Başyapıt - 2 The Shining / Cinnet (1980) - Film Yorumları

bazinga

Admin
Konu Sahibi
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
91,287
Reaksiyon puanı
47,841
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
0081505.jpg


Cinnet - The Shining (1980)

Türü:
Korku
Yönetmen: Stanley Kubrick
Senaryo: Stephen King (novel), Stanley Kubrick (screenplay), Diane Johnson (screenplay)

Oyuncular:
Jack Nicholson
Shelley Duvall
Danny Lloyd
Scatman Crothers
Barry Nelson

IMDb Sayfası




Filmin Özeti
Sinema tarihinde her yaptığı filmin bir türün en başarılı örnekleri arasına girdiği yönetmen Stanley Kubrick'in korku-gerilim türünde yarattığı şaheserdir.

Film Jack isimli bir yazar (Jack Nicholson), Wendy isimli karısı (Shelley Duvall) ve Danny isimli (Danny Lloyd) çocuğundan oluşan Torrance ailesinin yazarın romanını yazabilmesi için ıssız bir otelde inzivaya çekilmeleriyle başlar. Çocuğun telepatik güçleri onun otelin geçmişindeki rahatsız edici görüntüleri görmesine neden olur. Yazar baba da aynı şekilde otelin hayaletleriyle diyaloğa geçmesiyle birlikte yavaş yavaş çıldırma noktasına gelir.

Filmin devamı ile ilgili daha detaylı bilgi vererek izlememiş olanları bu keyiften mahrum etmek istemediğimden konu kısmını bu kadarla sınırlı tutuyorum.
Filmle ilgili detaylar da en az filmin kendisi kadar efsaneleşmiştir. Filmin geneli özellikle de Jack Nicholson'ın sahnelerinin çoğu doğaçlama çekilmiştir. İddia edilir ki Shelley Duvall tekrarların sayısı yüzünden sonunda çok az konuşmayla pasif bir oyuna dönmüştür -ki bunun filmdeki karaktere tam uyum sağladığını belirtmek gerekir. Yine filmde inanılmaz bir performans sergileyen çocuk Danny Lloyd'un filmin korku filmi olduğundan haberi olmadan film tamamlanmış ve bu kadar iyi performans göstermesine rağmen biyoloji öğretmenliği yaparak hayatına devam etmiştir (Bu çocuk Stanley Kubrick tarafından 5000 -beşbin- çocuk arasından seçilmiştir). Filmin afişinde de kullanılan kapı kırma sahnesi ilk çekimde kolay kırılması için ince çürük tahtalardan yapılmış ama Jack abimizin bu kapıyı tek vuruşta tuzla buz etmesi sonucu filmde orjinal kapının kırılma sahneleri kullanılmıştır. Stanley Kubrick bu filmin çekimine 1.3 milyon feet film harcamış - tekrar çekim sayısını siz düşünün...

Filmin ismi olan "shining" çocuğun telepatik güçleri düşünüldüğünde türkçeye "aydınlanma" olarak tercüme edilmesi gerekirken Jack karakterinin çıldırması ve 'shining' kelimesinin 'parlama' anlamından dolayı bir korku filmine daha çok yakışacağı düşünülen 'Cinnet' ismiyle tercüme edilmiştir.

Filmin Fragmanı
 
  • Beğendim
Reactions: mrt-06

bazinga

Admin
Konu Sahibi
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
91,287
Reaksiyon puanı
47,841
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Yayınlandığı dönem eleştirmenlerin yerden yere vurduğu, Kubrick'in Razzie adayı olması gibi tuhaf bir duruma vesile olan ilginç bir yapım... Tabii bugün ise film hemen herkes tarafından saygıyla bakılıyor ve korku türünün en iyi örneklerinden kabul ediliyor.

