Babam İçin Dizisinin Setine Konuk Oldu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan cevaa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

cevaa

Konu Sahibi
Süper Emekli
Katılım
26 Şubat 2011
Mesajlar
22,014
Reaksiyon puanı
4,408
Puanı
910
Yaş
32
Konum
İstanbul
Hafta Sonu dergisi, Fox TV'nin dizisi 'Babam İçin'in çekildiği eve konuk oldu, dizinin başrol oyuncuları Hasan Kaçan ve Nurcan Eren'le bir araya geldi. 'Kamera önündeki insanların hayıflanma hakları olduğunu düşünmüyorum' diyen Kaçan, sette geçirilen zamanın, rolün etkisine fazlasıyla girmelerine neden olduğunu söylüyor ve ekliyor: 'Kendimizi ana-baba zannetmeye başladık'
'Babam İçin' dizisi herkesi çok etkiledi. Sizce neden?
Nurcan Eren: İnsanların son zamanlarda izlemediği kadar hayattan bir aileyi canlandırıyor olmamız olabilir. Dizinin draması, günlük hayatın koşturması arasından çıkıyor ve bu da seyirciyi ilk bölümlerde yakaladı. Ayrıca işin eğlence kısmını öne çıkarmayı da başardığımıza inanıyorum. Tabii bunda başarılı oyuncularla çalışmanın payı büyük.
Hasan Kaçan: Çok sahici ve sıcak bir dizi. Sevimli ve candan karakterlerden örülü bir cast'ımız var. Ayrıca ilk defa bir dramada insanların karşısına çıkıyor olmam seyirciye farklı gelmiş olabilir. Şimdiye kadar 'Eşref Saati' ve 'Ekmek Teknesi' gibi dizilerde insanları güldür-
müştüm. Ama bu kez komediyi hayatın içinden çıkarıyorum. Evin babası Orhan'ın yaşadığı dram ve hüzünle birlikte coşku ve komediyi de seyirciye veriyoruz.
Diziyi izlerken gözüme takılan bir şeyi sormak istiyorum. Türk televizyonları bu diziyle Halil Ergün'den sonra yeni bir baba kazandı diyebilir miyiz?
H.K: Şimdiye kadar baba rollerinin altından kalkmış birçok oyuncu var. Halil Ergün'den önce Allah şifa versin Münir Özkul var. O hepimizin gönlünde yatan baba figürüdür. Keşke onun gibi insanların gönlünde taht kurabilsek. Erdal Özyağcılar var, Savaş Dinçel vardı.
Orhan Bey'in kanser olması karakterinin değişmesine neden oluyor. Acılar insanın dünyasında bu kadar büyük değişimler yaratır mı sizce? Sizin hayatınızda böyle değişiklik yaratan bir olay oldu mu?
H.K: İnsanları acıların olgunlaştırdığını biliyoruz. Benim hayatımda ani değişiklik olmasa da, sevdiklerimi kaybettikçe farklı bir Hasan Kaçan olduğumu gözlemledim.
N.E: Annemin vefatından sonra yaşadım ben bunu. İstanbul Büyükşehir Tiyatro Orkestrası'nın konseri vardı ve konsere solist olarak çıkıyordum. Ailem perişandı. O zaman bir arkadaşımın babası, konsere çıkmazsam bir daha işime devam edemeyeceğimi söyledi. Bildiğiniz gibi esas işim müzik... Ben de o gece konsere çıktım. Gerçekten de 'Şov devam etmeli' sözünü haklı çıkaran bir deneyim yaşadım.
Toplum olarak aile dizilerine büyük ilgi duyuyoruz. Bu ilginin altında yatan sebep sizce nedir?
N.E: Türk ailesi güçlü bir yapıya sahip ve geleneklerini sahipleniyor. Ekranda da kendisinden bir şeyler görmek istiyor. Çocukluğum Şile ve Sarıyer'de geçti. Çevremde aile dizilerinde rastladığımız tipleri görebiliyordum. Şu andaki dizide de o ailelerin yaşadıklarına yakın şeyler anlatıyoruz.
H.K: Aslında ekranlarda çok fazla aile dizisi görmediğini fark edebilirsin. Yeni dizilerde anneyi ve babayı olumsuz yönleriyle görüyoruz. İnsanların istediği aile sıcaklığı, dizilerin pek çoğunda yok. İnsanlar aile dizilerine ilgi duyuyor ama bu bir eksiklikten değil, aileye önem verdikleri için oluyor. Belki de yaşam şekli sonucu aile fertleri ayrılmak zorunda kalıyor olabilir ve bu da bir özlem yaratıyordur.
Nurcan Hanım'la daha önce çalıştınız mı? Sıcak aile havasını vermek için bir çalışmanız oldu mu?
H.K: Nurcan'ı hiç tanımıyordum. Tanıdıktan sonra
40 yıldır birlikte oynuyormuş gibi değil de, sanki 40 yıldır karı-kocaymış gibi hissetmeye başladım. Sadece birbirimizle değil, çocuklarımızı oynayan oyuncularla da aynı uyumu yakaladık. Kimi zaman iş bittikten sonra çay, kahve içmeye gittiğimizde de Nurcan'la o aile figürünü korumak zorundaymış gibi hissettiğimiz oluyor. Birbirimize 'Kız nereye gitti?' diye soruyoruz.
Rolünüzün etkisinde kalıyorsunuz yani...
H.K: Valla rolümüzün etkisiyle kendimizi ana-baba zannetmeye başladık.
Nurcan Hanım dizide oynadığınız Nimet karakterini ortaya çıkartırken kimlerden ve nelerden faydalandınız?
N.E: Küçüklüğümü geçirdiğim Sarıyer ve Şile'de gördüğüm komşu teyzelerden... Yani Nimet aslında 2-3 kadının bir araya gelmesiyle oluştu. Biri komşumuz, biri teyzem, belki yine o sokaktan bir kadın... Mesela, bayılma sahnesini canlandırırken teyzemi aklıma getirdim. Ben ufakken karşımda bayılmıştı. İnsan bu tarz anıları unutmuyor.

babamicindizisi.jpg