Kanal D'de yayınlanan Kuzey Güney dizisini ilk günden bu yana takip etmeye çalışıyorum. Diziyle ilgili eleştirilerimi de övgülerimi de bu blogda birkaç kez paylaştım. Diziye bakışım genel itibariyle olumluydu; ta ki son üç haftaya kadar. Çünkü Ferhat ile Kuzey arasındaki intikam mücadelesi, artık saçma bir hal almaya başladı.
Şöyle ki;
İzleyenler bilir... Dizide Kuzey ile Güney'in hikayelerinin içinde, cezaevi günlerinden başlayan büyük bir husumet işleniyor. Kuzey'in cezaevinde bıçaklanmasına neden olan ucuz bir mafya babası vardı: Ferhat...
Fakat insanları dövüştürerek para kazanan bu ucuz mafya babası nasıl olduysa bir anda oldukça varlıklı, nüfuz sahibi, eli kolu uzun bir adama dönüştü. Kuzey gibi tek tabanca bir yeni yetmenin bile rahatlıkla kafa tutabildiği o adam gitti, yerine ulaşılması güç ama istediğinde istediği kişiye ulaşabilen bir karanlık portre geldi.
Kuzey cezaevinden çıktığında bir intikam hesabı vardı. Kendisine orada türlü oyunlar yapan, vurulmasına ve hayvanlar gibi dövüştürülmesine neden olan bu karanlık portreyi, Ferhat'ı bulup ondan intikam alacaktı. Fakat Ferhat yine ucuz kurnazlıklar yaparak Kuzey'i dövüştürmeye ve onun üzerinden para kazanmaya başladı. Güney yasadışı dövüşleri polise ihbar edince, Ferhat cezaevinin, Kuzey de yeni bir hayatın yolunu tuttu. Bu kez, kendisini Kuzey'in gammazladığını düşünen Ferhat öfkelenmiş, intikam hırsıyla yanıp tutuşmaya başlamıştı. Ve planlarını tek tek uygulamaya başladı. Perde arkasından Kuzey'in hayatını yönlendirmeye, düzenini alt-üst etmeye devam ediyor.
Dizilerde 'intikam' temasının işlenmesi televizyon tarihimizde yeni değil... Fakat bu temanın en başarılı şekilde işlendiği dizi, geçtiğimiz yıllarda çekildi ve izleyen herkesin hafızasında yer edindi. Ezel dizisinden hatırlarsınız... Mahallenin güzel kızı Eyşan'la (Cansu Dere) aşk yaşayan Ömer (İsmail Filiz), en yakın arkadaşları Cengiz (Yiğit Özşener) ve Ali'nin (Barış Falay) ihanetine uğrayarak cezaevine girmişti. Dört duvar arasında hayatının biteceğini düşünen Ömer'e, eski tüfek bir kabadayı olan Ramiz Dayı (Tuncel Kurtiz) el uzatmış, Ömer'den Ezel (Kenan İmirzalıoğlu) yaratarak, onun düşman saydığı eski arkadaşları ve eski sevgilisinden intikam almasını sağlamıştı. Ve izleyiciler haftalarca nefesini tutarak, Ömer ile Cengiz-Ali-Eyşan arasındaki 'hesaplaşma'ya tanık olmuştu. Bu hesaplaşmayı sıradanlıktan kurtaran ise intikam ateşiyle yanıp tutuşan Ramiz Dayı ve Ezel karakterlerinin birer felsefesi olmasıydı. Düşmanları da boş değildi. Ali, Cengiz, Eyşan ve hatta bu beşlinin ayrı ayrı tetikçiliğini yapan Tefo'nun bile güçlü ve 'farklı' karakterler olarak önümüze sunulması, diziye ayrı bir derinlik katmıştı. Ramiz Dayı'nın ezeli düşmanı Kenan Birkan'ı (Haluk Bilginer) söylemeye zaten gerek bile yok...
Birbirine düşman bu insanlar, ellerinde imkan olmasına rağmen dizinin son bölümlerine kadar birbirlerinin boğazına hiç yapışmamışlar, kan dökmemişler, birbirlerini gammazlamamışlardı. Akıl oyunlarıyla birbirlerini alt etmeyi, düşmanlarının yavaş yavaş yok oluşuna tanıklık etmeyi yeğlemişlerdi.
