Biricik Ailem - 2.Bölüm (Yeni Bölüm)

batuhankaralar

Konu Sahibi
Favori Üye
Katılım
11 Ağustos 2012
Mesajlar
22,742
Reaksiyon puanı
17,508
Puanı
1,060
biricik-ailem-jpg.51734

Dizideki kişi, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür.

2. BÖLÜM

Belgin kapıyı açar. Karşısında Ferit'i görür.
Belgin: Ferit?
Ferit: Belgin?
Belgin: Ama sen? Senin burada ne işin var yıllar sonra?

Alttan Nurten ve Pelin yukarı çıkmakta, üstten de Yasemin inmektedir.
Yasemin: Ferit bey?
Ferit: Aa, Yasmin hanım?
Belgin: Pelin?
Pelin: Anne!
Belgin: Biri bana burada neler oluyor anlatabilir mi? Hem de hemen!
Pelin: Anneciğim gel biz içeri girelim orada sana herşeyi anlatacağım.
Nurten: Ay ben de geleyim.

Belgin, Nurten ve Pelin içeri girerler.
Ferit: Bu karının burada ne işi var be!
Yasemin: Belgin hanım benim alt komuşum Ferit bey, siz hayırdır böyle koliler falan?
Ferit: Biz şu daireye taşınıyoruz dünürüm, off ya meymenetsiz kadın yine karşıma çıktı!

Yusuf ve Aslı'yı merdivenden çıkarken görürüz.
Yasemin ve Ferit: Çocuklar!
Çocukların ikisi de paniklemiştir.
Yusuf: Merhaba baba.
Aslı: Merhaba anne.
Yusuf: Şey biz size söyleyecektik.
Aslı: Aaa bak koliler de burada kalmış, şu kolileri taşımaya yardım edelim hem de konuşuruz.

***
Belgin olayın şokunu halen üzerinden atamamıştır. Elinde yelpaze serinlemeye çalışıyordur.
Belgin: 10 yıl önce boşadım ben o kart zamparayı! Koca İstanbul'da kala kala bu apartman mı kaldı?
Pelin: Anlattım ya anneciğim, babam batınca biz de buraya taşınmak zorunda kaldık.
Nurten: Ay abla kayyum tutmuş burayı, hem ne güzel yine hep beraberiz oh oh.
Belgin: Kesin o mendeburun başının altından çıkmıştır burası.

Nilüfer Anne elinde tabaklar salona gelmiştir.
Nilüfer: Çocuklar bu kadar panik olmayın, Aslı annen kek yapmıştı alın sıcak sıcak yiyin.
Pelin: Anne yoksa bu üzümlü tarçınlı kek mi?
Belgin: Kokusundan nasıl da tanıdı ay yavrum benim. Neyse o azgın teke benim gözüme görünmesin yeter.
Pelin: Siz yiyin ben geliyorum şimdi.

Pelin dışarı çıkar. Bu sırada Yusuf da dışarıdadır.
Yusuf: Annem nasıl?
Pelin: Ay barut fıçısı gibi. Babam?
Yusuf: Aynen. Annem bu gazla giderse babamı parça pinçik eder.
Pelin: Ay abi, acil bir çözüm bulmamız lazım. Bunlar karşı karşıya gelirse birbirlerini yerler.
Yusuf: Bakacağız kardeşim. Hiç paramız yok, elimizdeki her şey gitti. Yani buradan başka da bir alternatifimiz yok gibi.

***
Akşam olmuştur. Bayramoğlu ailesi evlerine neredeyse yerleşmişlerdir.

Nurten: Abi, bu ev çok ufacık ama ne biliyim böyle çok şirin minnak bir şey ya.
Ferit: Minnoş mu o ne kız?
Yasemin: Biz de yavaş yavaş kalkalım Ferit bey, malum akşam oldu evde de hiç hazırlığım yok.
Ferit: Buyrun Yasmin hanım beraber olsun.
Yasemin: Teşekkürler Ferit bey. Hadi kızım biz kalkalım.
Aslı: Babacığım bir isteğiniz olursa biz üst kattayız söyleyeyim yine de.
Ferit: Ne isteyeceğim kızım canın sağolsun yeter, hadi görüşürüz. Mıstığa da selam söyleyin.

Yasemin ve Aslı çıkarlar. Bu sırada Kazım gelmiştir.
Kazım: Ağam yemek hazır mı ya kurt gibi acıktım.
Ferit: Hazır hazır analı kızlı, tas kebabı, cacık bir de künefe var yer misin?
Kazım: Ohh valla ağam süper olur.
Ferit: Git zıkkımın kökünü ye lan hayvan oğlu hayvan. Tuvalete git elini yıka gel banyoda işimiz var klozeti tamir edeceğiz.
Kazım: Tamam ağam.
***
Pelin: Anne biz de gidelim artık babam bizi merak etmesin.
Belgin: O kart zamparanın evinde doğru düzgün yiyecek bir şey yoktur, burada yiyin öyle gidin. Hem mantı ve yaprak sarması var siz seversiniz.
Yusuf: Kızım seni bilmem de ben kurt gibi açım, hem de Belgin sultanın yaprak sarması var ben kaçırmam bu ziyafeti.
Belgin: (Yanaklarını sıkarak) Oy annesinin gülü gülü! Dur ben hemen sofrayı hazırlayayım.

Bu sırada kapı çalar.
Belgin: Ben bakarım!
Belgin kapıyı açar. Karşısında kardeşi Ziya'yı görür.
Ziya: Ablacığım, canım ablam benim!
Ziya Belgin'e sarılır.
***
Kazım: Allah Allah ben anahtarı kapıda mı bıraktım yav?
Kazım da kapıya çıkar.
Kazım: Hırhız Belgin yengenin boğazını mı sıkıyor? (Eline yangın söndürücüyü alarak) Allah Allah Allah Allah..
Ziya'nın kafasına yangın söndürücü ile vurur.
Ziya: (Kendi kendine) Ich bin Dreizig Jahre alt! (ve bayılır.)
Kazım: Yenge iyi misin sana bir şey yaptı mı bu hırhız?
Belgin: Ne yapıyorsun sen be, o benim kardeşim.

***
Belgin'in evindeyiz. Herkes koltukta baygın oturan Ziya'nın etrafına toplanmıştır.
Ferit: Hayvan oğlu hayvan sen yangın tüpünü nereden buldun?
Kazım: Valla ağam kapının yanında duruyordu, o ara panik haliyle aldım sanırsam.
Belgin: Evladım al ağanı da gidin siz, tamam yok bir şey uyanır birazdan.
Ferit: Haydi biz gidelim Kazım, ben istenmediğim yerde durmam zaten.
Belgin: (Mırıldanarak) İstenmediğin yerde olduğunu bilmen güzel şey.
Ferit: Ne dedin sen?

(Karşı karşıya gelip birbirlerine kaşlarını çatan Belgin ve Ferit'i görürüz.)
Ferit: Dua et kadınsın yoksa..
Belgin: Yoksa ne olur? Seni otel odasında genç bir kadın ile bastığımı unuttun herhalde kart zampara.
Ferit: Bana bak..
Nurten: Ayy yeter, ikiniz de sakin olun. Adamceğiz baygın baygın yatıyor zaten bir de sizin dırdırınızı çekemeyiz.
Yusuf: Halam haklı valla. Baba hadi Pelin ve halamla eve git ben burada kalayım ne olur ne olmaz.
Ferit: Oğlum bak bir şey olursa haber verin tamam mı?
Pelin: Hadi baba hadi baba. (Ferit'i çekiştirerek evden çıkarlar.)
Ziya: Ahh..
Nilüfer: Kızım kardeşin uyandı galiba.
Belgin: Ziya, burada mısın kardeşim?
Ziya: Ablacım, ah başım çok ağrıyor.
Belgin: Ablan kurban olsun sana kıyamam ben, mendebur suratlı herifin başından çıktı hep bunlar.
Ziya: Kim abla?
Belgin: Ferit olacak o kart zampara.
Ziya: (Birden yerinden kalkarak) Aa, Ziya abi burada mı?
Belgin: (Sinirli bir şekilde) Abi deme ona!
Ziya: Amaan şeytan görsün onun yüzünü. Zaten Alamanyalarda bir başıma kaldım oralarda.
Yusuf: Sahi amca sen niye geldin böyle habersiz?
Ziya: Ahh Yusuf sorma başıma neler neler geldi gurbet ellerde. Esas sen söyle bakalım ne arıyorsunuz siz burada?
Yusuf: Uzun hikaye o amca, sen iyi misin ne yaptın anlat bakalım?
Belgin: Ayy yemekler de öyle kaldı, hadi hepiniz sofraya geçin ben de yemekleri ısıtayım bari aç acına kalmayın.

***
Ertesi gün. 3.İstanbul Köprüsü'nden manzaralar görürüz.
Nurten: Ayy dolaba bak tam takır kuru bakır. Bir madlen çikolata ezmesi bile yok.
Ferit: Alış kızım bunlara alış, Adana'da anam bize sanki salçalı ekmekten başka bir şey veriyordu. Bakkaldan ekmek yumurta neyin alayım da geleyim birkaç gün böyle idare edeceğiz.