Korku filmlerinden nefret ederim ama her türün en iyilerine kapım açıktır. Korku türünün de en iyisi bana kalırsa budur. Tabii izlediğim korku filmi sayısı epey az ama bunun da haklı gerekçeleri var. Çoğu korku filmi ne yazık ki oradan, buradan aniden "öcü" gözükmesine bağlı. Burada hiç mi yok bu ve bunun gibi korku filmi klişeleri? Elbette var ama minimum düzeyde ve işin dramatik tarafı biraz daha baskın. İnsanı da gerçekten geriyor, tüylerini ürpertiyor pek çok kısımda.

Jack Nicholson muhteşem bir oyuncu ve burada da muhteşem oynuyor. Kendisini izlemek her daim büyük keyif.

Film hakkında pek çok farklı teori var ve bu teorilerden özellikle kızılderililerle ilgili olanı çok dikkat çekici. Söz konusu olan Kubrick olunca illa alt mesaj aramak lazım ve burada da o gibi.

29JPSHINING1-popup.jpg

9.5/10
 

MEnes

Moderatör
Katılım
18 Ekim 2015
Mesajlar
16,641
Reaksiyon puanı
17,964
Puanı
860
Konum
İstanbul
Filmle ilgili herhangi bir şey söylemeden önce bu soundtracki çıkaran adamın önünde eğilmek istiyorum. Bunlar nasıl müzikler ya adama kafayı yedirir. :A Araştırınca öğrendim ki müziğini iki kişi yapmış. Wendy Carlos ve Rachel Elkind. Kendilerini elbette hiç tanımıyorum ikisi de 39 doğumluymuş. Zaten çok fazla işte de çalışmamışlar ama şu filmde yaptıkları saygıyla bakmama yetti. Filmin başından sonuna kadar süren gerim gerim geren o müzikler harikaydı harika!

Filmin senaryosu çok değişik kafa karıştırıcı olmuş. Zaten kitap uyarlaması, yazarı da Stephen King yani. Daha söz söylemeye gerek yok. :) Kubrick üstadın elinde de korku türünün en iyisi olabilecek bir başyapıt çıkmış ortaya. O gerilimi ve korkuyu oyunculara aşılayan elbette ki yönetmen başarısıdır. :) Filmin detayının çok olduğuna eminim ama çoğunu kaçırmış da olabilirim. En kısa sürede detaylı bir incelemesini okuyacağım. :)

Jack Nicholson harika bir performans sergilemiş. İzlerken bana da kafayı yedirtti adam resmen. :D Müthiş bi keyifti böyle bir performansı izlemek. Danny rolündeki çocuk da gerçekten çok başarılı. O yaşa rağmen neler yapmış öyle, helal olsun dedim. Bu filmden sonra ise Danny Lloyd adlı bu oyuncu hiç bir filmde rol almamış oyunculuğu bırakmış sanırım. Bence parlak bir kariyeri olabilirmiş. Wendy rolündeki Shelley Duval da o korkuyu bize aktarabilme işini çok iyi üstlenmiş. O da gayet başarılıydı.

Edit; İncelemesini okuduktan sonra yine yeniden anladım ki Kubrick manyak bir adam. Filmde bazı alt metin göndermelerini hissetmiştim ama görmediğim bir o kadar detay varmış ki ağzım açık okudum ve filme olan saygım kat kat arttı. Ne diyelim toprağın bol olsun bize böyle manyak filmler izleten adam...

9.5/10
 
Son düzenleme:

Danger UA!

Tecrübeli Üye
Katılım
12 Mayıs 2011
Mesajlar
9,094
Reaksiyon puanı
3,714
Puanı
560
Bu filmi ilk izlediğimde alt metninin farkına varamamıştım ama aşırı derecede korkmuş ve gerilmiştim. 2. izlememden önce bu sefer etkilenmezsem korkusu var. Zaten çok beğendiğim tüm filmleri 2. kez izleme öncesi bu korkuyu yaşarım. Dürüst olmak gerekirse evet bu sefer pek fazla korkmadım ama inanılmaz alt metinlerinin bir kısmına hakim olmak bile haz verdi.

