En Son İzlediğiniz Film?

phoebebuffay

Favori Üye
Katılım
12 Şubat 2020
Mesajlar
2,069
Reaksiyon puanı
2,151
Puanı
269

4 Luni, 3 Saptamâni Si 2 Zile


Kürtajın yasak olduğu 80'ler Romanya'sında geçen ve yasal olmayan tehlikeli yollarla kürtaj olmaya çalışan 4 aylık hamile bir genç kız ve onun destekçi arkadaşının hikayesini anlatıyor film.

Filmin ilk 30-40 dakikalık kısmı ne olup bittiğini anlayamadığımız bir belirsizlikle geçiyor. Bir şeyler döndüğünü, döneceğini anlıyoruz ama meselenin ne olduğunu filmin ortasında anlıyoruz neredeyse. İlk sahneden itibaren çekim teknikleri ve mekan seçimlerinden dolayı kasvetli ve insanı boğan bir hava hakimdi filmde. Güzel bir başlangıçtı. :)

Daha sonra otel odasına geçilip esas konuya girildiği andan itibaren filmdeki kasvet yerini gerilime bırakıyor. Doktorla aralarında geçen muhabbetler, tartışmalar vs dolayısıyla izlerken sürekli ters bir şeyler olucak, yakalanacaklar korkusuyla izledim. Kızın arkadaşı sevgilisinin ailesine yemeğe gidip orada yaptığı aramalara cevap vermeyince ben de karakterle birlikte o korkuyu, gerilimi yaşadım. Endişe ve telaşla evi terk edip otele gittiği sahnede odaya girince korkunç bir manzarayla karşılacağımızı düşünüyordum ama öyle olmadı. Problemsiz bir şekilde olayı atlattıklarını gördük. Her ne kadar oda da korkunç bir manzarayla karşılaşmasak da banyoda gördüğümüz görüntü oldukça üzücüydü. Ben elimle ekranı kapattım. :(

Kızın gece ıssız sokaklarda o şeyden kurtulmaya çalıştığı sahne de oldukça gerilimliydi. Filmi rahatsız ve tedirgin bir şekilde izledim. Kürtaj olayında hiçbir sorun çıkmamasıyla hemen hemen herkes ters köşe olmuştur, sanırım.


Ben hemen hemen aynı konulu 2020 yapımı NRAS seviyesinde, hatta ondan daha iyi bir film beklediğim için çok yüksek bir beklentiyle izledim filmi ama onun kadar sevemedim. Beklentimin 1 tık altında kaldı. Tabii yine de çok iyi ve kaliteli, oldukça realist bir filmdi. O dönemin Romanyası'nı kısmen gözlerimizin önüne serdi. Oyunculuklar ve yönetmenlik de çok başarılıydı. Dinamik çekimler filmin içine girmemizi kolaylaştırdı. Gereğinden fazla uzatılmış sahneler ise her ne kadar bir amaca hizmet etse de benim açımdan bir eksiydi.

8/10


Wind River

Karlı ve soğuk coğrafyalarda geçen filmlerin atmosferlerini çok seviyorum. Bu film de soğuğu hissettirecek cinsten düşük tempolu ama ilgi çekici bir şekilde başlamıştı, güzel bir ilk yarı izledik. Fakat film ilerledikçe kötüleşti ve ikinci yarıyı hiç beğenemedim. Tempodaki ani dalgalanmalar, aksiyon filmine bağlar gibi sahneler beni filmden soğuttu.

Kısmen benzer tarzdaki kısa bir süre önce izlediğim Fargo ile aralarında dağlar kadar kalite farkı vardı. Fena bir hikayesi olmayan ve güzel başlayan ama beni pek tatmin edemeyen vasat bir film oldu benim açımdan.

5.5/10


Black Christmas

1974 yapımı bir korku/gerilim filmi. Çok popüler olmasa da türünün öncü filmlerinden biri olarak görülen ve 2 kez remake versiyonu yapılmış bir filmdi.

Yılına göre fena olmayan bir film sayılabilir ama günümüz için sıradan ve vasatın pek üstüne çıkamayan bir filmdi maalesef. Gereğinden düşük temposu yüzünden izlerken yer yer sıkıldım. Katilin çıkardığı garip seslere ise irrite oldum. Film vasat bir şekilde ilerlese de son 10-15 dakika gerilim açısından tatmin edici bir seviyedeydi.

5.7/10
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

The_Erinch

Favori Üye
Katılım
24 Kasım 2019
Mesajlar
11,766
Reaksiyon puanı
15,015
Puanı
700
Konum
Manisa
The-Strange-House-Netflix-Review.jpg


Netflix ile bayramı geçirmeye devam ediyorum...

