FK12 JFK (1991) - Film Yorumları

bazinga

Admin
Konu Sahibi
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
89,309
Reaksiyon puanı
45,831
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com



1627496164019.png



JFK


Tür:
Dram, Tarih, Gerilim
Süre: 189 dakika

Yönetmen: Oliver Stone
Senaryo: Jim Garrison, Jim Marrs, Oliver Stone

Oyuncular:
Kevin Costner
Gary Oldman
Jack Lemmon

IMDb Linki


Puanlar:
IMDb: 8.0/10
Rotten Tomatoes: 84%
Metacritic: 72/100

Filmin Fragmanı:



Filmle ilgili yorumlarınızı bu başlık altından yapabilirsiniz.


 

Araf

Emekli
Katılım
25 Temmuz 2011
Mesajlar
35,091
Reaksiyon puanı
18,376
Puanı
1,060
Konum
Aydın
"JFK katili kim?" desem muhtemelen klasik olarak her yerde gördüğümüz için "Lee Harvey Oswald" deriz. Peki olayın perde arkasında neler var, JFK neden öldürüldü, nasıl öldürüldü, kim ya da kimler tarafından öldürüldü, gerçekten de Lee Harvey Oswald mı öldürdü? Bu filmin ana teması da bunun üzerine kurulu. JFK suikastının perde arkası ABD'nin Louisiana eyaletinin en büyük şehri olan New Orleans'taki Başsavcı olan Jim Garrison'ın gözünden aktarılıyor. Filmin de iki kaynağı var; birincisi Jim Garrison'ın "On the Trail of the Assassins" isimli kitabı, bir diğeri de Jim Marrs'ın "Crossfire: The Plot That Killed Kennedy" isimli kitabı. Filmi senaryolaştıran ise, Zachary Sklar ile filmin de aynı zamanda yönetmeni olan Oliver Stone.

Yönetmen için ayrı bir parantez açmak gerekiyor; ilk yönetmenlik deneyimini Vietnam gazisi olarak Platoon'a yaptı ve Platoon ona ödül de kazandırdı, seksenli yıllara damgasını vuran filmlerden birisiydi. Damgasını vuran bir diğer filmi ise, Vietnam vurgusu da içeren ve doksanlı yıllara damgasını vuran JFK filmi oldu. Filmin oyuncusu Kevin Costner bundan bir yıl önce hem yönettiği, hem de başrol olarak oynadığı ve en az bu film kadar uzun olan Dances with Wolves filminde rol aldı ve o filmiyle de, bu filmiyle de damgayı vurdu.

Filmde JFK biyografisi değil, JFK'nin hayatını kaybetmesinden sonra Jim Garrison'ın mücadelesi anlatılıyor. Film boyunca merak duygusu devreye giriyor. Başta görüntünün beyaz dengesi rahatsız eder gibi oluyor ama sonra filme ayrı bir hava katıyor. Sahne geçişlerindeki renkler çok başarılıydı. Sinematografi anlamındaki başarısını Oscar 1992'de en iyi sinematografi ödülünü alarak taçlandırdı. The Silence of the Lambs gibi bir rakibi vardı o dönem filmin, bu yüzden o filmin biraz gerisinde kaldı.

Filmin en iyi sahnesi, mahkeme sahnesiydi. JFK'nin suçlulardan birisi de Clay Shaw'dır ve onun her şeye rağmen suçsuz bulunması da ayrı bir olay. Tabii Jim Garrison gerçekleri haykırıyor ama filmdeki olayların tamamı gerçek mi bilemeyiz ama bileceğimiz tek şey, JFK'nin dosyası halen daha kapanmadığı, suikaste dair araştırmaların 2029'a kadar mühürlü kalacağı bellidir. Kapanmayan bu dosya da, Jim Garrison'un ortaya koyduğu iddiaları da doğrular nitelikte. Basına yansıtılan her gerçek zaten tam anlamıyla doğru değildir, hele de böyle bir konuda.

