Kayıp Şehir Dizisinin Keşfi

denizz19

Konu Sahibi
Favori Üye
Katılım
7 Ocak 2012
Mesajlar
114,685
Reaksiyon puanı
64,298
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
[h=2]Kayıp Şehir dizisinde Zehra karakterini canlandıran Cansu Tosun, giderek adını daha çok duyacağımız gencecik bir aktris. Almanya doğumlu Cansu'nun idealleri ve standartları yüksek.[/h]
789132_detay.jpg


Heja BOZYEL / HT PAZAR
heja@gmail.com

Cansu Tosun'u önce Küçük Hanımefendi dizisinde tanıdık. Sonra Kanal D'de Kayıp Şehir dizisindeki sessiz, cesur ve akıllı kız karakteriyle ilgimizi çekti. Konuşurken yaşıtlarından farklı olarak başarılı olmasını sağlayan herkese teşekkür etmeyi bildiği anlaşılıyor hemen. Hamurunda insan olunca yıldız da olunabileceğini gösterecek genç Cansu Tosun karşınızda...

Almanya, Nürnberg doğumlusunuz. İstanbul'a nasıl geldiniz?

Orada büyüdüm. 4 yaşında bale eğitimine başladım. Nürnberg Bale ve Operası'nda 16 yaşına kadar baleyi sürdürdüm. Baleden sonra caz ve hip hop modern dansları yaptım. Erkek kardeşim var, Fırat. Onunla birlikte fotomodellik yaptık. Ama oyuncu olmak istiyordum ve Nürnberg'de oyunculuk eğitimi alabileceğim bir yer yoktu. O nedenle İstanbul'a geldim. BKM'de eğitim aldım. Şebnem Özberk annebabamı ikna etti. Yoksa hayatta gelemezdim buraya.

Kardeşiniz ne yapıyor şu anda?

O bir yandan ekonomi okuyor bir yandan da dünya çapında fotomodellik ve mankenlik yapmaya profesyonel olarak devam ediyor.

Aileniz hâlâ Almanya'da mı?

Evet. Evlendikten sonra Kayseri'den Nürnberg'e gitmişler.

Kayıp Şehir'e nasıl dahil oldunuz?

Tomris (Giritlioğlu) Hanım sayesinde. İyi ki Küçük Hanımefendi'yi izlemiş. Bunu Gökçe Bahadır'la da konuşuyoruz, şu an o kadar güzel bir işteyiz ki... Herkes işinin hakkını veriyor. Hem senaristlerimiz hem yönetmenimiz şahane. Sezen Aksu'nun desteği beni en çok mutlu eden şeylerden biri.

Dizide başroller değişiyor mu?

Evet, öyle bir hikâye var ki dizi boyunca her bölüm başka bir karakterin üzerine yoğunlaşabiliyor.

Dizideki galiba sizin çok uzak olduğunuz bir hayat. Rolünüze hazırlanmayı zorlaştırdı mı bu?

Aslında çok da uzak değilim. Biz birbirimize çok bağlı bir aileyiz. Her sene mutlaka Kayseri'ye babaannemi ziyarete gideriz. 2 yıldır gidemedim ve özür diliyorum buradan. O Sarız İlçesi'nde yaşıyor. Küçük bir yer olduğu için İstanbul'la kıyaslanması mümkün olmasa da dizidekine benzer yaşam şartlarını çok iyi biliyorum. Dizide canlandırdığım Zehra karakteri, köylerinden göçmek zorunda kalan bir ailenin kızı. Zor şartlar altında yaşıyorlar. Ailenin her ferdi çalışmak zorunda. Ben insanları gözlemlemeyi çok seviyorum o yüzden bunun faydası oldu. Bir parça ekmeğe verdikleri değer çok büyük. Anneye duyulan saygı ve değer çok önemli. Diziyi izlediğimde gerçek hayatla dizide olanlar arasında pek fark olmadığını görüyorum.

Zehra çok kolay yalan söyleyebilen bir karakter...

Evet ama bunu hep bir çözüm bularak yapıyor. Arada yalan söylemek zorunda kaldığı zaman söylüyor çünkü başka çaresi yok. Zeki de bir kız. Ben onun kadar kolay yalan söyleyemem. Şartları çok farklı.

Babanız oyunculuğa karşı mıydı?

Hayır ama 'Almanya'da ol' diyordu. Ben daha çok Almanlarla büyüdüm. Almanya'da insanların yüzde 80'i açık sözlüdür. Burada her şey daha politik ilerliyor. Babam buraya gelmem konusunda endişeleniyordu haliyle. Babama 'Bana 1 sene ver. Takır takır her şey olacak' dedim. Tam 8 ay sonra her şey adım adım ilerlemeye başladı. Allah nazarlardan korusun.

Alışabildiniz mi İstanbul'a ve buradaki sisteme?

Hâlâ kendi dünyamda yaşıyorum. İstanbullu oldum diyemem. Almanya'daki şartlarıma benzer ortamlarda yaşıyor olmamın da etkisi var. Ama iyi ki gelmişim buraya.


'Gökçe muhteşem oynuyor'

Ailenize bu kadar düşkün olduğunuza göre oynadığınız dizileri onlar da kaçırmadan izliyordur. Yorum yapıyorlar mı?

Onların yorumları benim için çok önemli. Anneannem ve babaannem de izliyor sürekli
Peki başka bir rolde oynuyor olsaydınız? Mesela Gökçe Bahadır gibi bir hayat kadınını canlandırıyor olsaydınız?

Gökçe bence çok güzel oynu yor. O muhteşemliğe karşı ailemden hiçbiri birşey söylemezdi. Ama ne demek istediğini anladım. Sonuçta bu benim işim.

'Türkler daha maddiyatçı'

İkili ilişkilerde de Almanya'da her şey daha farklı...

Aslında burada erkek-kadın ilişkilerinde insanlar daha rahat. Almanya'daki Türkler ailelerine, geleneklerine bağlı kalmaya çalışmışlar ama buradaki Türkler sürekli gelişmiş. Almanya'dakiler daha gizli kapaklı yaşamak zorunda kalıyor, her şeye aileler izin vermediği için. Benim ailem öyle değildi. Hep açık sözlüydük. Almanlarla kıyaslayıncaysa Türkler ilişkiye girecekleri insanları farklı seçiyorlar. Maddiyattan çok etkileniyorlar. Almanya'da insan ilişkisi daha önemli.