Bugün bildirim geldi ve izledim.

Alman yapımı bir Gerilim-Korku filmi... Konu çok bilindik...Kısıtlı insanla çekilmiş...Kaba Almancaya komşusu Slovenya ezgilerinin atıldığı gençlerin başrolünü izlediği bir filmdi.

İzleyin diye baskı yapmam vakit geçirmek için uygun.

10 üzerinden 6.

Next Station : The Woman In The Window.
 

The_Erinch

Favori Üye
Katılım
24 Kasım 2019
Mesajlar
11,766
Reaksiyon puanı
15,015
Puanı
700
Konum
Manisa
1621084268773.png


Zamanında tiyatroda izleme şansına eriştiğim bu yapıtı; Ecem Erkek performansı ile film olarak izleme şansı buldum. Ortalama bir film...Ben kendi adıma beğendim. Güldüğüm,hüzünlendiğim,düşündüğüm yerleri oldu..

10 üzerinden 7.

1621084315600.png


İçinde başarılı oyuncuları barındıran ağır pskolojik-gerilim filmi... Filme zaman verin yoksa sıkılıp bırakırsınız.

10 üzerinden 6,50
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

phoebebuffay

Favori Üye
Katılım
12 Şubat 2020
Mesajlar
2,069
Reaksiyon puanı
2,151
Puanı
269
Altın Palmiye ödüllü filmler serisinden devam. :A


Blow-Up

Gerçeklik algısı üzerine kurulmuş, içerisinde çok fazla detay ve metafor barındıran izlediğim en durağan filmlerden biriydi. Filmi ön bilgisiz bir şekilde normal gerilim tarzında bir film sanarak izlediğim için çoğu sahneye ve diyaloğa çok anlam yüklemeden izliyordum. Bazı şeyler garip geliyordu ama sonlara doğru anca aydınlanabildim. :A 1-2 yorum okuyup izleseymişim daha mı iyi olurdu yoksa geç de olsa filmi kendi kendime anlamlandırmak daha mı iyi oldu bilmiyorum. Kaçırdığım detayları okuduğum yorumlarla öğrendim.

Detaylara girmeden ana konu üzerinde yorum yapacağım. Fotoğrafları sonradan anlamlandıran bir moda fotoğrafçısı Thomas, parkta gördüğü bir çiftin gizlice fotoğraflarını çekiyor. Daha sonra evde fotoğrafları inceleyip çözümlemeye çalıştığında bir gariplik seziyor. Fotoğraf karesini git gide büyüterek tekrar tekrar basıyor ve sonunda çalıların arkasında silah tutan bir adam ve ceset görüyor. Veya gördüğünü düşünüyor. Bunun üzerine gece parka gidiyor ve fotoğraftaki manzarayla karşılaşıyor, cesedi görüyor. Sabah fotoğraf makinesini yanına alıp parka tekrar gittiğinde ise cesedin orada olmadığını görüyor. Burada cinayet gerçek miydi yoksa hepsi Thomas'ın kafasındaki bir kurgu mu sorusu izleyicinin yorumuna bırakılıyor. Filmin sonunda Thomas'ın olmayan tenis topunun sesini duymasıyla birlikte film sona eriyor. Ben buradan hepsi Thomas'ın kafasındaki bir hayal ürünüydü olarak yorumladım şahsen.

Yılının çok ötesinde oldukça başarılı bir filmdi. Film boyunca Londra sokaklarından bolca manzara gördük. Eski filmlerdeki böyle şehir, sokak görüntüleri hoşuma gidiyor. :A

8.3/10


Shoplifters

Birbirleriyle kan bağı bulunmayan, küçük çocuklarına hırsızlık yaptıran, suça bulaşmış bir ailenin hikayesini anlatıyor film. Uzak Doğu filmlerine genelde farklı yapısından dolayı pek ısınamıyorum. Bu filme de başta Japonya'nın çok yabancı gelen bir yüzünü gösterdiği için pek ısınamamıştım ama ilerledikçe sevdim filmi.

Aile kavramı hem filmlerde hem de dizilerde çokça ele alınan bir konu fakat buradaki ailemizin biraz değişik bir aile olması filme farklı bir pencereden bakmamıza sebep olmuş. Güzel ve başarılı bir filmdi. En çok sonradan dahil olan küçük kızın sahnelerini sevdim. :)

7.7/10
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com

Back to the Future Part III (1990)

Serinin en zayıf filmi olsa da yine de türünün en iyi örneklerinden biri sayılabilir.

