En Son Okuduğunuz Kitap?

DarkLegenD

Favori Üye
Katılım
24 Ağustos 2014
Mesajlar
20,283
Reaksiyon puanı
13,306
Puanı
1,060
Yaş
21
Konum
İngiltere
Web Sitesi
www.cizikdvdkasetleri.com
Tanrı Adına Savaş - Karen Armstrong: Kitaptaki tarihi kişiliklerin 2-3 tanesi dışında herkes iyi insan veya kötü olmayan insan olarak gösterilmiş. Bu 2-3 kişinin arasında Atatürk var. :D Sıra onun yaptıklarına gelince şok oluyorsunuz. Sadece tek taraflı anlatım var bu kısımda ve bu anlatım sonrasında Atatürk kitaptaki en acımasız, en kötü tarihi kişi olarak canlanıyor kafanızda. Kitap ilerlerken tarihi kişiliklere/olaylara iki yönlü olarak bakmaya çalışıyor (modernistler ve köktendincilerin açısından). Fakat Atatürk kısmında bunu göremiyoruz. Ne feminist hareketlerinden bahsediliyor ne de bilimi, aklı yücelttiği sözlerinden. Sanırım yazar Atatürk düşmanı. :D Buna rağmen 8.0 verdim kitaba.

Ölüm Sessiz Geldi - Agatha Christie: Başlangıç için çok iyi kitap. 8.5

Çocukluk - Lev Nikolayeviç Tolstoy. 7.5
 
Son düzenleme:
  • Beğendim
Reactions: Tolstoyevski

Tolstoyevski

Moderatör
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
13,017
Reaksiyon puanı
21,019
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
Serenad

156B894A-27C9-4936-B940-82F9197BDDCB.jpeg


Oldukça akıcı ve sürükleyici bir roman. Bir kere ele aşınca birkaç günde rahatlıkla bitecek düzeyde. Hikaye anlamı kesinlikle oldukça iyi. Üstelik kitabın geçtiği çevre yaşadığım çevreye çok yakın, İÜ’de görevli bir kadın memur üzerine olduğu için konu haliyle her gün geçip gittiğim kapıdan bahçeye kadar birçok detayı çok rahat gözümde canlandırabildim.

Ancak ne var ki kitap hakkındaki öylesine yüksek dozda övgülere kesinlikle anlam veremedim. Tamam hikaye anlatımı iyi, sürüklüyor ama kitabı bitirdiğinde o vermesi beklenen edebi tadı alamıyor insan. Çünkü romanların en olmazsa olmaz özelliği edebi ruhu bu kitapta eksik. Büyük ölçüde didaktik ve tarihe yorum odaklı bir kitap, bu sayede evet daha önce bilmediğimiz birçok tarihi bilgiyi öğrendik bunlara itirazım yok ancak bir romanın esas amacı bir şeyler öğretmek değildir, bu yüzden bir şeyler öğretti diye onu başarılı bulmak esas romanlara haksızlık bana göre. Post-modern Türk edebiyatından şimdilik çok az sayıda kitap okudum ama gerek İhsan Oktay’ın Puslu Kıtalar Atlası, gerekse de Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı acayip bir tat bırakmıştı bittiklerinde. Bence bu “edebi derinlik” dedikleri şey ile doğrudan alakalı, ki o da kurgusal türlerin esas ruhunu oluşturuyor. İşte bu kitapta o ruh eksikti.

6.8
 
  • Beğendim
Reactions: Yiğitt

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
84,612
Reaksiyon puanı
39,971
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Serenad

Ekli dosyayı görüntüle 78398

Oldukça akıcı ve sürükleyici bir roman. Bir kere ele aşınca birkaç günde rahatlıkla bitecek düzeyde. Hikaye anlamı kesinlikle oldukça iyi. Üstelik kitabın geçtiği çevre yaşadığım çevreye çok yakın, İÜ’de görevli bir kadın memur üzerine olduğu için konu haliyle her gün geçip gittiğim kapıdan bahçeye kadar birçok detayı çok rahat gözümde canlandırabildim.