Kubrick gerçekten tam bir dahi. Tıpkı Eyes Wide Shut'ta yaptığı gibi alttan mesaj vermeyen bir kitabı uyarlayıp, filmi mesajlarla dolduruyor. King'in hikayesi eminim iyidir ama sonuç olarak sadece bir korku hikayesidir. King'in filmi beğenmeme sebebi de değiştirilmiş olması sanırım.

Filmde Kızılderililere o kadar çok gönderme yapılıyor ki. Neredeyse her sahne de bir Kızılderili motifi var. Zaten otel de "Kızılderili mezarlığı" üzerine inşa edilmiş. Bu durumda otelin Amerika'yı temsil ettiğini düşünebiliriz.

Filmi izledikten sonra The Shining ile ilgili yapılan Room 237 belgeselini izledim. Baya uçuk teoriler vardı. En dikkat çekeni de Kubrick-Ay ilişkisiydi.

Kubrick devletle anlaşma yapıp sahte aya inişi çekmiş. Room 237 aslında "Moon Room'muş. Hatta bir sahnede Danny kapıya bakarken üzerinde Apollo 11 yazan bir kazak var. Jack'in karısına yükümlülüklerimden, kontrattan haberin yok mu derken aslında Kubrick'i temsil ediyormuş. Uçuk bir teori tabi.

Filmde her şey mükemmeldi genel olarak. Jack Nicholson cinnet durumunu müthiş yansıtmış. Film genelinde de mimikleri harikaydı. Ben karısını oynayan Shelley Duvall'ı pek başarılı bulmadım ama Danny gayet iyiydi.

Yine mesajlarla dolu harika bir Kubrick filmi. Mesajlar fark edilmese bile verdiği gerilim açısından gelmiş geçmiş en iyi korku filmi.

10/10
 

Tolstoyevski

Emekli
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
24,315
Reaksiyon puanı
39,947
Puanı
1,061
Yaş
25
Konum
Gökteki Yıldızlar ✨✨
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
~Etkinlik Dışı~

Bana göre kesinlikle korku türüne girmeyen psikolojik gerilim filmi ve gerçekten psikolojik gerilim alanında en iyilerinden. Lakin korku başka bir şey, tabi kişiden kişiye değişebilir ama benim korku filminden kastım metafizik gerilimdir. Her türlü doğaüstü ögeleri içersinde barındıran gerilimlere korku demek daha makul. Mesela Paranormal Activity her türlü korku filmi kapsamındadır ama Saw değil. Belki Tepenin Gözleri ve emin olmamakla birlikte Teksas Katliamı gibi değişik mutasyonlu yaratıkların olduğu filmlere de korku filmi denilebilir.

Bu filmi ilk izlediğimde ben de çok etkilenmiştim. Gecenin 4'ünde üstelik kulaklıkla izlemişim. Fakat kitabını daha önce filmden haberdar değilken okuduğumu da fark etmiştim, ortalama altı bir kitaptan böyle bir film çıkmasına baya bir şaşırmıştım.

Benim için üst düzey ve etkileyici film olmanın bir numaralı ölçütü zamana karşı galip gelebilmesidir. Eğer zaman içerisinde etkisini yitirmemişse favori filmlerimden olur. Ne yazık ki bu film zaman ilerisinde etkisini yitirdi bende, ufak tefek gerilimsel ögeler dışında pek bir şey bırakmadı. Kısa sürede etkisini yitirmesi benim için hayal kırıklığı oldu tabi. Stanley Kubrick filmleri içerisinde izlediğim en kötü ikinci film diyebilirim ya da en az sevdiğim ikinci. Yeniden izleme gereği de duymuyorum, öyle filmler vardır ki defalarca izlemeye susar insan: Matrix, Godfather, Pulp Fiction, LOTR... gibi. Bunu ise yeniden izlemeyi hiç düşünmüyorum, üstelik en sevdiğim yönetmenin filmi olmasına rağmen.