Yakın geçmiş ve gelecekten sonra bu filmde Vahşi Batı'ya gitme düşüncesi çok güzel. Yaşadıkları şehrin bir de kurulma yıllarını görüyoruz. Güzel bir western atmosferi yaratılmış gerçekten ve bu türün başarılılarına duyulan saygı da güzeldi. Clint Eastwood detayı başlı başına komediydi. :A Doktorun aşık olması bence gereksizdi ama olsundu. :A Mad Dog Tannen da şahane bir villian'dı. :A

Sonundaki "geleceğiniz henüz yaşanmadı gidin ve yaşayın" düşüncesi böyle efsane bir seri için çok iyi bir final...

8.5/10
 

The_Erinch

Favori Üye
Katılım
24 Kasım 2019
Mesajlar
11,766
Reaksiyon puanı
15,015
Puanı
700
Konum
Manisa
snyder-cut-justice-league-header.jpg

Yönetmenin yaşadığı trajik olay sonrası film, Joss Whedon tarafından büyük bir değişikliğe uğradı. Hayranlar ise Snyder'ın versiyonunu görmek istedikleri için #ReleaseTheSnyderCut adında bir hareket başlatmıştır.Bu hareket sonrası Filmin orjinal versiyonu HBO Maxda yayınlandı.

Ben yeni izledim. 4 saat doyamadım.
Bu türü sevenlerin; 2 yıl önceki kısa versiyonu izleyenlerin muhakkak izlemesi gerektiğine inanıyorum.

4 saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

10 üzerinden 9.

 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

mesmeso

Moderatör
Katılım
27 Kasım 2016
Mesajlar
12,186
Reaksiyon puanı
6,217
Puanı
710
Yaş
21
Konum
Trabzon

Filmin duygusunu bana çok geçti ya. Sonlara doğru Cory'nin kendi kızının intikamını da almasını bekledim. Hep o adamların kızının ölümüyle bağlantısının çıkacağını düşündüm ama o klişeye girmediler. İçimde ukte kaldı ama en azından filmin dengesi bozulmadı.

Başlangıçta biraz ağır gidiyor ama son yarım saat vitesi çok güzel yükseltiyorlar. Taylor Sheridan olay örgüsünü çok güzel oluşturmuş. Çekimler içinde güzel mekanlar seçilmiş. Filmin görüntüleri harikaydı.

Jeremy Renner bana karakterinin duygusunu acayip geçirdi. İçinde yaşadığı acıyı ben gözlerinde gördüm. Son sahnede Martin'le yaptığı konuşmada içinde bir parçanın huzura kavuştuğunu görmek mutlu etti. Elizabeth Olsen biraz geri planda kaldı ama karlar içinde bile güzelliği ortaya çıktı. Sade ve hoş bir oyunculuk izletti bize.

8/10
 
  • Beğendim
Reactions: bazinga

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com

Milk (2008)

Yıllardır bir türlü izlemeye elimin gitmediği filmlerden biriydi, nihayet izleyebildim.

Günümüzde eşcinsel aktivizmiyle ilgili filmler bıkkınlık verecek kadar çok sayıda olsalar da filmin yayınlandığı yıl bu ana akıma girmeyi başaran türün ender örneklerinden biri olması açısından önemli bir film. Tabii Harvey Milk gibi önemli bir şahsiyete ait bir hikayeden yola çıkılması da...

Sean Penn şahane oynamış, kariyerinin en iyi performanslarından.

Filmin tarzı da epey ilginçti, yer yer belgesele kayan bir tarzdı. İlk kısmı hiç sevemedim doğrusu ama ilerledikçe hikayeye bağlandım ve özellikle son kısımları çok çarpıcıydı.

Şimdi günümüzdeki ABD'yi düşününce o yıllardaki yaşananlar tuhaf geliyor ama işin daha ilginci aradan neredeyse 50 yıl geçmiş olmasına rağmen ülkemizde henüz o seviyeye dahi gelinememiş olması. Bizde hala ücretli platformda eşcinsel karakterin olduğu dizi bile yapılamıyor...

7/10
 

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com

The High Note (2020)

Müzik dünyasının iç yüzünden, prodüktör olmak isteyen ama bunu yanlış yollarla yapan bir ünlü asistanının hikayesi. Çok yüksek beklentim yoktu o bakımdan beklediğimi bulduğum bir film oldu diyebilirim. Hiçbir zaman yükselmedi, sonu hariç biraz fazla düzdü ama bu hali de fena değildi. Özellikle 40 yaş üstü kadın starların hiç 1 numaraya yükselememesi bilgisi ve onlara sektörün bakış açısını vurgulaması çarpıcıydı.

Dakota Johnson yine büyüledi, galiba en hayranı olduğum ünlüler listesinde en üst sıralarda şu sıralar. :A

Sondaki twist epey şaşırttı, çünkü hiç twist falan beklemiyordum bu filmden. :A

6/10
 

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com

The Assassination of Jesse James by Coward Robert Ford (2007)

Yıllardır hep aklımda olan ama bir türlü izleyemediğim filmlerdendi. BluTV'ye gelmişken bu kez kaçırmak istemedim...

Filmle ilgili çok olumlu şeyler duyduğumdan beklentim çok yüksekti. Nedense herkesin underrated dediği bir film ama ne yazık ki overrated çıktı. :(

Kötü bir suçlunun ona özenen daha iyi bir adam tarafından öldürülmesinin hikayesi. Filmdeki karakterleri sevmek zor. Böyle bir filmi sevmek için Casey Affleck'in karakterinin kolay sevilebilir olması lazım ama ne yazık ki değil. Hal böyleyken de filme bağlanmakta çok zorlandım, hatta filmden nefret ettim diyebilirim.

Fakat en sonlara doğru beğendiğim sahneler vardı. Genel olarak filmdeki görüntü yönetmenliği ve oyunculuklar da başarılıydı. Gerçek bir olaydan uyarlanması da bir artı.

Neticede benim için son anda vasatlığa yükselen bir film oldu. 2 buçuk saati geçecek kadar önemli bir konusu kesinlikle yok. Filme abartılı tutkunların nesini bu kadar sevdiğini hiç anlayamadım...

5/10
 

phoebebuffay

Favori Üye
Katılım
12 Şubat 2020
Mesajlar
2,069
Reaksiyon puanı
2,151
Puanı
269
İzlediğim son filmler beni sinemadan soğuttuğu için bir süredir bu konuya yorum yapamıyorum maalesef. :A
 

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Hayır, onlardan sonra 5 film izledim. Onlar soğuttu. Hiç sevemediğim için burada yorumlarını da yapmadım. Yorum yapma şevki bile bırakmadılar. :A
Maşallah. :A

Kısa da olsa onlarla ilgili bir şey de yazsan iyi olur. Beğenmeme yorumu da değerli çünkü, belki biz de uzak dururuz. :A
 
  • Güldürdün
Reactions: phoebebuffay

phoebebuffay

Favori Üye
Katılım
12 Şubat 2020
Mesajlar
2,069
Reaksiyon puanı
2,151
Puanı
269
Maşallah. :A

Kısa da olsa onlarla ilgili bir şey de yazsan iyi olur. Beğenmeme yorumu da değerli çünkü, belki biz de uzak dururuz. :A
Yarına yazarım kısmetse ama son izlediğim aynı zamanda en nefret ettiğim filmi senin top 250 listende üst sıralarda görmüştüm, haberin olsun. :A İçimi o kadar bunalttı, o kadar bunalttı ki saatlerdir hiçbir şey yapasım yok. Hayatımda izlediğim en trajedi dolu filmdi sanırım, yönetmenin daha önce izlediğim benzer tarzdaki filmini oldukça sevmiştim aslında ama bundan nefret ettim. Yanlış bir zamanda izlemiş olmamın da etkisi var tabii. :A
 
  • Üzücü
Reactions: bazinga

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Yarına yazarım kısmetse ama son izlediğim aynı zamanda en nefret ettiğim filmi senin top 250 listende üst sıralarda görmüştüm, haberin olsun. :A İçimi o kadar bunalttı, o kadar bunalttı ki saatlerdir hiçbir şey yapasım yok. Hayatımda izlediğim en trajedi dolu filmdi sanırım, yönetmenin daha önce izlediğim benzer tarzdaki filmini oldukça sevmiştim aslında ama bundan nefret ettim. Yanlış bir zamanda izlemiş olmamın da etkisi var tabii. :A
İki yönetmen tahminim var ama bakalım tutacak mı. :A
 
  • Güldürdün
Reactions: phoebebuffay

bazinga

Admin
Katılım
1 Şubat 2007
Mesajlar
87,389
Reaksiyon puanı
43,107
Puanı
1,060
Konum
İstanbul
Web Sitesi
izleryazar.com
Asghar Ferhadi gerçekçi dramalar çekiyor, herhangi bir filminden nefret etmem pek mümkün değil gibi. :A
-Doğru tahmin yapmışımdır umarım :A-
İlk tahminimi doğru tahmin ettin. :A Tahminimin yanlış tahmin olmasına sevindim. :A

The Past'i sevmeyen ve sıkıcı bulan ciddi bir kesim var çünkü. :A
 
  • Güldürdün
Reactions: phoebebuffay