Şimdi yeniden dönelim Kuzey Güney'deki intikam ateşine...
1 ' Ateş çok cılız... 3-5 ay cezaevinde yatan bir adam (Ferhat) için, 'intikam' bu kadar masraflı olmamalı...
2 ' Ferhat, felsefesi olmayan, sıradan bir mafya babası karakteri... Bu tür adamlar intikam almak istediklerinde ilk başvuracakları yol, düşmanlarına ya da onların yakınlarına şiddet uygulamak olur... Dolayısıyla Ferhat'ın haftalardır oynadığı 'ucuz' ayak oyunları samimi değil...
3 ' Kuzey'in de tek felsefesi delikanlı olması... Bu delikanlılık bazen 'aptallık' düzeyine varıyor ki; Ferhat gibi bir adam kolaylıkla yem olabilecek bir yeni yetme izlenimi veriyor... Ama ne hikmetse Ferhat Kuzey'i avlayamıyor...
4 ' Evet Ferhat'ın Kuzeye oynadığı ayak oyunları çok ucuz ve ben izlerken az da olsa kendimi aptal yerine koyuluyor gibi hissettim... Kuzey'e dokunan herkesi bulup kolayca devşirmesi vs... Bayağı kalan flashback'ler...
5 ' Türk dizi sektörüne en okkalı şekilde Ezel'in getirdiği flashback yönteminin gerçekten suyu çıktı... Senaryo gereği flashback kullanılmıyor; flashback'ten senaryo yaratılıyor... Bu hastalık Kuzey Güney'e de bulaştı...
Ve dizinin yapımcı ve senaristlerine naçizane önerilerim:
1 ' En kısa zamanda Ferhat ' Kuzey mücadelesine bir son verilmeli,
2 ' Kuzey ile Güney'in mücadelesini öne çıkarılmalı,
3 ' Simay karakteri miadını doldurdu, bence artık gitmeli
4 ' Diziye yeni katılan Bekir Bey'den Ramiz Dayı çıkmaz... Boşuna kendinizi yormayın...
Ferhat ' Kuzey savaşı kısır, felsefesiz, inandırıcılıktan uzak ucuz oyunlarla sürüp giderse; bu iddialı dizi bu sezonu çıkarır, önümüzdeki sezon kaybolup gider ya da sadece Kıvanç Tatlıtuğ fanlarının izlediği bir yapım haline gelir.
Benden söylemesi...
Özgür Uğur, HT Blogİzleyenler bilir... Dizide Kuzey ile Güney'in hikayelerinin içinde, cezaevi günlerinden başlayan büyük bir husumet işleniyor. Kuzey'in cezaevinde bıçaklanmasına neden olan ucuz bir mafya babası vardı: Ferhat...
Fakat insanları dövüştürerek para kazanan bu ucuz mafya babası nasıl olduysa bir anda oldukça varlıklı, nüfuz sahibi, eli kolu uzun bir adama dönüştü. Kuzey gibi tek tabanca bir yeni yetmenin bile rahatlıkla kafa tutabildiği o adam gitti, yerine ulaşılması güç ama istediğinde istediği kişiye ulaşabilen bir karanlık portre geldi.
Kuzey cezaevinden çıktığında bir intikam hesabı vardı. Kendisine orada türlü oyunlar yapan, vurulmasına ve hayvanlar gibi dövüştürülmesine neden olan bu karanlık portreyi, Ferhat'ı bulup ondan intikam alacaktı. Fakat Ferhat yine ucuz kurnazlıklar yaparak Kuzey'i dövüştürmeye ve onun üzerinden para kazanmaya başladı. Güney yasadışı dövüşleri polise ihbar edince, Ferhat cezaevinin, Kuzey de yeni bir hayatın yolunu tuttu. Bu kez, kendisini Kuzey'in gammazladığını düşünen Ferhat öfkelenmiş, intikam hırsıyla yanıp tutuşmaya başlamıştı. Ve planlarını tek tek uygulamaya başladı. Perde arkasından Kuzey'in hayatını yönlendirmeye, düzenini alt-üst etmeye devam ediyor.