Kapı çalar.
Aslı: Günaydın Ferit babacığım.
Ferit: Sana da günaydın kızım.
Aslı: Şey, annem yeni taşındılar evde pek bir şey yoktur diye sizi kahvaltıya çağırdı.
Nurten: Valla bana uyar.
Pelin: Ne, kahvaltı mı? Ben hemen hazırlanıyorum!
Ferit: Tamam kızım biz hazırlanalım biraz sonra size geliriz.
Aslı: Tamam baba.

Ferit yeniden oturur ve gazetesini okumaya devam eder. Bu sırada kapı yeniden çalar.
Ferit: Aslı kızım bir şey demeyi unuttu herhal.
Kapı açılır. Ferit karşısında polisleri görür.
Polis: Ferit Bayramoğlu.
Ferit: Buyurun benim memur bey.
Polis: Muhasebeciniz Eren Bulut'u yakaladık. Bizimle emniyete gelmeniz gerekiyor.
Ferit'in şaşıran yüz ifadesini görürüz.
Ferit: Tamam memur bey ben hemen geliyorum.
Nurten: Abi ne olmuş ne olmuş?
Ferit: İş ile ilgili, siz yukarı çıkın kahvaltıya ben de gelirim.

***
Ferit emniyette ifade vermiştir.
Ferit: Böyleyken böyle komiser bey. Bu şerefsiz beni dolandırdıktan sonra sırra kadem basmış.
Komiser: Girit'e kaçarken yakaladık zaten.
Ferit: Paralarım nerede peki?
Komiser: Valla paralarınız için şuanda bir şey söylemem zor. İlk ifadesini aldığımızda Kıbrıs'ta kumarhanelerde kaybettiğini söyledi bize.
Ferit: Ne diyorsunuz siz memur bey? Orada milyon dolar para vardı bu adam nasıl yer o kadar parayı.
Komiser: Ferit bey durumu araştırıyoruz, yalan söylüyor da olabilir. Ben sizi burada yüzleştireyim artık itiraf ederse paranızı kurtarabiliriz. Oğlum getirin zanlıyı.
Memurlar Eren'i getirmiştir.
Kazım: Ulan kanı bozuk tahta kurusu ben şimdi seni..
Ferit: Dur oğlum bağırma lan milletin içinde!
Komiser: Bu adam mıydı?
Eren: Evet komiserim. Ferit bey ben çok üzgünüm.
Ferit: Neye üzgünsün lan sen, paralarımı yemedin mi ha cevap versene bana köpek?
Eren: Üzgünüm çünkü paranızı ben çalmadım!
Ferit: Ne, ne diyorsun sen?

Ferit'in şaşkın haliyle kare donar.
2. BÖLÜM SONU
 
Ay daha ilk bölümü okuyamadim ikisini toptan okurum bir gün :A
 
Yine güzel bir bölüm olmuş ama bazı karakterlerin neyin nesi olduğunu tam anlayamadım. Kısa bir açıklama iyi olur doğrusu. Eline sağlık. :X @batuhankaralar
 
Bu bölüm de çok güzel olmuş. Hatta ilk bölümden daha iyi gibi :D

Geçen bölüm de dedim, favorim kesinlikle Kazım :F Sahneleri çok komik daha fazla yer ver bence :A

Belgin ve Ferit sahneleri de güzel, daha çok atışsınlar :A

Ellerine sağlık @batuhankaralar
 
2.bölüm çok iyi bir bölüm olmuş diyaloglarda çok iyidi..Pelin ile Yusuf un konuşmaları iyiydi:) Yusuf'un parça pinçik sözü çok iyidi:) kazımın belginin kardeşini hırsız sanıp kafasına vurması komikti:) belginin Ferit'e kart zampara deyişi komikti:) bölüm sonuda iyi yerde bitti.emeğine sağlık iyi bir bölümdü @batuhankaralar:)
 
Bu bölüm de çok güzel olmuş. Hatta ilk bölümden daha iyi gibi :D

Geçen bölüm de dedim, favorim kesinlikle Kazım :F Sahneleri çok komik daha fazla yer ver bence :A

Belgin ve Ferit sahneleri de güzel, daha çok atışsınlar :A

Ellerine sağlık @batuhankaralar
Daha uzun yazmaya çalışıyorum ama sıkmaması önemli, yorumun için teşekkürler :A

2.bölüm çok iyi bir bölüm olmuş diyaloglarda çok iyidi..Pelin ile Yusuf un konuşmaları iyiydi:) Yusuf'un parça pinçik sözü çok iyidi:) kazımın belginin kardeşini hırsız sanıp kafasına vurması komikti:) belginin Ferit'e kart zampara deyişi komikti:) bölüm sonuda iyi yerde bitti.emeğine sağlık iyi bir bölümdü @batuhankaralar:)
Yorum için teşekkürler :)