonlandırırken siyah bir minibüs ve iki ajanla karşılaşır.)



Salı: Affedersiniz, bir sorun mu var?
Yiğit: Ben Tek Çocuk Bürosu'ndan Yiğit Karaca. Bizimle geliyorsunuz..

(Salı zorla minibüse bindirilirken yapacak hiçbir şey yoktur.)
2. BÖLÜM SONU
// YENİ BÖLÜM | 13 Ağustos Pazartesi 23.00 //
 

dizi kolik

Favori Üye
15 Aralık 2011
20,253
6,769
1,059
Ben bu filmi izlemiştim, çok iyi bir filmdi. Netflix yapımı zaten, kötü bir şey beklemiyordum. Bir tek sonu çok hoşuma gitmedi, dramatize etmeleri. :F Neyse spoiler vermeyeyim. Şimdi uyarladığını görünce aklıma filmden bazı sahneler geldi, tuhaf oldum. :T:
 

Aserat

Co-Admin
24 Ağustos 2014
44,768
25,876
1,061
İstanbul
Ben bu filmi izlemiştim, çok iyi bir filmdi. Netflix yapımı zaten, kötü bir şey beklemiyordum. Bir tek sonu çok hoşuma gitmedi, dramatize etmeleri. :F Neyse spoiler vermeyeyim. Şimdi uyarladığını görünce aklıma filmden bazı sahneler geldi, tuhaf oldum. :T:
O zaman hikayenin akışını da biliyorsun. Sen yine de her hafta kalbini, yorumunu eksik etme. :A
 

Çiğdem

Moderatör
30 Aralık 2013
124,357
81,450
1,060
27
Giresun
Ohaa 2.bölüm gelmiş :eek: Köydeyken ilgilenemedim senaryo kısmıyla İtiraflarda millet ben olmadan yazmıs konuk oldum programa bile ilgilenemedim :A

Buna yarından sonra 2 bölümüde okuyacam mutlaka kalp attım bir soluknayaım bakacam ikisinede :Z:Z:Z @Aserat @xBUGRAx
 

Aserat

Co-Admin
24 Ağustos 2014
44,768
25,876
1,061
İstanbul
Çok uzun gııı oku oku bitmedi. :eek: Günler konuşuyor gibi oluyor. :F

Benim olayımı anlamadım ama :A Emeğine sağlık :D @Aserat
Teşekkürler. Biliyorum uzunluk meselesini ama filmden olduğu gibi alınca da aşırı kuru ve hızlı oluyor o yüzden kendim de bir şeyler ekliyorum. :D

Senin rolün kardeşler için tehdit, detayları sonraki bölümde ortaya çıkacak. Bu arada filmdeki karşılığını beğendin mi adam bayağı taş çünkü. :A