FK11 Sleepers / Kardeş Gibiydiler (1996) - Film Yorumları

bazinga

Konu Sahibi
Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
93,266
Reaksiyon puanı
51,851
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com



Sleepers Poster.jpg



Sleepers


Tür:
Suç, Dram, Gerilim
Süre: 147 dakika

Yönetmen: Barry Levinson
Senaryo: Lorenzo Carcaterra (book), Barry Levinson (screenplay)

Oyuncular:
Kevin Bacon
Billy Crudup
Robert De Niro
Ron Eldard

IMDb Linki


Puanlar:
IMDb: 7.6/10
Rotten Tomatoes: 73%
Metacritic: 49/100

Filmin Fragmanı:



Filmle ilgili yorumlarınızı bu başlık altından yapabilirsiniz.


 
Bugün bu filmle başladım bende muhteşem bir film kardeş gibi birbirini seven 4 arkadaşın hikayesi..yaptıkları bir yaramazlık yüzünden bir dakika da değişen hayatlarının hikayesi..oyunculuklar o kadar harika ki sonuna kadar hiç sıkılmadan izliyorsunuz..
hapishanede yaşananlar o kadar kötüydü ki küçücük çocuklara yapılanlar iğrençti koca koca adamların küçücük çocuklara yaptıkları tek kelimeyle iğrençti yıllar sonra o gardiyanlardan birini öldürüp sayesinde intikam alsalarda arkadaşlarını hapisten çıkartsada bu hayattan kurtulamayıp ikisinde öldüler filmin sonunda gerçek değil densede yaşanan bir hikayeden uyarlandığı biliniyor

10/9
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga and mesmeso
Kadroya bakar mısın ?

Aklıma Ocean's 11 geldi..

Konu,seneryo çok beğendiğim bir filmdir.
Suskunlar diziside akla gelmiyor değil.

Benim sevdiğim tarzın dışında aslında ama keyifle izlemiştim.

10/7
 
Bu filmi kışın listeme almıştım ama unutmuştum. Bu etkinlik vesilesi ile ve Suskunlar vesilesi ilede etkinlikte ilk izlediğim film oldu.

Hapishane sahneleri çok ağırdı. Filmin ilk saati çocukların sahneleri ile geçti. Çocukların oyunculukları da güzeldi. Oyuncu kadrosu zengin ve konusu çok iyi bir film.
Hapishanede zamanında çocuklara işkence etmiş olan Nokes'ın bu kadar kolay ölmesini beklemiyordum. Ben biraz işkence yapmalarını beklerdim. Brad Pitt karakterinin planı ve mahkeme sahneleri çok iyiydi. Plan iyi işleyip kurtulsalarda filmin sonundaki detayları okumak üzdü.


8.5/10
 
Konunun, işlenişin, kurgunun kalitesi bir yana, oyunculuklarla da doyum sağladı. Rober De Niro'nun her zamanki gibi az ama öz iş çıkardığı, yanında Dustin Hoffman, Bradd Pitt, Kevin Bacon gibi usta isimlerin de yer aldığı yıldız geçidi. Ayrıca bizim Oz'daki Tim Mcmanus'da vardı, yine gardiyandı ama şerefsiz biri olarak.

Yine de ben çocuk oyuncuları daha çok beğendim. Zaten böyle bir filmde çocuk oyunculuğunun baştan sağma olması beklenilemezdi.

Tek bir sahne sıkmadı. Gerçek hayattan alınmış olması filmin değerine değer katmış, üstelik en son sahnede ABD Hükümetinin "Yok öyle bir şey" tarzında zorunlu açıklamaları bile filmin gerçekciliğini ve başarısını artırıyor.