Ancak ne var ki kitap hakkındaki öylesine yüksek dozda övgülere kesinlikle anlam veremedim. Tamam hikaye anlatımı iyi, sürüklüyor ama kitabı bitirdiğinde o vermesi beklenen edebi tadı alamıyor insan. Çünkü romanların en olmazsa olmaz özelliği edebi ruhu bu kitapta eksik. Büyük ölçüde didaktik ve tarihe yorum odaklı bir kitap, bu sayede evet daha önce bilmediğimiz birçok tarihi bilgiyi öğrendik bunlara itirazım yok ancak bir romanın esas amacı bir şeyler öğretmek değildir, bu yüzden bir şeyler öğretti diye onu başarılı bulmak esas romanlara haksızlık bana göre. Post-modern Türk edebiyatından şimdilik çok az sayıda kitap okudum ama gerek İhsan Oktay’ın Puslu Kıtalar Atlası, gerekse de Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı acayip bir tat bırakmıştı bittiklerinde. Bence bu “edebi derinlik” dedikleri şey ile doğrudan alakalı, ki o da kurgusal türlerin esas ruhunu oluşturuyor. İşte bu kitapta o ruh eksikti.

6.8
Kitaplara da overrated damgası yapıştırmaya başlamış. :A @Sherlock @MasacRE @MEnes

Livaneli'nin kitaplarını hem aşırı sürükleyici hem de içerik olarak son derece doyurucu buluyorum. Bu kitap da en sevdiğim kitabı.

Bence bir romanın başarısında birinci önemli özellik sürükleyicilik. İkincisi ise insana bir şeyler katabilmesi. Bu kitap ikisini de sağlıyor gerisi boş bence. :)
 

Tolstoyevski

Moderatör
Katılım
14 Temmuz 2014
Mesajlar
13,017
Reaksiyon puanı
21,019
Puanı
711
Yaş
23
Konum
Sic Mundus Creatus Est
Web Sitesi
www.ataturkungencligehitabesi.com
Kitaplara da overrated damgası yapıştırmaya başlamış. :A @Sherlock @MasacRE @MEnes

Livaneli'nin kitaplarını hem aşırı sürükleyici hem de içerik olarak son derece doyurucu buluyorum. Bu kitap da en sevdiğim kitabı.

Bence bir romanın başarısında birinci önemli özellik sürükleyicilik. İkincisi ise insana bir şeyler katabilmesi. Bu kitap ikisini de sağlıyor gerisi boş bence. :)

Öyle hiçbir şeyi beğenmeyen kıl tiplerden değilim zaman zaman tesadüfi olarak üst üste geldiği için öyle bir izlenim kalabilse de :A Fakat söylediğinin bir kısmına katılıyorum o da zevk meselesine. Yani kitaplar olsun filmler olsun içecekler olsun her insanın bir şeylerden aldığı zevk ve beklentisi farklıdır malum, kimisine bir filmde sadece sürükleyici olması yeterli gelirken kimisine olay örgüsü vb. Klasik şeyler.

Fakat katılmayacağım şey, diğer Livaneli kitaplarını bilemem ama bu kitabın dolu dolu olduğuna katılamam. Öyle edebiyat eleştirileni filan değilim, son dönemlerde kitaplara bile doğru düzgün zaman ayıramayan öğrenci kesimindenim; ama buna rağmen bu kitaptaki “yavanlık” yani, bir şeylerin eksik ve çok düz olması gözüme çok fazla çarptı. Bu kitap hikaye anlatımı ve sürükleyicilik olarak iyi bir noktada olabilir ama edebi yanı yok. Buna var dersek birçok romancı ve romana haksızlık olur. Ama zaten Livaneli’nin de böyle bir iddiası olduğunu düşünmüyorum ve edebi yanı olmamasını olumsuz eleştiri anlamında söylemiyorum. Ben romanlara daha çok damakta bıraktığı tat olarak baktığım için o kriterlere göre söylendiği gibi eşsiz muhteşem bir kitap bulamadım karşımda hepsi bu. :D
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm - Zülfü Livaneli

Livaneli'nin okuduğum üçüncü kitabı, üç kitap içerisinden en az sevdiğim bu oldu sanırım. İlk sıraya Kardeşimin Hikayesi, ikiye Huzursuzluk'u, üçüncü sıraya da bunu koyarım. En çok merak ettiğim Serenad var tabi, ona sırası gelince ayrı yorum yapacağım.

Hayatımda ilk kez okuduğum kurguda, tarzda bir kitaptı. Bir bölümü yazar tarafından, diğer bölümü ise karakterin ağzından anlatımlarla sırayla bölümler geçiyor. Hoştu yani, sevdim bu anlatımı. Tabi yazar dili olmayıp sadece karakter diliyle yazsaydı daha güzel olabilirdi, ben en çok el yazıları bölümlerini sevdim. Final sahnesi de iki başlı ortaya çıkmış haliyle. İsveç'teki mültecilerin durumunu, bir zamanlar Türkiye profilini çok güzel aktarmış Livaneli. Kitabın içerisine tam çekemedi, diğer iki romanında daha iyi hissettirmişti o bakımdan eksik kaldı. Okunması gereken kitaplardan, onu da belirteyim. :X

* Çok yakında Huzursuzluk'u 3-4 yılın ardından tekrar okuyacağım...
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Beyaz Zambaklar Ülkesinde - Grigoriy Petrov

Atatürk'ün okullarda okutulmasını istediği kitap olarak biliyordum, onun dışında içeriğine dair en ufak bilgim bile yoktu. Gerçekten çok başarılı bir kitap, daha doğrusu içeriği çok ilgi çekici ve dikkate alınması gerekir. Finlandiya'nın bataklıktan, fakirlikten nasıl çıktığı, dirildiğini başlık başlık anlatmış. ''Birey değişirse toplum da değişir.'' sözünü kanıtlayan bir örnek... Snellman saygıyla anılması gereken birisi, Finler her 12 Mayıs'ta Snellman Günü olarak da anıyormuş.

Kitapta çok güzel alıntılar da vardı, çoğu yerde kendi ülkemizi düşündüm. Mesela iki bin nüfusa (beş bin de olabilirdi tam hatırlamıyorum) 22 okul yapmışlar. Lisesinden ana okuluna çeşit çeşit. Eğitime bu kadar önem verilen ülke geri kalabilir mi? Çok ilgimi çekti. En mühim hazine olarak okulları görüyorlar, ona yatırım yapıyorlar. Hala da Finlandiya okulları çok konuşulup örnek alınmıyor mu?

Altını epey çize çize okudum. Herkesin, özellikle gençlerin okuması gereken bir kitap. Bence her okunuşta farklı anlamlar çıkarabilecek de bir kitap. Birkaç yıl sonra yeniden yeniden okuyacağım sanırım. :X
 

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo

Muhteşem bir kitaptı, tek kelimeyle bayıldım. Hugo'nun diline de üslubuna da bayıldım. Kitap epey uzun bir ön söz ile başlıyor, Fransa'daki idam ile ilgili bilgi veriyor ve ardından eleştiriyor Victor Hugo. Arada kısa bir tiyatro örneği var. Daha sonra da bir idam mahkumunun hapisteki son günlerini okuyoruz. O duyguları, o hisleri içimde yaşıyorum. Gerçekten çok etkilendiğim, içinden bir şeyler öğrendiğim bir kitap oldu. Muhakkak herkesin okuması gereken kitaplardan biri.

Savaş Sanatı - Sun Zi

Uzun zamandır elimde duruyordu ve bir türlü başlayamamıştım. Çinli bir filozof komutanın savaşa dair tespitleri, önerileri yer alıyor. Açıkçası ilgimi fazla çektiğini söyleyemem, bence çok da okunması gereken kitaplardan biri değil. Askeri okullarda zorunlu okutuluyormuş, tam onlara göre orası ayrı.

Yaşar Kemal - Meral Saklıyan

Bir biyografi kitabıydı, Yaşar Kemal'in hayatını anlatıyordu. Çok güzel bir dille, üslupla anlatmış. Yaşar Kemal'e ayrı bir hayranlık duydum bu kitapla birlikte, kendisini daha iyi tanıma fırsatı buldum. Biyografi kitapları ilgimi çekiyor epey.
 

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Ermiş - Halil Cibran

Daha önce yarısını okumuşum ama okumadım diye kitaplıkta kalmış, altını çizmelerimden fark ettim. 60 sayfalık güzel bir kitap, felsefi mesajları da çok hoş. Örneğin her durum için ayrı başlık açıp mesajlar verilmiş. En çok ''dostluk üzerine'' olan yazıyı beğendim sanırım.

Bugün de yine Halil Cibran'a ait ''Ermiş'in Bahçesi'' diye 40 sayfalık bir kitabı okuyacağım. İki güne iki ince ama güzel kitabı bitirmiş olacağım. Ardından Cibran'ın ''Gezgin'' kitabına başlamayı düşünüyorum. Dili biraz ağır gibi ama değil aslında, çok rahat anlaşılıp mesajlar alınabilir.
 

DarkLegenD

Favori Üye
Katılım
24 Ağustos 2014
Mesajlar
20,283
Reaksiyon puanı
13,306
Puanı
1,060
Yaş
21
Konum
İngiltere
Web Sitesi
www.cizikdvdkasetleri.com
Fahrenheit 451 - Ray Badbury.

Hayvan Çiftliği ve 1984 tarzında bir karanlık dönemi çok güzel anlatıyor. Kitapların değerini, özgür düşünceyi, farklı fikirlere sahip olabilme hakkınızın önemini daha iyi kavrıyorsunuz kitabın son sayfasını da bitirince.

9.0
 
Katılım
5 Ocak 2013
Mesajlar
89,108
Reaksiyon puanı
55,716
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli

4 kitabını daha okuduğumda tüm Livaneli kitaplarını bitirmiş olacağım, bu kitabı okudum sanıyordum ama elime alınca okumadığımı fark ettim.

Muhteşem bir başyapıt olmuş, evet başyapıt demem yanlış olmaz. Sonlara doğru sürekli bir ters köşe yaşadım, hikaye içinden hikaye çıktı, baştan sonra muhteşem bir kurgu olmuş. Livaneli'nin en sevdiğim kitabı SON ADA idi, ancak bu kitap birinci sırayı aldı. Kalemine sağlık...
 
  • Harika
Reactions: Yiğitt

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Kuvayı Milliye Destanı - Nazım Hikmet

Uzun süredir elimde bulunan bir şiir kitabıydı, içerisinden bazen şiirler seçip okuyordum ama baştan alıp hiç okumamıştım. Bölümler halinde olduğu için, ben de bölümlere böldüğüm için 3-4 günde bitecek kitabı iki haftaya uzattım. İçerisinde gerçekten çok güzel şiirler var. Özellikle ''Kuvayı Milliye'' bölümü şiirlerini ayrı olarak; Saat 21-22 Şiirleri'ni (aşk temalıydı bunlar) ayrı olarak beğendim. Hapisane şiirleri fazla ilgimi çekmedi ama o dönemi yansıtması açısından sağlam belgeler. Sonda az sayıda rubailer de vardı, onlar da güzeldi.
 

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Kayıp - Arzu Bahar

Altı tane öyküden oluşan, bir solukta biten bir hikaye kitabı. Sade, akıcı ve sürükleyici bir dille oluşturulmuş hikayeleri okudukça okuyası geliyor insanın. Arzu Bahar'la tanışmış olduk böylece, ilk kez bir kitabını okudum. Yeni nesil isimlerden uzun zaman sonra kitap okudum, fazla da geri kalmamak lazım yeni dönemden sanırım?
 

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - Stefan Zweig

3-4 yıl önce okumuştum ama Stefan Zweig kitap setimi kuzenime hediye edince İş Bankası Yayınları basımıyla yeniden almıştım seriyi, şimdi yavaş yavaş aralarda okuyup tekrar tamamlayıp kitaplığa yollayacağım. İlk olarak bunu okudum, kitabı hiç hatırlamıyordum ama başlangıcı okuyunca gerisi zihnimde canlandı. Stefan Zweig'in sürükleyici ve akıcı dili zaten bir çırpıda okuttu, 70 sayfayı bir solukta tamamladım. Roman gibi geliyor insana, etkileyici bir dil yine etkisinde bıraktı...
 
  • Beğendim
Reactions: Aserat

Yiğitt

Emekli
Katılım
9 Aralık 2013
Mesajlar
74,565
Reaksiyon puanı
45,493
Puanı
1,061
Konum
Ankara
Kızıl - Stefan Zweig

Gayet güzel bir kitaptı, etkilendiğim eserlerinden biri oldu. Yine tek solukta bitti. Berger isimli bir tıp öğrencisinin, üniversiteye gitmesi ve yabancı bir şehre alışma süreci ve orada yaşananlar konu alınıyor. Daha çok Berger'in psikolojik bunalımını, yalnızlığını okuyoruz.
 

dreamy

Favori Üye
Katılım
21 Temmuz 2016
Mesajlar
11,464
Reaksiyon puanı
8,734
Puanı
710
Yaş
20
Ray Bradbury - Fahrenheit 451

Evet daha yeni okudum. :A İlk kısmı oldukça sıkıcı olan, sonlara doğru artan temposu ve beklenmedik sonuyla okunabilir bir kitap olmuş. Ancak basan yayıneviyle mi alakalı bilmiyorum ama çeviri bazı yerlerde aşırı kötüydü. Bu da insanın kitaptan kopmasına neden oluyor ister istemez...