7.0/10

~Etkinlik Dışı~
 

HeisenBerg

Favori Üye
Katılım
22 Kasım 2011
Mesajlar
16,964
Reaksiyon puanı
3,854
Puanı
910
Yaş
22
Konum
Denizli
Korku filmlerden hoşlanmadığım halde izledim filmi ve gerçekten çok iyi buldum, oldukça da sevdim filmi.

Jack Nicholson'ın performansı gerçekten muazzam. Birçok yerde doğaçlama yapmış zaten. Sinema tarihinin en akılda kalıcı performanslarından biri. Küçük çocuk da gayet iyiydi oyunculuk kariyerine devam etmemesi ilginç olmuş.

Stephen King kadar Stanley Kubrick'in de hakkını vermek lazım. Romanı okumadım ama yine de bir romanın filmini "iyi" yapmak zordur bunu birçok roman uyarlaması olup da kötü olan filmlerden biliyoruz. Stephen King'in eleştirisi film hakkında şuymuş, King'e göre filmde yük çok fazla babanın üstünde, otel ile çocuk arasında yaşanılanlar daha fazla gösterilebilirmiş. Açıkcası ben de bu tarz sahneleri daha çok görmek isterdim.

Filmin müzikleri gerçekten insanı geriyor film ile birlikte. Son yarım saati zaten diken üstünde izliyorsunuz.

Son olarak;
All work and no play makes Jack a dull boy

9/10
 

sürgünüm

Emekli
Katılım
24 Eylül 2012
Mesajlar
54,425
Reaksiyon puanı
65,194
Puanı
1,059
Film korku filmi değildi ama baya bir gerilim vardı. İlk başlarda çok normal bir şekilde ilerleyen film bir anda gerilim dolu dakikalar yaşattı bana. Kanlı olan filmlerden ben pek hoşlanmam ama bu film tam kıvamında bir filmdi.

Jack Nicholson bu rol için biçilmiş kaftan adeta. Çocuk oyuncu Danny Lloyd'un oyunculuğu da takdire şayan. O yaşına rağmen o oyunculuğu sergilemek acayip bir iş. Ses ve mimikleri adeta geriyor insanı. En çok ondan tırstım. :)

Filmin insanı çok fazla etkileyen ve ürperten etkeni de kesinlikle ses efektleri. Gerçekten gerilimi hissetmemize çok yardımcı oldular, sağolsunlar.

Özellikle Jack Nicholson'ın kapıya kafasını yaslayıp baltaladığı sahne, şüphesiz sinema tarihinin en güzel sahnelerinden bir tanesidir.

Neticede, bu film gerilim dolu ama fazla korkutmayan cinayeti az olan herkesin beğenerek izleyeceği bir film.

9.5/10
 

MasacRE

Favori Üye
Süper Lig Tahmin Şampiyonu
Katılım
5 Ocak 2012
Mesajlar
31,235
Reaksiyon puanı
25,981
Puanı
1,059
Türünün en iyi örneklerinden. Kubrick usta her işinde olduğu gibi burada da yapmış yapacağını. Aslında son kovalamaca kısmı haricinde bir şey olduğu da yok görüntüde ama o müziklerle ve özellikle Dany'nin bisikletiyle gezmesiyle olsun Jack'in o manyak bakışlarıyla olsun filmin her anını diken üstünde izledim nereden ne çıkacak diye.

Oyunculuklara gelirsek Jack Nicholson'un oyunculuğu zaten muhteşemdi. Bu role bu kadar yakışacak başka da bir insan yoktur muhtemelen. Çocuk da çok iyiydi. Çocuğun korku filmi çekildiğinden bile haberi yokmuş ama bizi o redrumlarıyla
(redrum-murder ve red room bağlantısı da iyiymiş)
sağolsun baya gerdi. Kadın da fena değildi ama diğer ikisinin altında kalmıştı bana göre.