İntikam kutsaldır! Evet güzel ve soğuk bir intikamdı, az tatmin oldum ama sanki daha şaşalı bir intikam çıkabilirdi, kısasa kısas gibi? Elbet öyle olsaydı ya da daha olağanüstü olsaydı Oldboy gibi, gerçekçilik adına pek iyi olmazdı. Zaten gerçek hayattan alınma bir kitabın uyarlanması, alınan intikam şekli idealdir

8.5
 
Güzel başlayan kötü devam eden bir filmdi, ikinci yarıyı pek beğenmedim. Bir şeyler eksik kalmış filmde, kusursuz olmaktan çok uzaktı. Ortada ağır bir dram var ama karakterler yeterince iyi tasvir edilememiş. Mesela benzer tarzdaki Once Upon a Time in America oldukça iyiydi bu konuda ve bu film ona kıyasla genel olarak çok zayıf kalmış. Süresi konusuna göre makuldu aslında ama iyi kullanamamışlar. Çocukların olduğu kısımlar biraz yüzeysel ve hızlı bir şekilde geçilirken çok da bir olayın olmadığı ikinci yarı gereğinden uzun tutulmuş. Hikayedeki intikam kısmı tatmin etmedi. Mahkeme sahnesini ve sürecini de pek beğenmedim, sıkıldım izlerken. İkinci yarıyı beğenmedim özetle...

Çocuk oyuncular yetişkinlerden daha iyi performans çıkarmışlar. Robert De Niro daha ön planda olsaymış keşke.

6.5/10
 
Bizim Suskunlar'ın esinlendiği film bu olabilir. Konu olarak çok benziyorlardı. Bir tek sonları farklı. Karakterlerin detayları bile aynı gibiydi.

Hikayenin gerçek olması, senaryosu, kurgusu, oyunculuklar ve temposu gayet güzel bir filmdi. Tek eksiği müzik olabilir. Bu filme daha etkili bir fon yapılabilirdi. Duygusal sahneler bu şekilde daha vurucu olabilirdi.

Kevin Bacon, Brad Pitt, Dustin Hoffman ve Jason Patric gibi isimlerin oyunculukları konuşulmuş ama asıl oyunculuğu çocuk oyuncular yapmış bence. O çaresizlik duygusunu çok iyi yansıtmışlar.

8/10
 
Çoğunluğun aksine hiç sevemediğim bir film oldu maalesef. Yıllardır elimin gitmemesinin bir sebebi varmış. Baştan sona çok sıkıldım...

Filmin başında bana o çocukların arasındaki arkadaşlık pek geçmedi. Hot dog olayında da aşırı sinir oldum çocuklara ve filmin devamında da onlarla pek empati kuramadım yaptığı bu kötülükleri sonrasında...

Film yıldızlar topluluğu ama hepsinin de rolü epey az. Dustin Hoffman ve De Niro'nun parladığı noktalar filmin tek tesellisi gibiydi ama o bile çok yetersizdi...

Belki zamanında bu tip konularda çok film yapılmadığı için sevilmiş olunabilir. Fakat artık konu da sıradan sayılabilecek nitelikte basit bir konu. En akla geleninden Spotlight'ı izledik yakın zaman önce çok daha iyi bir filmdi...

Yönetmen, Oz'un da yönetmen/yapımcılarından biriymiş. İşin hapishane kısmı benziyordu gerçekten...

Bu kadar düşük puan vereceğim bir film olacağını tahmin etmezdim ama maalesef...

4/10
 
  • Üzücü
  • Beğendim
Reactions: Sherlock and Dosi
Filmi ikiye ayırırsak ilk kısım gerçekten ilgi çekici ve kaliteliydi ancak ikinci kısım için aynı şeyi söylemem pek mümkün değil maalesef. Filmin güçlü oyuncu kadrosuna ve ilgi çekici konusuna rağmen günümüzde o kadar da büyük görülmemesinin en büyük sebebi de bu bence zaten...

İlk kısımda çocukların, çocukça yaptıkları hata, sonrasında hapse düşmeleri ve orada yaşananlar gerçekten ilgi çekiciydi. İlgi çekici olmasının yanı sıra oturaklıydı. İkinci kısımda ise çocukların büyümelerini, intikam almaya çalışmalarını ve bundan sonra yaşananları görüyoruz. Bu kısım bana pek geçmedi açıkçası, bundaki en büyük sebep ise biraz hızlı işlenmesi bence bu kısmın. En azından bana öyle hissettirdi, ilk kısımdaki ağırlığı ve oturaklılığı burada alamadım. Örneğin mahkeme kısmı çok daha vurucu ve gerçekçi olabilirdi, zaten bu başarılmış olsa dediğim gibi günümüzün en büyük filmlerinden birisi olarak anıyor olurduk bu filmi muhtemelen...

