Yazarlar Fenerbahçe'yi Orta Buldu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan xdragxx
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

xdragxx

Konu Sahibi
Süper Mod.
Katılım
26 Şubat 2011
Mesajlar
51,711
Reaksiyon puanı
33,457
Puanı
1,060
Yaş
30
Konum
ANKARA
172325hp2.jpg

Uğur Meleke: "Ya Volkan sakatlanırsa?" (Milliyet)


Dün gecenin anlayamadığım adamlarından biri de Aykut Kocaman'dı. Fikstür sıkışık, önümüzde yoğun bir play-off dönemi var. Bu takvim öncesi Aykut Kocaman, Emre, Gökhan gibi yorgun (ve sakatlığa meyyal) adamlarını dün pekâlâ dinlendirebilirdi. Kocaman, Ankaragücü'nün hedefsizliği nedeniyle tehlikeli bir rakip olduğunu düşünmüş olabilir; ama bu tarz maçlar kendini göstermek isteyen oyuncular için de bir fırsattır aslında. Dün sahaya çıkan Stoch'un, Emre'nin veya Ziegler'in kafasında nasıl bir bireysel hedef olabilir ki? Oysa dün Özgür, Özer, Orhan gibi adamlar (daha fazla) dakika alsalar sanırım kendilerini ispat etmek ve rotasyona girmek için ekstra efor sarf edeceklerdi. Tabii bir de Fenerbahçe'de hemen hiç sakatlanmayan, hiç cezalı duruma düşmeyen Volkan faktörü de var. Tabii kimse milli kalecinin başına bir şey gelmesini istemez, ama Volkan'ın bir aksilik yaşaması halinde yerine oynayacak gibi gözüken Serkan sudan çıkmış balığa dönmeyecek mi? Serkan'a hiç olmazsa böyle maçlarda şans vermek mantıklı sayılmaz mı? Eğer Serkan veya Özgür Ankaragücü'ne karşı bile başlamayacaklarsa hangi maçta oynayacaklar Allah aşkına?


Ali Aydın: "Barış Şimşek ve yardımcıları sınıfı geçti" (Zaman)


Maçın hakemi Barış Şimşek, hem kâğıt üstünde hem de erken gelen golle rahat bir maç yönetti. Şimşek, kolay gibi gözüken maçta yorumu gerektiren pozisyonlarda oldukça başarılıydı. Örneğin 42. dakikada 2 No'lu Yardımcı Hakem Mehmet Metin'in önündeki pozisyonda Bilica, kayarak yere düşüyor. Bu arada Bilica, sol kolunu düşerken vücudunu korumak için yere koyduğunda top eliyle birleşti. Burada verilen devam kararı doğruydu. Aynı şekilde 52. dakikada Ziegler, Ankaragücü ceza alanı içine ortaladığı topta Aydın Toscalı, zıplayarak topu çelmeye çalışırken sağ kolu vücuduna yapışıktı. Yani kendisini korumak için kol doğal bir konumdaydı. Burada da top Aydın'ın bu koluyla birleştiğinde verilen devam kararı yine doğruydu. 1 No'lu Yardımcı Hakem Bahtiyar Birinci de özellikle ofsayt pozisyonlarında başarılıydı. Sonuç olarak dün akşam Ankara'da hakemler başarılı bir müsabaka çıkardılar. Ankaragücü'nün genç kadrosu ile ligde verdiği mücadele takdire değer. Asırlık Başkent ekibi, Teknik Direktör Hakan Kutlu ile birlikte bu kadar imkânsızlıklar içinde güzel bir mücadele ortaya koyuyorlar. İşin doğrusu da bu kadar imkânsızlıkta ancak bu kadar oluyor. Kutlu, en azından gençlere şans vererek Türk futboluna katkı sağlıyor.


Gürcan Bilgiç: "Kibarlık devri bitti" (Sabah)


Aykut Kocaman "Lige Galatasaray maçı ile başlayacağız" diyerek, sorunları atlatıp, yeniden kollarını sıvadıklarını açıkladı geçen hafta. 15 milyon euroluk ödemelerin yapılması ile birlikte ipler yeniden Kocaman'ın ellerine geçiyor. Buna üç yıllık sözleşme uzatması da eklenince, kalan maçlarda mazeret bildirecek oyuncu da olamayacak, taviz verilecek de. Bu kadrodan önümüzdeki sezon kimlerin kalacağı, kalan haftalardaki performans ile belirlenecek. Fenerbahçe 3 Temmuz'dan beri çok zaman kaybetti, artık ileriye hızlı sarmak zorundalar. Bundan sonra kimse, kimseden "kibarlık" beklemesin.


Zeki Çol: "Fenerbahçe günü kurtardı" (Zaman)


Bu takımı anlamak zor. 16 deplasman maçı geride kaldı. Kazandıkları dahil, birinde bile biraz olsun doyurucu futbol oynadığını, bir nebze olsun oyuna lezzet kattığını, kalitesini sahaya yansıttığını söylemek olası değil. Niye oynanmaz, niçin oynanmaz, böylesine güçlü, deneyimli bir kadro neden kapasitesini oyuna katmaz, gerçekten anlamak zor. Bunun, sezona yansıyan o bildik travmayla da sanıldığı boyutta ilişkisi yok. Sorun daha farklı bir yerde. Fenerbahçe'nin artık oynama iştahını büyük ölçüde yitirmesinde. Dikkat edin, bir elin parmaklarını bile bulmayacak kadar düşük sayıdaki maç dışında, Kadıköy'de de Fenerbahçe'nin mesela geçen sezona yansıyan duruşundan, coşkusundan, takım oyunundan eser yok. Oyun kalitesi bu denli düşük bir ekibin puan performansı nasıl olur da bu noktada diyebilirsiniz? Nedeni basit. Galatasaray dışında, yarıştığı takımların hali ortada. Yani ligin kalitesi çok düşük. Ve bir de Fenerbahçe'de bireysel yeterliliği gelişmiş oyuncuların sayısı fazla. Örneğin dün, o oyuncularından biri olan Sow, nefis bir vuruşla açılışı yaptı. O golü izledikten hemen sonra düşündüm de, bu Sow, bu takıma sezon başında alınsa ne olurdu? Sanırım şu kötü haliyle bile bu Fenerbahçe, Galatasaray'ın puan itibarıyla hemen dibinde dururdu. Basit bir hesap... Sow'dan önce Fenerbahçe'nin iki santrforu 24 maçta hepitopu 7 gol atmıştı. Sow geleli altı maç oldu, gol sayısı dördü buldu.