Baş karakterin inişli çıkışlı hayatının yanı sıra, mahkemedeki ulusa sesleniş yapar gibi konuşması da ve Kevin Conster'ın oyunculuğu da çok iyiydi. Biraz da Oliver Stone'un çığlığı olan filmlerden birisi bu film. Bence başarılı bir filmdi, özellikle de son sahnedeki mahkeme sahnesiyle.

Filmle ilgili küçük ama büyük bir detay: Filmde Earl Warren'ı canlandıran kişi Jim Garrison. Jim Garrison filmden bir yıl sonra hayatını kaybetti. Yok yok, komplo teori değildi, sadece söylemek istedim.

9/10

27.07.2021
 

Araf

Emekli
Katılım
25 Temmuz 2011
Mesajlar
35,091
Reaksiyon puanı
18,376
Puanı
1,060
Konum
Aydın
Yorumlarını en çok merak ettiğim film, bu film. Süresinin etkisiyle olsa gerek, şu anda herhangi bir kişi filmi izlememiş. :D
 

bazinga

Admin
Konu Sahibi
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
89,309
Reaksiyon puanı
45,831
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Özellikle JFK'yi tanıyıp hayatına ilgi duyduğumdan bu yana listemde bekleyen ama süresi nedeniyle elimin bir türlü gitmediği bir filmdi. Nihayet izledim ve beklentimi karşılayan çok iyi bir film buldum karşımda...

JFK suikastı Amerikan yakın tarihinin en trajik olaylarından biri. Sadece olayın kendisi değil olayın üzerine yaşananlar da bugünün gözüyle inanılır gibi olmayan olaylar. Buna karşın Amerika gibi bir süper gücün bu olayı aydınlatamaması pek çok şüpheyi de beraberinde getiriyor.

Film aslında olayla ilgili bir komplo teorisi olarak düşünülebilir. Fakat komplo teorisinin ötesine taşıyan çok fazla bilgi var elde. Komplo teorilerine pek inanmayan biri olarak filmin yaklaşımının beni inandırdığını söyleyebilirim. Her şey akla yatkın gözüküyor...

Yarı belgesele kayan 3 saatlik bir film göz korkutucu olsa da iki parçaya bölerek zorlanmadan izledim. Yönetmenin bilgi yoğunluğu bu kadar fazla olan bir işin üstesinden başarıyla geldiğini söylemek mümkün. Ayrıca film görüntü yönetimi, kurgu ve müzikleriyle de kaliteliydi. Kevin Costner'ın performansını da başarılı buldum genel anlamda ve yardımcı kadrodaki pek çok tanıdık yüz de filmi takibi kolaylaştırmış...

Türünün en iyi örnekleri arasında anılmayı hak eden, 90'ların bir başka kalite kokan filmi...

8.5/10
 

Araf

Emekli
Katılım
25 Temmuz 2011
Mesajlar
35,091
Reaksiyon puanı
18,376
Puanı
1,060
Konum
Aydın
Özellikle JFK'yi tanıyıp hayatına ilgi duyduğumdan bu yana listemde bekleyen ama süresi nedeniyle elimin bir türlü gitmediği bir filmdi. Nihayet izledim ve beklentimi karşılayan çok iyi bir film buldum karşımda...

JFK suikastı Amerikan yakın tarihinin en trajik olaylarından biri. Sadece olayın kendisi değil olayın üzerine yaşananlar da bugünün gözüyle inanılır gibi olmayan olaylar. Buna karşın Amerika gibi bir süper gücün bu olayı aydınlatamaması pek çok şüpheyi de beraberinde getiriyor.

Film aslında olayla ilgili bir komplo teorisi olarak düşünülebilir. Fakat komplo teorisinin ötesine taşıyan çok fazla bilgi var elde. Komplo teorilerine pek inanmayan biri olarak filmin yaklaşımının beni inandırdığını söyleyebilirim. Her şey akla yatkın gözüküyor...