Puan: 6.5/10

@phoebebuffay'in yorumunu ve puanını kopyalamış gibi oldum böyle de. :A
 
Filmi ikiye ayırırsak ilk kısım gerçekten ilgi çekici ve kaliteliydi ancak ikinci kısım için aynı şeyi söylemem pek mümkün değil maalesef. Filmin güçlü oyuncu kadrosuna ve ilgi çekici konusuna rağmen günümüzde o kadar da büyük görülmemesinin en büyük sebebi de bu bence zaten...

İlk kısımda çocukların, çocukça yaptıkları hata, sonrasında hapse düşmeleri ve orada yaşananlar gerçekten ilgi çekiciydi. İlgi çekici olmasının yanı sıra oturaklıydı. İkinci kısımda ise çocukların büyümelerini, intikam almaya çalışmalarını ve bundan sonra yaşananları görüyoruz. Bu kısım bana pek geçmedi açıkçası, bundaki en büyük sebep ise biraz hızlı işlenmesi bence bu kısmın. En azından bana öyle hissettirdi, ilk kısımdaki ağırlığı ve oturaklılığı burada alamadım. Örneğin mahkeme kısmı çok daha vurucu ve gerçekçi olabilirdi, zaten bu başarılmış olsa dediğim gibi günümüzün en büyük filmlerinden birisi olarak anıyor olurduk bu filmi muhtemelen...

Puan: 6.5/10

@phoebebuffay'in yorumunu ve puanını kopyalamış gibi oldum böyle de. :A
Bir zamanlar da beni kopyalıyordun (Gerçi hala yapıyorsun... :A) , senin için yeni bir şey değil... :A
 
Sleepers, Barry Levinson'ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği, Lorenzo Carcaterra'nın aynı isimli romanından uyarlama bir film. Roman ama biyografik bir roman. Anlatılan konu da çok ciddi bir konu. Filmin bu kadar damgasını vurmasında elbette konusunun yanı sıra oyuncu kadrosunun da etkisi var.

1960'larda "Cehennem Mutfağı" denilen bölgede büyüyen ya da Marvel yapımlarından alışık olduğumuz o meşhur Hell's Kitchen'da (Manhattan, New York) büyüyen dört erkek çocuğunun öyküsüyle başlıyor film. Her şey sıradan bir şekilde giderken, yaptıkları bir şaka sonucu yaşlı bir adamın yaralanmasına yol açar. Daha sonra yolları Wilkinson Islahevi'ne düşer. Düşer düşmesine ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Gardiyanların şiddetli davranışlarına, cinsel istismarlarına maruz kalacaklardır. Bir gün yolları intikam yolunda yeniden kesişecektir.

Film boyunca baş karakter olan Shakes'ın hikayeyi anlatmasını tanık oluyoruz. Geçmişten günümüze kadar belgesel gibi ilerlemeye başlıyor film, ki Barry Levinson tam da belgesel niteliğinde yapımlara imza atıyor. Film adına mükemmel detaylar da söz konusu. Cinsel istismara uğrayan bir çocuğun büyüdükten sonra psikolojik buhranı iyi bir şekilde yansıtılıyor. Yönetmen sürekli olarak dört karakterin yüzüne dikkat çekmeye çalışıyor, özellikle de bakışlara. O yaşanan travma gözlere yansıması çok iyi detaydı.

Filmin özellikle ilk yarım saati "Once Upon A Time In America" filmini andırıyordu. Hatta kırılma noktası olmasından sonra benzer gidişat ortadan kalktı. Yine de filmin havası andırmaya devam etti, hatta filmin müzikleri de. Hatta o filmdeki başrol oyuncusu olan Robert De Niro da oynuyor bu filmde.

Bu filmin Türkiye açısından en dikkat çekici noktası ise, Türkiye'de "Suskunlar" ismiyle yayınlanmış olması. Filmi de zamanında bu yüzden izlemiştim ve yine izledim, film adına detaylara dikkat ettim. Türkiye'deki uyarlanan hali zaten çok dramatize edilerek aktarıldı. Bu hali ise çok daha iyi. Abartmadan, cinsel istismara uğrayan çocukların gözlerine dikkat çekerek aktarılmaya çalışıldı ve bu açıdan da ayrı bir değere sahip bir film.

8/10
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga