Afet Ergü ŞAŞMAZ / Televizyon Gazetesi.com
"Emir'in Yolu" = K.E.K
Yazıma başlarken hemen başlıktaki K.E.K ne demek onu açıklayayım: K.E.K, yani "Kayıp Eşler Kulübü"
Aynen okuduğunuz gibi bu cümlenin baş harfleri.
Çünkü, AFK Emir'in yolu başlıkta dediğim gibi kayıp eşler kulübü olmuş. Kafanızı nereye çevirirseniz "ya birisinin karısı ya birisinin kocası" yok.
Emir'in karısı yok (eski nişanlısı tarafından menfur bir cinayete kurban gitti)...
Seher yengenin kocası yok ("vur ensesine al lokmayı" olan Mehmet, boynuzları apartman kapısına takılmasın diyerek, karısının süsünü-püsünü karşılamak üzere gurbet elde çalışmaya gitti)...
Rıza Efendinin karısı yok (köyüne geri dönen bahtsız bedevi Zehra anada, kızıyla birlikte aynı katilin kurbanı oldu)...
Sanem Hanımın kocası yok (kendisi alaylı bekarlardan, kocasının daha önce ölümüne sebep olmanın verdiği üzüntü ve yükle başka erkeklerin kollarında sığınmacı yaşayan mülteci gibi)....
Koray'ın karısı yok (sınıf farkına bir türlü adapte olamayan ve bunun hırsını öğretmen olmakla kapatmaya çalışarak kocasını terk-i diyar etti)...
Bir diziyi bir sezon daha uzatıp kaymağından azıcık daha yararlanmak adına bir senaryo ancak bu kadar değişir.
Bu hırs niyedir anlamadım...
Diziyi seyreden sadece "Çağatay Ulusoy'un" kız hayranları değil.
Seyircinin "Feriha'nın ayrılmasından" sonra yaşadığı şoku henüz atlatamamışken üzerine bu kadar şaşkınlık yüklemenin ne alemi var?
Dizide, ölenin-gidenin hepsine birer kılıf uydurulmuş ama hiç biride inandırıcı ve samimi değil.
"Yola başlarken birlikte olduğun kişiler, zaman içinde sizden ayrılırsa o çıkılan yolun anlamı kalmaz"...
Bu düşünceye sahip kitleyi, böyle mutasyona uğratılmış senaryoyla değiştirmek çok büyük bir hata. Yani her şeyde olduğu gibi "dizileri bile tadında bırakmasını" beceremiyoruz.
Yeni bölümlerle seyircinin önüne sürülen iki bayan karakterin hangisi "Feriha'nın tahtına" oturacak diye "istihare rüyasına" yatan izleyiciler zamanla ne olacağını görecek.
Emir'in hayatına dışarıdan müdahalelerle girecek olan çiçeği burnunda taze polis kızımız mı ?
Yoksa,
Köyden gelen ve o "bende bu Ferihan'nın yerine geçmezsem ne olayım" bakışlarıyla İstanbul şiveli süt kızımız mı?
Hangisi Feriha'yı unutturacak bilmiyorum ama böyle giderse, ki umarım dizi toparlanır, yoksa tümden unutulacak. Zira "Emir'in Yolu" yol değil, benden söylemesi.
. Zira "Emir'in Yolu" yol değil, benden söylemesi.
"Emir'in Yolu" = K.E.K
Yazıma başlarken hemen başlıktaki K.E.K ne demek onu açıklayayım: K.E.K, yani "Kayıp Eşler Kulübü"
Aynen okuduğunuz gibi bu cümlenin baş harfleri.
Çünkü, AFK Emir'in yolu başlıkta dediğim gibi kayıp eşler kulübü olmuş. Kafanızı nereye çevirirseniz "ya birisinin karısı ya birisinin kocası" yok.
Emir'in karısı yok (eski nişanlısı tarafından menfur bir cinayete kurban gitti)...
Seher yengenin kocası yok ("vur ensesine al lokmayı" olan Mehmet, boynuzları apartman kapısına takılmasın diyerek, karısının süsünü-püsünü karşılamak üzere gurbet elde çalışmaya gitti)...
Rıza Efendinin karısı yok (köyüne geri dönen bahtsız bedevi Zehra anada, kızıyla birlikte aynı katilin kurbanı oldu)...
Sanem Hanımın kocası yok (kendisi alaylı bekarlardan, kocasının daha önce ölümüne sebep olmanın verdiği üzüntü ve yükle başka erkeklerin kollarında sığınmacı yaşayan mülteci gibi)....
Koray'ın karısı yok (sınıf farkına bir türlü adapte olamayan ve bunun hırsını öğretmen olmakla kapatmaya çalışarak kocasını terk-i diyar etti)...
Bir diziyi bir sezon daha uzatıp kaymağından azıcık daha yararlanmak adına bir senaryo ancak bu kadar değişir.
Bu hırs niyedir anlamadım...
Diziyi seyreden sadece "Çağatay Ulusoy'un" kız hayranları değil.
Seyircinin "Feriha'nın ayrılmasından" sonra yaşadığı şoku henüz atlatamamışken üzerine bu kadar şaşkınlık yüklemenin ne alemi var?
Dizide, ölenin-gidenin hepsine birer kılıf uydurulmuş ama hiç biride inandırıcı ve samimi değil.
"Yola başlarken birlikte olduğun kişiler, zaman içinde sizden ayrılırsa o çıkılan yolun anlamı kalmaz"...
Bu düşünceye sahip kitleyi, böyle mutasyona uğratılmış senaryoyla değiştirmek çok büyük bir hata. Yani her şeyde olduğu gibi "dizileri bile tadında bırakmasını" beceremiyoruz.
Yeni bölümlerle seyircinin önüne sürülen iki bayan karakterin hangisi "Feriha'nın tahtına" oturacak diye "istihare rüyasına" yatan izleyiciler zamanla ne olacağını görecek.
Emir'in hayatına dışarıdan müdahalelerle girecek olan çiçeği burnunda taze polis kızımız mı ?
Yoksa,
Köyden gelen ve o "bende bu Ferihan'nın yerine geçmezsem ne olayım" bakışlarıyla İstanbul şiveli süt kızımız mı?
Hangisi Feriha'yı unutturacak bilmiyorum ama böyle giderse, ki umarım dizi toparlanır, yoksa tümden unutulacak. Zira "Emir'in Yolu" yol değil, benden söylemesi.
. Zira "Emir'in Yolu" yol değil, benden söylemesi.