Yarı belgesele kayan 3 saatlik bir film göz korkutucu olsa da iki parçaya bölerek zorlanmadan izledim. Yönetmenin bilgi yoğunluğu bu kadar fazla olan bir işin üstesinden başarıyla geldiğini söylemek mümkün. Ayrıca film görüntü yönetimi, kurgu ve müzikleriyle de kaliteliydi. Kevin Costner'ın performansını da başarılı buldum genel anlamda ve yardımcı kadrodaki pek çok tanıdık yüz de filmi takibi kolaylaştırmış...

Türünün en iyi örnekleri arasında anılmayı hak eden, 90'ların bir başka kalite kokan filmi...

8.5/10
Tam da tahmin ettiğim gibi 8.5 puan verdin. Binevi 8.5'tan 9 da diyebiliriz puanına. Benim de hemen hemen öyle bir şey. Kendi top 250'ne de girmeyi başardı sanırım aynı zamanda. :D
 
  • Harika
Reactions: bazinga

bazinga

Admin
Konu Sahibi
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
89,309
Reaksiyon puanı
45,831
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Tam da tahmin ettiğim gibi 8.5 puan verdin. Binevi 8.5'tan 9 da diyebiliriz puanına. Benim de hemen hemen öyle bir şey. Kendi top 250'ne de girmeyi başardı sanırım aynı zamanda. :D
Evet yeni Top 250 listeme sonradan giren ilk film oldu. Az sonra güncelleyeceğim inşallah. :A
 
  • Beğendim
Reactions: Araf

Angelica

Favori Üye
Katılım
31 Mart 2012
Mesajlar
67,982
Reaksiyon puanı
47,419
Puanı
1,060
Yaş
37
Konum
Kayseri
Bugün yorum yazmaya girdim ama abim gelince yazamadım sonrada gittik zaten 3 saatlik bir film olmasına rağmen hiç sıkılmadım izlediğim bir filmdi Kevin Costneri çok severim yine muhteşem bir oyunculuk sergilemiş JFK suikasti Amerikanın en trajik olayı hala aydınlatılamamış olmaması bence gerçekten çok üzücü film

güzel anlatmış özellikle final sahnesine bayıldım..Finalde suikastın nasıl gerçekleştiğini dakika dakika anlatılması çok iyiydi kaç suikastçi var kaç kere ateş edilmiş kurşun nereden girmiş çıkmış nasıl otopsiler yapılmış gerçekten güzel anlatılmıştı


9/10
 

gundix123

Favori Üye
Katılım
14 Aralık 2011
Mesajlar
4,188
Reaksiyon puanı
3,283
Puanı
459
Üniversite okuduğum dönemde bir ara JFK suikasti konusu oldukça ilgimi çekmişti. Birçok yazılı kaynak okuyup belgesel izlemiştim. O zamanlar bu filmi izleme listeme almıştım ama fırsat bulup izleyememiştim. Bu etkinliğe nasip oldu.

Filmi beğeneceğime neredeyse emindim ve öyle de oldu. Oliver Stone, sevdiğim bir yönetmen. Belki üst düzey bir yönetmen değil ama tarzı hoşuma gidiyor. Filmlerinde kendisine has havası hissediliyor.

Özellikle filmdeki oyuncu kadrosu çok ilgi çekiciydi. Birçok tanıdık isim vardı. Benim için bunlardan en önemlisi Gary Oldman'dı, en sevdiğim aktörlerden birisidir. Beklediğim kadar fazla rolü yoktu, bu biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Kevin Costner'ı pek tanımıyorum açıkçası. Muhakkak oynadığı filmlerin bazılarını izlemişimdir ama aklımda kalan bir filmi yok şu anda. Bu film için konuşursam, iyi bir oyunculuk sergilemiş. Özellikle filmin final sahnesindeki oyunculuğunu beğendim. Joe Pesci'yi de es geçmeyeyim. Kızmak, küfür etmek, delirmek bir insana bu kadar yakışır. :D

Bu arada makyajı mı çok kötüydü yoksa karakterin arızalı olmasından dolayı kendisi yapmış gibi mi gösterdiler bilmiyorum ama kaşları çok komikti. Birçok sahnede ciddiye alamadım. :D

Teknik açıdan oldukça doyurucuydu, önceki yorumlara katılıyorum. Ben özellikle kurguyu çok beğendim. Böylesine kapsamlı ve karmaşık bir konuyu gayet anlaşılır bir şekilde ele almışlar.