Dizilerde 'intikam' temasının işlenmesi televizyon tarihimizde yeni değil... Fakat bu temanın en başarılı şekilde işlendiği dizi, geçtiğimiz yıllarda çekildi ve izleyen herkesin hafızasında yer edindi. Ezel dizisinden hatırlarsınız... Mahallenin güzel kızı Eyşan'la (Cansu Dere) aşk yaşayan Ömer (İsmail Filiz), en yakın arkadaşları Cengiz (Yiğit Özşener) ve Ali'nin (Barış Falay) ihanetine uğrayarak cezaevine girmişti. Dört duvar arasında hayatının biteceğini düşünen Ömer'e, eski tüfek bir kabadayı olan Ramiz Dayı (Tuncel Kurtiz) el uzatmış, Ömer'den Ezel (Kenan İmirzalıoğlu) yaratarak, onun düşman saydığı eski arkadaşları ve eski sevgilisinden intikam almasını sağlamıştı. Ve izleyiciler haftalarca nefesini tutarak, Ömer ile Cengiz-Ali-Eyşan arasındaki 'hesaplaşma'ya tanık olmuştu. Bu hesaplaşmayı sıradanlıktan kurtaran ise intikam ateşiyle yanıp tutuşan Ramiz Dayı ve Ezel karakterlerinin birer felsefesi olmasıydı. Düşmanları da boş değildi. Ali, Cengiz, Eyşan ve hatta bu beşlinin ayrı ayrı tetikçiliğini yapan Tefo'nun bile güçlü ve 'farklı' karakterler olarak önümüze sunulması, diziye ayrı bir derinlik katmıştı. Ramiz Dayı'nın ezeli düşmanı Kenan Birkan'ı (Haluk Bilginer) söylemeye zaten gerek bile yok...
Birbirine düşman bu insanlar, ellerinde imkan olmasına rağmen dizinin son bölümlerine kadar birbirlerinin boğazına hiç yapışmamışlar, kan dökmemişler, birbirlerini gammazlamamışlardı. Akıl oyunlarıyla birbirlerini alt etmeyi, düşmanlarının yavaş yavaş yok oluşuna tanıklık etmeyi yeğlemişlerdi.
Şimdi yeniden dönelim Kuzey Güney'deki intikam ateşine...
1 ' Ateş çok cılız... 3-5 ay cezaevinde yatan bir adam (Ferhat) için, 'intikam' bu kadar masraflı olmamalı...
2 ' Ferhat, felsefesi olmayan, sıradan bir mafya babası karakteri... Bu tür adamlar intikam almak istediklerinde ilk başvuracakları yol, düşmanlarına ya da onların yakınlarına şiddet uygulamak olur... Dolayısıyla Ferhat'ın haftalardır oynadığı 'ucuz' ayak oyunları samimi değil...
3 ' Kuzey'in de tek felsefesi delikanlı olması... Bu delikanlılık bazen 'aptallık' düzeyine varıyor ki; Ferhat gibi bir adam kolaylıkla yem olabilecek bir yeni yetme izlenimi veriyor... Ama ne hikmetse Ferhat Kuzey'i avlayamıyor...
4 ' Evet Ferhat'ın Kuzeye oynadığı ayak oyunları çok ucuz ve ben izlerken az da olsa kendimi aptal yerine koyuluyor gibi hissettim... Kuzey'e dokunan herkesi bulup kolayca devşirmesi vs... Bayağı kalan flashback'ler...
5 ' Türk dizi sektörüne en okkalı şekilde Ezel'in getirdiği flashback yönteminin gerçekten suyu çıktı... Senaryo gereği flashback kullanılmıyor; flashback'ten senaryo yaratılıyor... Bu hastalık Kuzey Güney'e de bulaştı...
Ve dizinin yapımcı ve senaristlerine naçizane önerilerim:
1 ' En kısa zamanda Ferhat ' Kuzey mücadelesine bir son verilmeli,
2 ' Kuzey ile Güney'in mücadelesini öne çıkarılmalı,
3 ' Simay karakteri miadını doldurdu, bence artık gitmeli
4 ' Diziye yeni katılan Bekir Bey'den Ramiz Dayı çıkmaz... Boşuna kendinizi yormayın...
Ferhat ' Kuzey savaşı kısır, felsefesiz, inandırıcılıktan uzak ucuz oyunlarla sürüp giderse; bu iddialı dizi bu sezonu çıkarır, önümüzdeki sezon kaybolup gider ya da sadece Kıvanç Tatlıtuğ fanlarının izlediği bir yapım haline gelir.
Benden söylemesi...