- Katılım
- 15 Şubat 2011
- Mesajlar
- 55,431
- Reaksiyon puanı
- 2,356
- Puanı
- 810
2.bölüm:
Emir: Feriha.
-
Ev kazası, Can kaykay yaparken havuza düşmüş.
Feriha: Ay çok fena ya! Ee nasıl iyi mi şimdi?
Emir: İyi, 3 gündür burdayız. Ya ilk gün nasıl geçti hiç hatırlamıyorum, yarın çkıcaz. Ciddi birşey olmadığı tamamen kesinleşti.
Feriha: Annenler mahvolmuştur.
Emir: Annemler mahvolmuştur. Ya tabi, sesi kötü geliyordu.
Feriha: ..
Emir: Annemle Can'ın babası burda değiller. Yani Can annemin ikinci evliliğinden. Amerika'da onlar. Uzuun bir iş seyahati.
Feriha: Benim arkadaşımın babası da Amerika'da, dönemedi hala.
Emir: Oluyor yani diyorsun böyle.
Feriha: Ee olur öyle. Eminim annen de burada olmayı çok istemiştir. Çok üzülüyordur o da.
Emir: ..
Gözüne ne oldu?
Feriha: (gözününaltınıgöstererek) Bu mu?
Emir: Hıhı.
Feriha: Basit bir ev kazası o da. Ben biraz sakarımdır da.
Gülüşürler.
Emir: Cuma akşamı yetişebildin mi bari eve?
Feriha: Yetiştim.
Emir: O yağmurda fırlayıp gittiğine değdi yani.
Can'ın da düştüğünü senden sonra öğrendim. Araba bozuldu, ee İstanbul, yağmur yağıyor, ee birde cuma trafiğinde taksi bulmak artık gerisini hayal gücüne bırakıyorum.
Feriha: (kısıksesle) O yüzden arabayı bıraktın.
Emir: Efendim?
Feriha: Ee arabayı n'aptın?
Emir: O tamirciye bıraktım. Telaştan telefonunu da alamadım. Artık şu hastane defteri kapansın da gidip alacağım. Hem zaten sizin eve çok yakın bir yerde. Mutlaka bulurum.
Feriha: Hımm. Ee yalnız mısınız siz kardeşinle kimse yok mu?
Emir: Koray vardı. 3 gündür o da tamamen elini ayağını çekti hayattan. Ya Koray iyidir öyle uzaktan külliyen geyik gibi durduğuna bakma harbi dosttur, yani senin gibi.
Feriha: Benim gibi mi?
Emir: Hıhı, yani sende bu saate kadar arkadaşın için burdasın. Üstelik kurallarını da esnetmişsin. Bu saate kadar burda durduğuna göre.
Feriha: ..
Emir: Arkadaşlar iyidir.
Feriha: En azından kendin seçebiliyorsun değil mi?
Emir: Aklımı okudun.
Feriha: Eminim annen elinden geleni yapıyordur. Ama anne işte, her zaman elinden geleni yapar. Kimi zaman eksik kalır, kimi zaman fazla gelir.
Emir: Sen aile tarafından şanslı olanlardansın Feriha.
Feriha hırkasına daha sıkı sarınır.
Emir: Üşüdün mü? (paltosunuçıkarır.)
Feriha: Ay yok, gerek yok. Teşekkür ederim.
Emir: Olur mu öyle şey?
Al bakalım.
Feriha: Sağol.
Emir paltoyu Feriha'nın sırtına örter.
Elleri birbirine değer.
Emir Feriha'nın önüne düşmüş olan saçını tutar, kulağının arkasına iter.
Birbirlerine yakınlaşırlar.
Feriha son anda kendini toparlar ve hafifce gülümser tabi bunu gören Emir de gülümser.
-
Feriha: Niye öyle dedin ki, ailem yüzünden şaslı olduğumu yani?
Emir: Belli oluyor çünkü.Yani onlara bu kadar bağlı olduğuna göre seni kazanmışlar demek.
Öyle değil mi?
Feriha: Bilmem, hiç öyle düşünmedim. Kazanmak kaybetmek, ailem işte. Orda dururlar, yanımdalar. HEP!