Film süresi biraz uzun, evet. Belki biraz daha kısa olabilirmiş. Fakat süre benim için pek problem olmadı, tek seferde izledim. Uzun filmleri hep sevmişimdir. Puan konusunda çok kararsız kaldım. Aslında filmde görünür bir eksiklik yoktu, filmi de beğendim ama hissiyat olarak bir şeyleri yakalayamadım. Yani yüksek puan verdiğim filmlerdeki o hazzı tam olarak alamadım. O yüzden puanım:

8/10
 

bazinga

Admin
Konu Sahibi
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
89,309
Reaksiyon puanı
45,831
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Üniversite okuduğum dönemde bir ara JFK suikasti konusu oldukça ilgimi çekmişti. Birçok yazılı kaynak okuyup belgesel izlemiştim. O zamanlar bu filmi izleme listeme almıştım ama fırsat bulup izleyememiştim. Bu etkinliğe nasip oldu.

Filmi beğeneceğime neredeyse emindim ve öyle de oldu. Oliver Stone, sevdiğim bir yönetmen. Belki üst düzey bir yönetmen değil ama tarzı hoşuma gidiyor. Filmlerinde kendisine has havası hissediliyor.

Özellikle filmdeki oyuncu kadrosu çok ilgi çekiciydi. Birçok tanıdık isim vardı. Benim için bunlardan en önemlisi Gary Oldman'dı, en sevdiğim aktörlerden birisidir. Beklediğim kadar fazla rolü yoktu, bu biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Kevin Costner'ı pek tanımıyorum açıkçası. Muhakkak oynadığı filmlerin bazılarını izlemişimdir ama aklımda kalan bir filmi yok şu anda. Bu film için konuşursam, iyi bir oyunculuk sergilemiş. Özellikle filmin final sahnesindeki oyunculuğunu beğendim. Joe Pesci'yi de es geçmeyeyim. Kızmak, küfür etmek, delirmek bir insana bu kadar yakışır. :D

Bu arada makyajı mı çok kötüydü yoksa karakterin arızalı olmasından dolayı kendisi yapmış gibi mi gösterdiler bilmiyorum ama kaşları çok komikti. Birçok sahnede ciddiye alamadım. :D

Teknik açıdan oldukça doyurucuydu, önceki yorumlara katılıyorum. Ben özellikle kurguyu çok beğendim. Böylesine kapsamlı ve karmaşık bir konuyu gayet anlaşılır bir şekilde ele almışlar.

Film süresi biraz uzun, evet. Belki biraz daha kısa olabilirmiş. Fakat süre benim için pek problem olmadı, tek seferde izledim. Uzun filmleri hep sevmişimdir. Puan konusunda çok kararsız kaldım. Aslında filmde görünür bir eksiklik yoktu, filmi de beğendim ama hissiyat olarak bir şeyleri yakalayamadım. Yani yüksek puan verdiğim filmlerdeki o hazzı tam olarak alamadım. O yüzden puanım:

8/10
Kevin Costner'ın Dances with Wolves'ı da tavsiye ederim. Geçen yazın etkinliğinde izlemiştik ve neredeyse hepimiz çok beğenmiştik. Tabii o da 3-4 saatlik devasa bir filmdi. :)
 
  • Beğendim
Reactions: gundix123 and Dosi

Dosi

Süper Mod.
Katılım
10 Mart 2015
Mesajlar
75,556
Reaksiyon puanı
91,505
Puanı
1,060
Konum
SE
Süresi oldukça uzun ve yer yer hafif sıktığı da oldu. Olay çözme ve olayları araştırma kısımlarını sevdim. 1986 yılında da İsveç başkanı bir suikaste kurban gitmişti ve bir kaç senede bir olay medyaya taşınıp sonuçsuz kalan bir olay. Hâlâ katili bulunmadı. Bu filmi izlerken o olay geldi aklıma ve burda da bir sonuca varılmadı.

