Uzuuun süresine rağmen sıkıcı olmaktan uzak bir biyografi filmiydi. Kendini baştan sona sıkmadan izletti. Bunda üstün ve müthiş oyunculuk performanslarının etkisi büyük. Baş döndüren bir kurguya sahip, o ödülü net şekilde alacağını ya da alması gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar uzun bir süreye sahip olmasına rağmen ve belki de bir noktada sıkıcı bir hale gelecek bir senaryoya sahip olmasına rağmen beni hiç sıkmadı doğrusu. Elbette bir biyografi olduğu için filmin anlatacağı şeyler sınırlı olduğu için çok yukarılara çıkamıyor ama kendini izletiyor..
Müzik kısımları ve Elvis'in şovları keyifle izletti kendini.. Hikayeyi Tom Parker'ın gözünden izledik ve bir efsanenin nasıl efsane olduğunu, nasıl dibe vurduğunu ve tüm süreci çarpıcı bir şekilde gördük diyebiliriz... Tabi ki bunu görürken belki de ünlülerde genel olarak yaşanan bir durumu da acı şekilde görmüş olduk. Uyuşturucu ve buna benzer maddelerin bir çok büyük sanatçıya neler yaptığı ortada... Film bu düşüşü işlerken Austin Butler'ın da efsane oyunculuğuyla birlikte bu konuya parmak basmayı es geçmiyor. Genelde her zirvenin bir de çöküşü oluyor çünkü... Ama o çöküşten sonra Elvis'in ne denli bir ruh hastası olduğunu finalde de görüyoruz... O sanatında asla en iyisini vermekten vazgeçmiyor... Böyle manyak efsane bir sanatçının o yaşta hayata gözlerini yumması ise insanı üzüyor.... Priscilla'yı oynayan Olivia Dejonge'nin de güzelliğiyle ve performansıyla ilgi çektiğini söyleyebilirim... Kendisinin takipçisi olabilirim... Tom Hanks dedem de çok ilginç bir karakteri çılgınca oynamış. Filmdeki makyajın da etkisi büyük tüm karakterler üzerinde. Makyaj ödülünün de favorisi bence film...
Eli yüzü düzgün keyifli bir biyografiydi. Uzun süresine rağmen sıkmadı ve keyifle izletti. Baz Luhrmann'ın renkli çekim tekniğini de filmde görmek mümkündü baştan sona... Oscar'da ödül alıp almaması pek önemli değil ama bazı ödüllerde favori olduğu bir gerçek...
7.7/10