Müzikler zaten dediğim gibi filmi bu kadar etkileyici yapan en önemli unsurlardandı. Senaryoda da sadece birkaç yer basit gitti.
Mesela zenci adam sanki onları kurtaracakmış gibi sürekli gösterildi ama gider gitmez Jack tarafından öldürüleceği çok barizdi :D
Süre de biraz fazla uzundu sanki daha kısa olabilirdi gibi neticede 3 tane karakterin otelin içinde yaşadıkları vardı filmde bu kadar uzun olmasına gerek yoktu bence.

9/10
 

Maskeli Fedai

Favori Üye
Katılım
31 Mayıs 2012
Mesajlar
36,214
Reaksiyon puanı
36,994
Puanı
1,059
Konum
Troller Kasabası
Baştan sona kadar gerilimin hiç eksik olmadığı ve abartı korkular yerine daha gerçekçi korkunun olduğu efsane filmdi. Ben çok beğendim.

Filmin bu kadar etkileyici olmasını sağlayan bir başka etken de müzikleridir. O nasıl müzikler öyle cidden insanın tüylerini diken diken etmekte üstüne yok :A Atmosfer ve olayın geçtiği mekan cidden olağanüstü. Filmin incelemesini okuduktan sonra dikkat etmediğim sahnelerdeki alt metinler olduğunu görünce çok şaşırdım. Kubrick'in izlediğim iki filmi de baya göndermeli mesajlar içeriyor. En yakın zamanda diğer filmlerini de izlerim. :)

Jack Nicholson o nasıl bir oyunculuktur öyle :A Adamın oyunculuğu bile filmi izlemek için bir sebep aslında. Tek başına yıldızlaşmış adeta. Bakışları ve anlamsız gülmeleri bile insanı huzursuz ediyor. Danny rolündeki çocuk o yaşta neler yapmış öyle inanılır gibi değil. Helal olsun :)

Ölmeden izlenilecek filmler kategorisinde olduğu için herkesin izlemesi lazım diye düşünüyorum.

10/10
 
Son düzenleme:

mrt-06

Emekli
Katılım
5 Ocak 2013
Mesajlar
90,837
Reaksiyon puanı
58,463
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Yakın zamanda izlemiştim, başrolün oyunculuğu gerçekten çok güzel ayrıca yıllardır Twitter ve Ekşi'de gördüğüm capsler meğer bu filmden çıkmaymış. İyi bir Stephen King okuyucusuyumdur, kitaplarından çekilen filmlerde genelde benzer atmosferi hissedebiliyorum, durağanlık içinde gizem ve merak unsuru hissettiriyor, bu film en iyisi tabii. :)

2000 öncesi film asla izlemem diyen cahil cühella milenyum nesli arkadaşlarım bile beğendiyse, dönemin kendi tarzında başyapıtıdır diyebilirim. :A

Puanım; 9/10
 

Sherlock

Süper Mod.
Katılım
7 Eylül 2016
Mesajlar
30,135
Reaksiyon puanı
44,020
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Yakın zamanda izlemiştim, başrolün oyunculuğu gerçekten çok güzel ayrıca yıllardır Twitter ve Ekşi'de gördüğüm capsler meğer bu filmden çıkmaymış. İyi bir Stephen King okuyucusuyumdur, kitaplarından çekilen filmlerde genelde benzer atmosferi hissedebiliyorum, durağanlık içinde gizem ve merak unsuru hissettiriyor, bu film en iyisi tabii. :)

2000 öncesi film asla izlemem diyen cahil cühella milenyum nesli arkadaşlarım bile beğendiyse, dönemin kendi tarzında başyapıtıdır diyebilirim. :A

Puanım; 9/10
Güncel filmleri izleyip yorumlayabileceğin, Oscar Takımı’mıza da bekleriz. :A

 

mrt-06

Emekli
Katılım
5 Ocak 2013
Mesajlar
90,837
Reaksiyon puanı
58,463
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Güncel filmleri izleyip yorumlayabileceğin, Oscar Takımı’mıza da bekleriz. :A

Bu takıma 10 senedir giremedim, herhalde yine izleyemem gibi. :A