Bir çok oyuncu tanıdıktı, böylelikle fazlakafa karışmadan izleyebildim çünkü baya kalabalık bir oyuncu kadrosuna sahip bir film. Bu arada o peruklu tuhaf kaşlı adamı her gördüğümde bi gülme tuttu. Garipti.
Mahkeme sahneleri oldukça güzeldi ve Kevin Costner uldukça güzel bir performans göstermiş. Özellikle mahkeme kısımları.

Filmin konusu iyi senaryosu iyi ama birşeyler eksikti . Yeteri kadar bağ kurulmuyor.


7.5/10
 

Araf

Emekli
Katılım
25 Temmuz 2011
Mesajlar
35,091
Reaksiyon puanı
18,376
Puanı
1,060
Konum
Aydın
Süresi oldukça uzun ve yer yer hafif sıktığı da oldu. Olay çözme ve olayları araştırma kısımlarını sevdim. 1986 yılında da İsveç başkanı bir suikaste kurban gitmişti ve bir kaç senede bir olay medyaya taşınıp sonuçsuz kalan bir olay. Hâlâ katili bulunmadı. Bu filmi izlerken o olay geldi aklıma ve burda da bir sonuca varılmadı.

Bir çok oyuncu tanıdıktı, böylelikle fazlakafa karışmadan izleyebildim çünkü baya kalabalık bir oyuncu kadrosuna sahip bir film. Bu arada o peruklu tuhaf kaşlı adamı her gördüğümde bi gülme tuttu. Garipti.
Mahkeme sahneleri oldukça güzeldi ve Kevin Costner uldukça güzel bir performans göstermiş. Özellikle mahkeme kısımları.

Filmin konusu iyi senaryosu iyi ama birşeyler eksikti . Yeteri kadar bağ kurulmuyor.


7.5/10
1628007055982.png

:A :A :A
 
  • Güldürdün
Reactions: Dosi

mesmeso

Moderatör
Katılım
27 Kasım 2016
Mesajlar
13,786
Reaksiyon puanı
7,430
Puanı
710
Yaş
21
Konum
Trabzon
Süresi yüzünden filme ön yargılıydım. O yüzden bölerek izledim ve keyif aldım. JFK suikasti her açıdan harika bir şekilde incelenmiş. Kurgusu o kadar iyi yapılmış ki temelinde politika olsa bile en iyi polisiye filmlere kafa tutacak derecede heyecanı vardı.

Filmin özellikle son yarım saatini oluşturan mahkeme sahnesine hayran kaldım. İzlediğim en etkileyici sekanslardan olabilir. Bu tür filmleri sevenlerin aşık olacağı bir film olmuş. Gerçek görüntülere de yer vererek bir belgesel tadı verilmesi de hoştu.

Bu filmi Amerika gençleri bence mutlaka izlemeli. Filmde JFK'nin öldürülme sebepleri ve Amerika'yı yöneten asıl gücü korkusuzca anlatmışlar.

8/10
 

Sherlock

Süper Mod.
Katılım
7 Eylül 2016
Mesajlar
27,960
Reaksiyon puanı
39,575
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Yıllardır listemde olan ancak süresi sebebiyle elimin izlemeye bir türlü gitmediği filmlerdendi, nihayet etkinlik vesilesiyle ben de aradan çıkarmış oldum...

Filmi uzun süresine ve yıllardır ertelememe rağmen beğeneceğime de emindim bu arada, neyse ki beklentimin dışında bir sürprizle karşılaşmadım ve filmi gerçekten beğendim.