Emir: HEP?
Fazla yanındalar yani?
Emir: Feriha.
-
Ev kazası, Can kaykay yaparken havuza düşmüş.
Feriha: Ay çok fena ya! Ee nasıl iyi mi şimdi?
Emir: İyi, 3 gündür burdayız. Ya ilk gün nasıl geçti hiç hatırlamıyorum, yarın çkıcaz. Ciddi birşey olmadığı tamamen kesinleşti.
Feriha: Annenler mahvolmuştur.
Emir: Annemler mahvolmuştur. Ya tabi, sesi kötü geliyordu.
Feriha: ..
Emir: Annemle Can'ın babası burda değiller. Yani Can annemin ikinci evliliğinden. Amerika'da onlar. Uzuun bir iş seyahati.
Feriha: Benim arkadaşımın babası da Amerika'da, dönemedi hala.
Emir: Oluyor yani diyorsun böyle.
Feriha: Ee olur öyle. Eminim annen de burada olmayı çok istemiştir. Çok üzülüyordur o da.
Emir: ..
Gözüne ne oldu?
Feriha: (gözününaltınıgöstererek) Bu mu?
Emir: Hıhı.
Feriha: Basit bir ev kazası o da. Ben biraz sakarımdır da.
Gülüşürler.
Emir: Cuma akşamı yetişebildin mi bari eve?
Feriha: Yetiştim.
Emir: O yağmurda fırlayıp gittiğine değdi yani.
Can'ın da düştüğünü senden sonra öğrendim. Araba bozuldu, ee İstanbul, yağmur yağıyor, ee birde cuma trafiğinde taksi bulmak artık gerisini hayal gücüne bırakıyorum.
Feriha: (kısıksesle) O yüzden arabayı bıraktın.
Emir: Efendim?
Feriha: Ee arabayı n'aptın?
Emir: O tamirciye bıraktım. Telaştan telefonunu da alamadım. Artık şu hastane defteri kapansın da gidip alacağım. Hem zaten sizin eve çok yakın bir yerde. Mutlaka bulurum.
Feriha: Hımm. Ee yalnız mısınız siz kardeşinle kimse yok mu?
Emir: Koray vardı. 3 gündür o da tamamen elini ayağını çekti hayattan. Ya Koray iyidir öyle uzaktan külliyen geyik gibi durduğuna bakma harbi dosttur, yani senin gibi.
Feriha: Benim gibi mi?
Emir: Hıhı, yani sende bu saate kadar arkadaşın için burdasın. Üstelik kurallarını da esnetmişsin. Bu saate kadar burda durduğuna göre.
Feriha: ..
Emir: Arkadaşlar iyidir.
Feriha: En azından kendin seçebiliyorsun değil mi?
Emir: Aklımı okudun.
Feriha: Eminim annen elinden geleni yapıyordur. Ama anne işte, her zaman elinden geleni yapar. Kimi zaman eksik kalır, kimi zaman fazla gelir.
Emir: Sen aile tarafından şanslı olanlardansın Feriha.
Feriha hırkasına daha sıkı sarınır.
Emir: Üşüdün mü? (paltosunuçıkarır.)
Feriha: Ay yok, gerek yok. Teşekkür ederim.
Emir: Olur mu öyle şey?
Al bakalım.
Feriha: Sağol.
Emir paltoyu Feriha'nın sırtına örter.
Elleri birbirine değer.
Emir Feriha'nın önüne düşmüş olan saçını tutar, kulağının arkasına iter.
Birbirlerine yakınlaşırlar.
Feriha son anda kendini toparlar ve hafifce gülümser tabi bunu gören Emir de gülümser.
-
Feriha: Niye öyle dedin ki, ailem yüzünden şaslı olduğumu yani?
Emir: Belli oluyor çünkü.Yani onlara bu kadar bağlı olduğuna göre seni kazanmışlar demek.
Öyle değil mi?
Feriha: Bilmem, hiç öyle düşünmedim. Kazanmak kaybetmek, ailem işte. Orda dururlar, yanımdalar. HEP!
Emir: HEP?
Fazla yanındalar yani?