Bu tip filmlerde alıştığımız senaryo genellikle filme adını veren karakterin yüceltilmesi ve baştan sona bu karakterin biyografisini izlememizden oluşur. Yanlış anlaşılmasının bunun da çok iyi örnekleri var sinemada ancak bu film, alışılmışın dışına çıkıyor. Bu bile başlı başına önemli bir artı bence. Merak unsuru son ana dek diri tutuluyor, Kevin Costner'ın canlandırdığı Jim Garrison ile birlikte biz de suikasta dair bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Sonuç olarak net bir cevap alamıyoruz, yani "katil kim?" sorusu tam anlamıyla cevaplanmıyor ancak gerçekten çok değerli bilgiler öğreniyoruz. Zaten bu suikastta tek bir katilin olmadığı apaçık ortada. Tarihsel gerçeklikten sapmadan, bu şekilde bir final yapmaları da takdire şayan. Yalnız sondaki mahkeme sahnesi ve Kevin Costner'ın tiradı biraz uzun geldi itiraf etmek gerekirse.

Oyuncu kadrosu şahane, oyunculuklar da bu kadrodan beklenileceği üzere son derece başarılı. Yalnız Joe Pesci'ye ayrı bir parantez açmak istiyorum, gerçekten inanılmaz bir adam, tarihin en güzel "f***" diyen insanı olabilir. :A

Süre hakkında yapılan eleştirilere de katılıyorum. Filmin süresi gerçekten daha kısa tutulabilirmiş, bu hali biraz fazla uzun ve bu kadar olmasına gerek yok kabul etmek gerekir ki...

Puan: 8/10
------

Bu arada makyajı mı çok kötüydü yoksa karakterin arızalı olmasından dolayı kendisi yapmış gibi mi gösterdiler bilmiyorum ama kaşları çok komikti. Birçok sahnede ciddiye alamadım. :D
Buna mesajımda cevap verecektim ama unutmuşum. :A

Karakter kanser hastasıydı hatırladığım kadarıyla, bu yüzden ilaç vb. kullanıyor ve farklı tedaviler de deniyordu. Buna bağlı olarak hem saçları hem de kaşları dökülmüş diye yorumladım ben çünkü ikisi de gerçek değildi, belli oluyordu dediğin gibi. Zaten öldüğü sahnede kendisini kel görüyorduk diye hatırlıyorum. :D
 

gundix123

Favori Üye
Katılım
14 Aralık 2011
Mesajlar
4,188
Reaksiyon puanı
3,283
Puanı
459
Buna mesajımda cevap verecektim ama unutmuşum. :A

Karakter kanser hastasıydı hatırladığım kadarıyla, bu yüzden ilaç vb. kullanıyor ve farklı tedaviler de deniyordu. Buna bağlı olarak hem saçları hem de kaşları dökülmüş diye yorumladım ben çünkü ikisi de gerçek değildi, belli oluyordu dediğin gibi. Zaten öldüğü sahnede kendisini kel görüyorduk diye hatırlıyorum. :D
Kaşlardan dolayı genel olarak odaklanamadığım için bu ayrıntıyı kaçırmış olabilirim. :A Senin dediğin gibi bir durum olmuş demek ki. Mantığa da gayet yatkın. :D
 
  • Beğendim
Reactions: Sherlock

phoebebuffay

Favori Üye
Katılım
12 Şubat 2020
Mesajlar
3,924
Reaksiyon puanı
4,590
Puanı
399
Kennedy suikastının gerçek yüzünü öğrenmek ve ortaya çıkarmak isteyen Kevin Costner'ın canlandırdığı avukat karakteri aracılığıyla olayın iç yüzünün araştırıldığı ve gerçeklerin -ya da karakterin inandığı gerçeklerin- adım adım çözülüşüne tanık olduğumuz yarı belgesel havasında başarılı bir filmdi. Belgeselimsi bir tarzda olmasına rağmen ve 3 saatlik süresine rağmen akıcı ve temposunun düşük olmadığını söyleyebilirim. Karakter merkezli bir filmdi, bir yandan olayların perde arkasındaki gelişmeleri izlerken bir yandan biraz da olsa ana karakterimizin kişisel hayatını ve aile ilişkilerine tanıklık ettik.

Çok çok sevdiğimi söyleyemem ama senaryo, kurgu, oyunculuklar, yönetmenlik her anlamda başarılı bir filmdi.

7.5/10